Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
HABERTURK.COM

Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Recep Öztürk, Habertürk TV'de Fatih Altaylı'nın sorularını yanıtladı. Mutasyona uğrayan virüsle ilgili konuşan Prof. Öztürk, "bu virüsün yüzde 70'e kadar daha fazla bulaştırıcı olduğu tespiti yapıldı. Sonra epidemelojik olarak hastalık yaptığı bölgelere baktığınızda, bulaştırıcılık katsayısını da 0.4 kat arttırdığı görüldü. Şu anda önemli bir hipotez, biraz daha veriye ihtiyaç var. Şu andaki verilere göre daha ölümcül bir hastalık yaptığına dair bir görüş yok. Ayrıca çok önemli, aşılara karşı cevabı azalttığına dair, etkisiz kıldığına dair de bir görüş yok. Zaten bugüne kadar da hiçbir mutasyonun hiçbirisinde böyle bir etki yok. Buna tabii insanlık olarak çok seviniyoruz" ifadelerini kullandı.

Mutasyonun görüldüğü İngiltere'den Türkiye'ye gelen ve gelecek yolcularla ilgili olarak konuşan Prof. Recep Öztürk, şunları aktardı:

"KARANTİNADA 7. GÜNÜNDE PCR TESTLERİ YAPILACAK"

Dün akşam sadece uçak seferleri yasaklanmadı, Sağlık Müdürlüklerine, valiliklerine giden genelgede, İngiltere'den 13 Aralık'tan gelen vatandaşların karantinaya alınması ve bunlara PCR yapılarak, bu mutasyonları araştırmak üzere halk sağlığı labaratuvarları sekant çalışmaları yapıyor. İngiltere bu konuda ciddi bir konsorsiyum kurmuş durumda. Hakikaten şu anda dünyada en ileride, en fazla mutasyon çalışması yapıyor. Diğer ülkelerde bu kadar ayrıntılı çalışma yok. Çok ileri ve bilimsel çalışma. Zaten yeni mutasyonu da bu çalışmalar esnasında saptandı. Ülkemizde de mutasyon çalışmaları var. İngiltere'den 13 Aralık'tan sonra gelen karantinada kalacak ve 7. günde PCR testi yapılanlarda bu mutasyonlar araştırılacak. Riskli gruplardan haliyle seyahat, immün yetmezliği olan daha uzun süre PCR pozitif olan gruplar belirlenip bunlar açısından tarama yapılacak. Önümüzdeki birkaç hafta sürecinde mutasyonlar bildirilecek. Şu anda yeni bir tespit yok. Geriye yönelik olarak, şu anda karantinaya alınan İngiltere'den gelmiş yolcularda böyle bir araştırma başlatılacak. Risk gruplarına göre Türkiye'nin çeşitli bölgelerinden toplanıp çalışılacak.

"BULAŞTIRICILIK KATSAYISI 0.4 KAT ARTTIĞI GÖRÜLDÜ"

Bu virüsün s bölgesinde şu ana kadar 4 bini aşkın mutasyon var. Bu mutasyonların çoğusu hiçbir fonksiyonel değişiklik yapmamış. Zaten biliyoruz bütün canlılarda özellikle DNA virüslerinde yoğun bir mutasyon olur. Daha önceki aylarda hatırlarsak, arada bir D-614 G ilkin çıktığında bulaştırıcılığı artıyor, daha çok hastalık yapıyor şeklinde görüşler belirtilmişti. Biz orta derecede bulaştırmaya neden olduğunu söylüyoruz. Şu anda Eylül'ün sonunda Ekim itibarıyle, Kasım'da daha da yoğunlaşan ve şu an itibariyle 2 bin 57 kökende tespit edilen bu mutasyon hakikaten dikkatleri çekti. Özellikle vakaların yoğun olduğu, hızla arttığı bölgelerde olması daha bir dikkat çekti. Yapılan labaratuvar çalışmalarında lenti virüsler üzerinde oluyor bu çalışmalar. Buradaki tespitler, bu virüsün yüzde 70'e kadar daha fazla bulaştırıcı olduğu tespiti yapıldı. Sonra epidemelojik olarak hastalık yaptığı bölgelere baktığınızda, bulaştırıcılık katsayısını da 0.4 kat arttırdığı görüldü. Şu anda önemli bir hipotez, biraz daha veriye ihtiyaç var. Şu andaki verilere göre daha ölümcül bir hastalık yaptığına dair bir görüş yok. Ayrıca çok önemli, aşılara karşı cevabı azalttığına dair, etkisiz kıldığına dair de bir görüş yok. Zaten bugüne kadar da hiçbir mutasyonun hiçbirisinde böyle bir etki yok. Buna tabii insanlık olarak çok seviniyoruz.

