Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

SERDAR ALİ ÇELİKLER: RANTIE'NIN ÖNEMİ

Henüz ligin 3. haftası oynanırken takımın teknik adamı “Lige tutulma maçımız” diyorsa teknik adam ve oyuncuların ve dahi yönetimin yeterlilikleri elbette sorgulanır. Çünkü bu tür maçlar genelde 25. haftadan sonra olur. Dolayısıyla henüz 3. haftada bu zihniyetle çıkılan maçta oyundan ziyade skor mühimdir. Fenerbahçe skoru bulabilmek için oyunu ele geçirmek durumunda olan bir ekip. Maçın yorumcusu Reha Kapsal’ın da bizi teyit eder nitelikteki yorumunu aynen aktarıyorum: “Fenerbahçe’nin driplingçi oyuncusu yok. (Alper de yok) Atletik top taşıyabilecek isim yok. Dolayısıyla Fenerbahçe’nin sete iyi yerleşip hızlı bir şekilde top taşıması lazım...” Kapsal’ın bu doğru tespitine ilk yarının ortalarına kadar Gençler izin vermedi. Ha keza Dirar ile hücum aksiyonları hep biraz eksik kalır.

Özat’ın Mersin’den getirdiği Halil’in acemice vuruşu sonrası skor gelince takım rahatladı. Soldado ve Skrtel’le 2 de pozisyon buldular. “Gençler’in planları 0-0 ve 1-0 öne geçmek üzerine, bu takım 1-0 geri düştüğünde nasıl gol atabilir” diye düşünürken penaltı geldi. Bence tartışmalı bir karar olan penaltı (bence değildi) ile skor eşitlendi. Fener krize girdi ve kilitlendi. Devre biterken Rantie’nin açıkça, aptalca hareketi ile Gençler’in düzeni bozuldu. Kocaman, 2. yarıya doğru bir hamle ile başladı ve eldeki tek alternatif olan Aatif’ı sıfıra sıfır Dirar’ın yerine attı. Sağlı sollu ataklar sonucu Aziz-Ali Yıldırım-Aykut Kocaman üçlüsünün ‘Günah Keçisi’ ilan edilen Ozan’ın golü ile öne geçildi.

Eleştirilerimizi bundan sonrası için yapabiliriz belki, diyebiliriz ki “2-1 öne geçmişken ve rakip 10 kişi iken skor artırmayı neden düşünmediniz?” Ama bu maç özelinde yapmayacağım. Stresi hesaba katacağım. Milli maç arasına 3 puan alarak girmek biraz nefes payı verecektir. Soldado’yu beğendim. Giuliano’nun da iç sahada etkili olabileceğini düşünüyorum. F.Bahçe genel sezon yükselişini bu maça borçlu olacaksa Rantie’nin bu konuda katkısı büyük olacak.

VALBUENA

2 golü de o başlattı. Takımın liderliğini de almış.

SKRTEL

Çok ama çok formsuz.

FAİK ÇETİNER: ZOR DOSTUM ZOR

Oyunun ilk 20 dakikasındaki görüntüye baktığımızda sahada ne futbol ne de pozisyon gördük. Gençlerbirliği’nin de Fenerbahçe’nin de iyi futbol arzusu yoktu. Tribünlerde de seyirci olmayınca tatsız tuzsuz bir maç izlemeye koyulduk. Aykut Kocaman’ın papatya falı devam ediyordu.

Kameni yok, kalede Volkan Demirel; İsmail yok, Hasan Ali vardı. İki yeni transfer (Soldado ve Giuliano) sahadaydı. Formsuz Ozan Tufan’dan da vazgeçilmemişti. Valbuena yakın markaj yemesine rağmen en azından her ikili mücadelede takımına faul kazandırıyordu. İki bek Isla ve Hasan Ali kanatları kullanamıyor, Dirar da etkisiz futbolunu sürdürüyordu. Yenilerden Soldado ve Giuliano ise ısınma turundaydılar.

