Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Anasayfa Özel İçerikler Abdurrahman Yıldırım Sertleşen jeopolitikle bozulan piyasa senaryosu
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        ABD-İran hattında yeniden tırmanan gerilim, küresel piyasaların birkaç hafta önce yazdığı senaryoyu bozdu. Ateşkes umuduyla gerileyen enerji fiyatları yeniden yükselişe geçti. Güvenli liman arayışı arttı ancak bu kez klasik piyasa refleksleri tam anlamıyla çalışmadı. Çünkü yatırımcıların karşısında yalnızca jeopolitik risk değil, aynı zamanda yüksek faiz ve güçlü dolar gerçeği de var.

        Piyasalar yeni haftaya, savaşın ekonomik faturası ile yapay zekâ çağının büyüme hikâyesi arasında sıkışmış halde giriyor.

        Enerji yeniden enflasyonun kapısını çalıyor

        Haftanın en dikkat çekici fiyatlaması enerji cephesinde yaşandı.

        • Avrupa doğal gaz fiyatları geçen hafta yüzde 18 yükseldi. İran'da çatışmaların yeniden başlamasından bu yana artış yüzde 32'ye ulaştı.

        #resim#1382414#

        • Brent petrol de geçen hafta yüzde 14 prim yaptı. İkinci çatışma döneminin başlangıcına göre yükseliş ise yüzde 23'e çıktı.
        • Bu tablo yalnızca enerji şirketlerini ilgilendirmiyor. Petrol ve doğal gazdaki her artış, küresel enflasyon beklentilerini yeniden yukarı çekiyor. Merkez bankalarının faiz indirimlerini geciktirebilecek en önemli gelişmelerden biri tam olarak bu.
        • Enerji fiyatlarının yeniden yükselmesi, enflasyonla mücadelede kazanıldığı düşünülen mesafenin bir bölümünü geri alma riski taşıyor.

        Emtialar yeniden canlandı

        Enerji fiyatlarına bazı tarım ürünlerindeki yükseliş de eklenince emtia piyasasında geniş tabanlı bir hareket oluştu. CRB Endeksi geçen hafta yüzde 4,3 yükseldi.

        Bu artış, küresel enflasyon açısından önemli bir uyarı niteliğinde. Çünkü CRB Endeksi yalnızca petrolü değil, sanayi metalleri, tarım ürünleri ve diğer emtiaları da kapsıyor.

        Bir başka ifadeyle piyasa yalnızca enerji şoku değil, maliyet baskısının yeniden yayılabileceğini fiyatlamaya başladı.

        Teknolojide kâr realizasyonu sertleşiyor

        Yapay zekâ teması uzun süredir küresel borsaların lokomotifiydi. Ancak son haftalarda yatırımcıların iştahı belirgin biçimde azaldı.

        En sert satışlardan biri Güney Kore'de yaşanıyor. Kospi Endeksi geçen hafta yüzde 8,7 geriledi. Son bir aylık kayıp yüzde 27'ye ulaştı.

        Oysa aynı endeks, 19 Haziran'daki zirvesine kadar geçen altı ayda yüzde 141 yükselmişti. Büyük yükselişlerin ardından gelen sert düzeltmelerin tipik örneklerinden biri olarak tarihe geçmeye aday görünüyor.

        Benzer tablo Elon Musk'ın uzay şirketi SpaceX’te de yaşanıyor. Hisse senedi geçen hafta yüzde 14,6 düşerek halka arz fiyatının yüzde 8 altına indi. Bir ay önce görülen zirveye göre değer kaybı ise yüzde 45'e ulaştı.

        Bu gelişmeler, yatırımcıların artık yalnızca "gelecek hikâyesi" satın almak yerine kârlılığı ve nakit üretimini daha fazla sorguladığını gösteriyor.

        Fed hâlâ oyunun merkezinde

        Jeopolitik riskler yükselse de küresel piyasaların yönünü belirleyen en önemli unsur değişmedi.

