ABD Merkez Bankası (Fed), temmuz toplantısında politika faizini beklendiği gibi sabit bıraktı. Ancak toplantının asıl hikâyesi faiz kararı değil, Başkan Kevin Warsh'ın Fed'in çalışma biçimine ilişkin verdiği mesajlardı.
Kararın kendisi sürpriz değildi. Asıl sürpriz, Fed'in artık piyasaya eskisi kadar yol göstermeyeceğini ilan etmesiydi.
Toplantı sonrası yapılan açıklama ise sadece 10 satırdan ibaretti.
Üstelik bu karar oybirliğiyle de alınmadı. Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari ve Dallas Fed Başkanı Lorie Logan, politika faizinin 25 baz puan artırılmasından yana oy kullandı. Böylece beş yılı aşkın süredir hedefin üzerinde kalan enflasyon nedeniyle daha sıkı para politikası isteyen kanadın ağırlığı ilk kez bu kadar görünür hale geldi.
Bu tablo bile tek başına piyasalara önemli bir mesaj veriyordu: Faiz artırımı ihtimali masadan kalkmış değil.
Fed'in yeni dili
Toplantının ardından konuşan Kevin Warsh ise yalnızca bugünkü kararı değil, Fed'in bundan sonraki iletişim anlayışını da tarif etti.
Uzun yıllardır piyasalar, Fed'in yayımladığı nokta grafiklerden, üyelerin projeksiyonlarından ve sözlü yönlendirmelerden geleceğe ilişkin ipuçları çıkarmaya çalışıyordu.
Warsh ise bu dönemin sona erdiğini ilan etti.
Fed'in görevi artık piyasalara gelecekte ne yapacağını söylemek değil, ekonomik verileri izleyerek gerektiğinde harekete geçmek olacaktı.
"Bu komiteden sürekli tahminler ve yorumlar alma isteğini anlıyorum. Ancak biz piyasanın gelişmelere verdiği tepkiyi doğrudan ve filtrelenmemiş şekilde görmek istiyoruz" derken aslında yeni dönemin çerçevesini çiziyordu.
En dikkat çekici cümlesi ise şuydu: "Piyasa katılımcıları hakemi değil, topu oynamayı öğreniyor."
Bu cümle, yalnızca bir benzetme değil, Fed'in yeni yaklaşımının özeti niteliğindeydi.
Tavizsiz enflasyon mesajı
Warsh'ın konuşmasının merkezinde ise yine enflasyon vardı.
Fed'in yüzde 2'lik hedefinin tartışmaya açık olmadığını defalarca vurguladı.
"Yumuşak ya da belirsiz bir enflasyon hedefimiz yok."
"Yüzde 2 hedefine ulaşacağız."
"Komite fiyat istikrarını sağlayacaktır."
"Bu Fed taviz vermeyecek."
Başkan, enflasyonun beş yılı aşkın süredir hedefin üzerinde seyrettiğini, bunun birkaç aylık olumlu veriyle çözülemeyeceğini de açıkça söyledi.
"Birkaç ayda buraya gelmedik. Birkaç ayda da çözemeyiz. Elimizde sihirli değnek yok."
“Komitenin gerektiğinde ve uygun olduğunda harekete geçmekten çekinmeyeceğimizi vurgulamak istiyorum.”
Warsh'ın vermek istediği mesaj açıktı.
Fed'in güvenilirliği ancak fiyat istikrarını yeniden sağlayabilmesiyle korunabilirdi.
Sözler şahin, karar beklemede
Ancak piyasanın dikkat ettiği nokta başka oldu.
Warsh konuşmasının neredeyse tamamında enflasyonla mücadeleyi öne çıkardı. Buna rağmen politika faizinde değişikliğe gitmedi.
İşte yatırımcıların "söz var, eylem yok" değerlendirmesi de tam bu noktada başladı.
Çünkü piyasalar açısından şahin söylem ile şahin politika aynı şey değildir.
Üstelik Warsh'ın beş ayrı başlıkta yaklaşık 15 kişilik görev grupları oluşturduğunu ve bazı yapısal çalışmaların Jackson Hole toplantısında daha ayrıntılı açıklanacağını söylemesi de uygulamanın zamana yayılacağı beklentisini güçlendirdi.
Yapılmayanlar fiyatlandı
Kararın ardından ilk tepki olumsuzdu.
ABD borsaları ortalama yüzde 1,5 geriledi.
Fed faizine en duyarlı iki yıllık tahvil faizleri düşerken, uzun vadeli tahvil faizleri yükseldi. Otuz yıllık tahvil faizi yüzde 5,227 ile 2007 sonrasının en yüksek seviyesine çıkarken, on yıllık tahvil faizi de yüzde 4,70'e ulaştı.
Altın ise gün içinde 4.000 doların altını test ettikten sonra yönünü yukarı çevirdi ve günü yaklaşık yüzde 1,4 primle tamamladı.
Piyasalar, Warsh'ın söylediklerinden çok yapmadıklarını fiyatladı.
Yeni oyunun kuralları
Aslında Kevin Warsh'ın başlatmak istediği değişim küçük değil.
Önceki Fed yönetimleri piyasalara mümkün olduğunca yol göstermeye çalışıyordu. Warsh ise tam tersini savunuyor.
Artık Fed daha az, ekonomi daha fazla konuşacak.
Piyasalar da merkez bankasının niyetini değil, gerçekleşen verileri fiyatlayacak.
Bu yaklaşım teorik olarak para politikasının etkinliğini artırabilir. Ancak geçiş döneminde belirsizliği ve oynaklığı da yükseltebilir.
Çünkü piyasa uzun yıllardır hakemin düdüğüne göre pozisyon almaya alışmış durumda.
Warsh ise düdüğü çalacağını söylüyor ama oyunun nasıl gelişeceğini sahadaki oyuncuların belirlemesini istiyor.
Önümüzdeki aylarda asıl sınav faiz kararlarından çok bu yeni iletişim modelinin piyasalar tarafından ne ölçüde benimseneceği olacak.
Belki de bu toplantının en önemli sonucu faiz kararından ziyade Fed ile piyasalar arasındaki ilişkinin yeniden tanımlanmaya başlanmasıdır.
Ve unutulmamalı ki, piyasalar merkez bankalarının söylediklerini dinler ama sonunda yaptıklarını fiyatlar.
Son söz: "Bilmek yetmez, uygulamak gerekir. İstemek yetmez, yapmak gerekir." Goethe