"GEREKEN ÖNLEMLER ALINMAZSA YÜZDE 70 ARTIŞ YAŞANIR"

Ama şimdi yüzde 70 bulaşıcılığın artmasına bakarsak gerçekten bugünkü haliyle önlemleri arttırmazsak, bir şekilde devam ederse hastanelerde yatan hasta sayısı yüzde 70 oranında artacak doğal olarak yoğun bakıma gidişler de aynı şekilde kendi oranlarına artacak. Bu açıdan çok önemi var. Vaka sayısının şu anda günde 700 binleri aştığını hatırlayalım. Olayın başlangıcından 1 milyona 3 ay içinde ulaştık. Şimdi ise 1,5 günde 1 milyon vaka oluyor. Bu kadar yüksek vaka, yorulan sağlık personeli, sağlık sistemi, diğer hastalıklarla ilgilenemeyiş, böyle bir yüzde 40, yüzde 70'lik bir bulaşıcılığı çok etkili kılıyor.

"2 KİŞİYE BULAŞACAK İKEN ŞİMDİ 3 KİŞİYE BULAŞACAK"

Yüzde 70 labaratuvar modelinden geliyor, bunun gerçek hayata yansıması 04 arttırıyor. Bu hastalık ilk zamanki hesaplara göre 3,5-3 kişiye bulaşıyordu. Şimdi 0.4 daha artması demek, bu sayının üzerine doğal olarak 2.9, 3'e kadar çıkmış oluyor. Bulaştıracağı kişi artıyor. Bu çok önemli bir durum. 2 kişiye bulaşacakken doğal olarak 3 kişiye bulaşacak. Virüsün s çıkıntılarını, dikenlerini bir anahtara benzetirsek, vücudumuzdaki hücrelerinin kilidi. Anahtar ne kadar çok kilide uyum sağlarsa kapı o kadar kolay açılır. Vürüs kapıyla uğraşıyor şu anda. Şu anda mutasyonlara baktığımızda çoğalma hızının artması, yine bunun sonucu olarak daha kolay bağlanma ve doğal olarak hücre içine daha çok geçme. Haliyle bu hastaların sayısını arttıracak. Yoksa ölüm oranlarını arttıracak diye bir fikir yok. Bugüne kadar olan mutasyonlarda böyle bir etki görülmedi.

"AŞILARIN ÇOK GENİŞ YELPAZEDE TUTULMA KAPASİTELERİ VAR"

Hücre şimdi daha kolay tutuluyor, daha çok insanı hastalanıyor. Bir insanla 10 dakika uğraşacağına 8 dakika uğraşırsa daha çok hasta eder. Bu tabii ki benzetme, halkımız tarafından daha çok anlaşılsın diye. Şu anda bu mutasyonları küçük nokta olarak düşünelim. Aşılarımız ise çok geniş yelpazede tutulma kapasiteleri var. Bunun değişen kısmı çok az. Doğal olarak aşılarımızın ürettiği antikorlar tutulmaya devam edeceklerdir. Henüz grip virüsünde büyük değişiklikler burada yok. Ancak daha küçük değişiklikler. Şu ana kadar aşıyı etkisiz kılan bir mutasyon şu ana kadar olmadı. Bu 4 bin mutasyon içinde böyle bir değişiklik oluşmamız durumda. Bu son mutasyon daha büyük kümelenmeleri içeren, bir set gibi, birikmiş bir mutasyon.