''PENALTIYLA UZAKTAN YAKINDAN ALAKASI YOK''

Fenerbahçe nasıl golü bulacak derken, sahneye Halil İbrahim Pehlivan çıktı. Kale sahası içine gelen topu şık bir kafa vuruşuyla kendi kalesinin çatalına taktı. Fenerbahçe’ye piyango çıkmıştı adeta. Gençlerbirliği zaten defansta da hücumda da yoktu. Fenerbahçe artık maçı kontrolü altına alır ve rahat bir galibiyet yakalar diye tahmin yürütüyorduk. Ancak Skrtel’in bir hava topunda rakibine müdahalesine hakem penaltı çalınca işler değişti. Hakem yorumcuları bu pozisyona ne der bilmem ama bana göre penaltıyla uzaktan yakından alakası yoktu. Penaltıyla eşitlik gelince ev sahibi biraz cesaretlenir gibi oldu. Ama onların hızını da bu defa Rantie kesti.

Giuliano bir Alex değil! Fenerbahçe’nin Zenit’ten renklerine bağladığı Giuliano, klasik bir 10 numara değil... Dün daha çok Soldado’ya yakın oynayan Brezilyalı futbolcu, orta alanda oyun kurmak yerine 3. bölgede buluştuğu toplarla etkili olmaya çalıştı. Sarı-Lacivertliler’in unutulmaz 10 numarası Alex de Souza’dan çok daha farklı özellikleri bulunan Sambacı, dün adeta bir gizli forvet gibi oynadı. F.Bahçe formasıyla ilk kez sahaya 11’de çıkan 27 yaşındaki oyuncunun, uyum sorunu yaşadığı ve zamana ihtiyacı olduğu gözlendi... Giuliano, ceza alanı ve çevresinde topla buluştuğunda Kanarya için önemli bir silah olabileceğini bölüm bölüm gösterdi.

Lehine faul verilmişken Hasan Ali’nin suratına tokadı yapıştırınca kendini saha dışında buldu. İkinci yarıda 10 kişilik ev sahibi çaresiz kalmış, sadece savunma yapmaya çalışıyordu. Fenerbahçe’den beklenen gol Ozan Tufan’dan geldi. Son haftaların en çok eleştirilen oyuncusu bu golle sadece moral buldu. Maçın geriye kalan dakikalarında Fenerbahçe yeni goller aradı. Gençlerbirliği de ‘Maç bitsin de gidelim’ havasına girdi. Sonuçta Fenerbahçe’nin kötü gidişatına bu deplasman galibiyeti sadece ilaç olur. Bu hafta önce G.Saray’ı, sonra Beşiktaş ve Başakşehir’i izledim. Bu takımlarla dünkü Fenerbahçe’nin futbol görüntüsü arasında büyük farklar var.

Maçı kurtarsın diye oyuna Aatif’ı süren ve Gençlerbirliği önce 10, sonra 9 kişi kalmasa, maçı kazanması tartışılan Fenerbahçe’nin şampiyonluk hedefi hiç kolay gözükmüyor. Yani zor dostum zor.

JOSEF DE SOUZA

West Bromwich, Josef’e 11 milyon Euro teklif etmiş diyorlar. Teklif ciddiyse Fenerbahçe yönetiminin on saniye bile düşünmemesi lazım.

S.O.S VERİYOR

Kjaer’den sonra defans S.O.S. vermeye başladı. Formsuz Neustadter’e Skrtel de eklendi. Bu defansla bu yarış bitmez. Fenerbahçe’nin şampiyonluk hedefi hiç kolay gözükmüyor.

BÜLENT YAVUZ: PENALTI AĞIR, KIRMIZILAR DOĞRUYDU

Gençlerbirliği - Fenerbahçe maçında tartışılacak birçok hakem kararı var. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, genç hakemler bizim geleceğimizdir. Ben her zaman yeni isimlerin önünün açılmasından yanayım. Hakem Ümit Öztürk, önce F.Bahçe aleyhine bir penaltı verdi. Ben bu pozisyon için hakemin kararını tartışmalı ve ağır buluyorum.

Çünkü Skrtel, Ahmet İlhan’ın topu almasını veya topla oynamasını engellemiyor, avantajını da bozmuyor. Oyuncu topla oynadıktan sonra Skrtel’in bir teması var. Bu temas faulü gerektirir mi? FIFA basit fauller için ve pozisyon icabı temaslar için hakeme düdük çalmaması yönünde geniş yetkiler veriyor. Bu pencereden baktığımızda penaltı biraz ağır kaçtı. Kırmızı kartlara gelince... Rantie’nin Hasan Ali Kaldırım’a tokat attı. Hakem kırmızıyı göstermekte yüzde yüz haklıydı. Murat Duruer’in ikinci sarıdan atılması da doğruydu.