        • Fed'in faizleri uzun süre yüksek tutacağı beklentisi korunuyor.
        • Petrol fiyatlarının yeniden yükselmesi de bu beklentiyi güçlendiriyor.
        • Faizlerin yüksek kalacağı düşüncesi doların güçlü seyrini desteklerken, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarını da sınırlıyor.

        Dolayısıyla piyasa bir taraftan savaş riskini, diğer taraftan yüksek faiz gerçeğini aynı anda fiyatlamak zorunda kalıyor.

        Altın neden beklenen tepkiyi vermiyor?

        Normal şartlarda böylesine yüksek jeopolitik riskler altını güçlü biçimde yukarı taşımalıydı.

        Ancak bu kez tablo farklı.

        Güçlü dolar ve yüksek reel faizler altının yükselişini sınırlıyor.

        Geçen hafta yüzde 2 değer kaybeden ons altın yeniden 4 bin dolar sınırına kadar çekildi.

        Kısa vadede bu seviyenin biraz altına ve biraz üstüne sarkan dalgalı bir seyir sürpriz olmayacaktır.

        Altının bundan sonraki yönü ise büyük ölçüde ABD-İran hattındaki gelişmelere bağlı olacak. Gerilim kalıcı hale gelirse güvenli liman talebi yeniden güçlenebilir. Tersine diplomatik çözüm ihtimali öne çıkarsa enerji fiyatlarının gevşemesiyle altının üzerindeki yüksek faiz baskısı azalabilir.

        Piyasaların yeni denklemi

        Bu hafta ortaya çıkan tablo aslında yeni dönemin özetini veriyor.

        • Petrol ve doğalgazla birlikte enerji yükseliyor.
        • Enflasyon beklentileri yeniden canlanıyor.
        • Merkez bankaları temkinli kalıyor.
        • Dolar güçlü seyrediyor.
        • Teknoloji hisseleri soluklanıyor.
        • Altın ise jeopolitik risk ile yüksek faiz ve güçlü dolar arasında sıkışıyor.

        Yani artık piyasalar tek bir hikâyeyi değil, aynı anda birden fazla gerçeği fiyatlıyor.

        Bugünün küresel piyasalarında en zor yatırım kararı tam burada başlıyor.

        Belki de bugün piyasaların en büyük sınavı tam da bu: Jeopolitiğin gürültüsü içinde hangi riskin geçici, hangisinin kalıcı olduğunu doğru okuyabilmek.

        Yol ayrımındaki piyasalar

        Küresel piyasalar yeniden bir yol ayrımında.

        Bir tarafta ABD-İran geriliminin tırmanması halinde enerji fiyatlarını, enflasyonu ve faizleri daha da yukarı taşıyabilecek bir senaryo var. Böyle bir tabloda güçlü doların korunması, büyüme beklentilerinin zayıflaması ve riskli varlıklardaki satışların derinleşmesi şaşırtıcı olmayacaktır.

        Diğer tarafta ise tansiyonun düşmesiyle birlikte enerji fiyatlarının yeniden gerilemesi, enflasyon baskısının hafiflemesi ve merkez bankalarının faiz indirimleri için yeniden alan kazanması ihtimali bulunuyor. Bu senaryo özellikle teknoloji hisseleri ve gelişmekte olan piyasalar açısından yeni bir soluk anlamına gelebilir.

        Önümüzdeki günlerde yatırımcıların yönünü belirleyecek olan yalnızca ekonomik veriler değil, diplomasi masasından gelecek haberler de olacak. Çünkü bugün piyasalarda fiyatlanan yalnızca şirket bilançoları ya da faiz beklentileri değil; aynı zamanda jeopolitiğin geleceği.

        Son söz:"Finansal piyasalar sürekli belirsizlik içindedir; para kazanmak ise apaçık olanı iskonto edip beklenmeyene yatırım yapmaktır." George Soros