"KISA VADEDE AŞILARI ETKİSİZ KILACAK BİR DEĞİŞİKLİK YOK"

influenza kadar koronavirüslerde büyük mutasyonlar yok. Virüsler sonuçta yaşamak istiyor. Siz kendilerine karşı geliştirdiğiniz ilaç veya aşıların etkisinden kaçmak isteyecekler. Burada aşılar veya ilaçlar bunu tetikleyecek değil ama o koşullarda oluşan mutasyonlar aşının oluşturduğu antikorlardan kaçabilen, aşının, ilacın verildiği kişilerde doğal olarak seçilip kalacak, etkilenmeyecekler. Sonuçta onlardan etkilenen kökenler ortadan kalkacak, ortam sadece bunlara direnenlere kalacak. Aşı veya ilaç bunları seçip ortada bırakacak. Doğal olarak bu aşıların birini veya birkaçını etkisiz kılabilir. influenzada olduğu gibi artık bu virüsü bütün yönleriyle tanıyoruz. Gripte birden fazla AB tiplerini içeren, dünyanın farklı bölgelerinde hızla değişen tipleri kokteyl yapmak zorundasızın. Böyle bir tehlike şu anda yok. Birkaç ay insanlığın mücadelesi aksatabilir ama çok kısa sürede yeni aşı adayları hızla yapılması mümkün. Şu anda gözüken yakın vadede büyük bir değişim olmazsa bugünkü mutasyon kinetiği içerisinde aşıları etkisiz kılacak bir değişiklik şahsen kısa vadede mutasyon sarskovid için beklemiyorum. Önümüzdeki birkaç ay bizim için çok değerli olacak. Yoksa orta vadede haliyle gelişebilir, o konuda bir şey söylemek mümkün değil.

"EN İYİ AŞI EN KISA ZAMANDA ÜLKEYE GETİRİLEN AŞIDIR"

Benim görüşüm bir ülke için en önemli yön halkının çok büyük kesimini en kısa sürede aşılayabileceği, kendisinin temin edebileceği veya dış kaynaklardan temin edebileceği aşıdır. Vatandaşın en az yüzde 50-60'ını en kısa sürede hangi aşıyla aşılarım, önce buna bakarım. DSÖ'nün belirlediği çerçevede etki olacak. En kısa sürede milletimizin en büyük çoğunluğunu aşılayabileceğimiz aşıdır, bu hangisi olursa olsun. Şu anda devletimizin bağlantı kurup 50 milyon dozu elde edebildiği, en yüksek dozu, en kısa sürede alabildiği aşıdır. Değişik ülkelerin aşı siparişlerini okuyoruz. Önümüzdeki 3-4 ay içinde temin edilecek miktar nedir? Benim cevabım 3-4 ay içerisinde en yüksek miktarı nereden alabiliriz? Bizim için en etkili aşı budur.

"BU EŞİĞİ 50 MİLYON DOZLA GEÇERSEK BÜYÜK KAZANIMDIR"

Bir senelik projeksiyona bakıp şu ülke şu kadar aşı alıyor demek uygun değil. Türkiye'de 1-1,5 yıllık programını açıklarsa. Türkiye'nin önem verdiği ilk 3 ay. Mart ayına kadar önemli olan burasıdır. Burayı 50 milyon dozla geçersek çok büyük kazanım elde edeceğiz. Doğal olarak devam edecek. Bu çok ciddi destek sağlayacak.

"ŞU ANA KADAR 2 BİNDEN FAZLA MUTANT KÖKEN SAPTANDI"

Bugüne kadar İngiltere'yi de izlerser. Şu anda 2 binden fazla mutant kökeni saptandı. Şu anda gelen verilerin hepsi, birisi deneysel labaratuvar verisi, diğeri gözlem verisi. Bugüne kadar hiçbir mutant köken daha ciddi, ağır, ölümcül bir hastalığın nedeni olarak tespit edilmedi.

"İNGİLTERE'DEN GELEN YOLCULARDA ARAŞTIRMA BAŞLATILACAK"

Dün akşam sadece uçak seferleri yasaklanmadı, Sağlık Müdürlüklerine, valiliklerine giden genelgede, İngiltere'den 13 Aralık'tan gelen vatandaşların karantinaya alınması ve bunlara PCR yapılarak, bu mutasyonları araştırmak üzere halk sağlığı labaratuvarları sekant çalışmaları yapıyor. İngiltere bu konuda ciddi bir konsorsiyum kurmuş durumda. Hakikaten şu anda dünyada en ileride, en fazla mutasyon çalışması yapıyor. Diğer ülkelerde bu kadar ayrıntılı çalışma yok. Çok ileri ve bilimsel çalışma. Zaten yeni mutasyonu da bu çalışmalar esnasında saptandı. Ülkemizde de mutasyon çalışmaları var. İngiltere'den 13 Aralık'tan sonra gelen karantinada kalacak ve 7. günde PCR testi yapılanlarda bu mutasyonlar araştırılacak. Riskli gruplardan haliyle seyahat, immün yetmezliği olan daha uzun süre PCR pozitif olan gruplar belirlenip bunlar açısından tarama yapılacak. Önümüzdeki birkaç hafta sürecinde mutasyonlar bildirilecek. Şu anda yeni bir tespit yok. Geriye yönelik olarak, şu anda karantinaya alınan İngiltere'den gelmiş yolcularda böyle bir araştırma başlatılacak. Risk gruplarına göre Türkiye'nin çeşitli bölgelerinden toplanıp çalışılacak.

"VİRÜSLERİN MUTASYONUNU KOMPLOLAR YÖNLENDİREMEZ"

Önce virüsler çoğalırken, bir insanda hastalık yaparen milyarlarca sayıda vücudumuzda virüs oluşuyor. Tüm mikroorngazimlar spontan olarak, zaten mutasyona uğruyorlar. Oluşan hataları tamir edemiyor. Mutasyon bundan dolayı meydana geliyor. Bu konu şu anda dünyada gündeminde, bilimsel olarak tartışılıyor. Her olayı bir komplo teorisyle açıklamaya çalışanlara kısa bir cevap vermek mümkün değil. Virüslerin mutasyonlarını komplolar yönlendirmez. İşin başında böyle bir iddia ortaya kondu, büyük bir şeyle yayınlandı, iki üç günde geri çekildi. Komplocu girişimler her yerde olmuştur. HIV virüsü için de böyle söylenmişti. 1959'lara kadar bu virüsün olduğu ortaya koydu.

"İNSAN GÜCÜ, ALTYAPI VE TEŞKİLATIMIZ ÇOK GÜÇLÜ"

Biz OECD ülkeleri içerisinde aşılanma oranları yüksek oranda olan, çok ciddi altyapısı olan şu anda planlanan aşı 1,5 milyon günde aşı yapabilecek kapasitesi olan bir ülkeyiz. Lojistik, insan gücü, tecrübe ve teşkilat açısından böyle bir planımız var. Şu anda sağlık merkezlerinde hatta evlerden gelemeyecekler için evlerde yapılacaklar. Şu anda Bilim Kurulu'nda tartışılan daha sonra Sağlık Bakanlığı'nın ilgili birimlerince ileri çalışmalar yapılıyor. Zaten Türkiye'nin çok ciddi insan gücü ve altyapısı var. Aşı gelir gelmez 2,5-3 ay içerisinde yapacaktır. Sağlık Bakanımız 6 ay içinde 50 milyona ulaşan bir aşıdan bahsediyor.

"AŞI KARŞITLARINI İYİ BİR DİLLE İKNA ETMELİYİZ"

Aşı karşıtlığı konusunda, aşı karşıtlarının da günde 1,5 günde 1 milyon vakanın olduğu, ölümlerin yüksek sayılara ulaştığı günlerde vicdan muhasebesi yapacaklarını düşünüyorum. Yaptıkları karşıtların bedeli çocuk ölümleri ve sakatlıklar ölüyor. Kızamıktan dünyada ölümler çok azalmıştı, şimdi 200 bine yakın ölümler oluyor. Bunların müsebbiplerinden bir tanesi aşı karşıtlarıdır. Dünyanın masum insanları ve masum çocuklarını korumamız lazım. Temeli olmayan, abartılmış, hiçbir şekilde kanıtı olmayan sözlerle insanları meşgul etmemiz lazım. Ben bir vicdan muhasebesi yapacaklarını düşünüyorum. Onlara karşı iyi bir dille, ikna edici bir dille bu sorunu aşmak zorundayız. Daha ayrıntılı çalışmalar önümüzdek günlerde belli olur.