Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar aradı dün.

Bütün nezaketiyle.

“Yazınızı bugün okuyabildim” diyerek başladı.

“Asla öyle bir lafım olmadı. Galatasaray’la ilgili olarak kesinlikle böyle bir şey söylemedim. Galatasaray’daki mektup soruşturma konusu olunca ‘Hemen kupalarını geri alırız’ diye bir cümle kurmadım” dedi. İşin aslını anlattı:

“Bizim 10 yıl geriye kadar giden yetkilerimiz var. Yani son 10 yıl içinde şikeyle, hileyle, hurdayla alınmış bir kupa, elde edilmiş bir şampiyonluk varsa, bu belgelenip kanıtlanırsa bununla ilgili işlem yapma hakkımız var. Benim dediğim budur. Bir soru üzerine de ister Fenerbahçe, ister Galatasaray, ister Beşiktaş olsun fark etmez dedim. Ama bu haberi yapan gazete konuyu Galatasaray’la ilişkilendirilecek şekilde ağzımdan çıkmayan o cümleyi başlık yaparak kullanmış. Siz de haklı olarak o yazıyı yazmışsınız. Ama benim öyle bir cümlem yok.”

“Peki başkan o mühim değil de, bu işin içinden nasıl çıkacaksınız. Bir yol belirlediniz mi?” diye sordum.

Oldukça sıkıntılı olduğunu belli eden bir tonla yanıtladı:

“Fatih Bey, üç tip fikir üreten var. Birincisi olayı bilmeden ‘Asalım, keselim, en ağır cezayı verelim’ diyenler. İkincisi, ‘Ne var canım, hep olmuş. Boşverin’ diyenler. Bir de sizin gibi bu işi Türk futboluna en az zararı nasıl vererek halledebiliriz diye düşünenler. Gerçekten sporun içinden gelenler genelde sizin gibi düşünüyor. Biz de bunu düşünüyoruz. Türk futbolu en az hasarla bu işi nasıl atlatır onun hesabını yapıyoruz. Tabii kurallar çerçevesinde.”

Belli ki, Federasyon da henüz kafasında net bir karar oluşturabilmiş değil.

Yine de böyle bir dönemde, Mehmet Ali Aydınlar gibi bir Federasyon Başkanı’nın olması büyük şans.

Cihan Oskay: Savcıdan çağrı bekliyorum

Türkiye’de şike iddialarını ortaya atan ilk isim Cihan Oskay’ın neden şike soruşturması dahilinde dinlenmediğini sordum dün.

Cihan Oskay’dan bir mektup geldi. Şöyle diyor:

“Ben şike operasyonundan 1 gün sonra yetkili Savcı Sayın Mehmet Berk’e resmi yoldan bir dilekçe yolladım ve kendisine operasyon çerçevesinde çok faydalı bilgiler verebileceğimi ilettim. Ancak hiçbir cevap alamadım. Futbolcuların eşleri bile ifadeye çağrılırken, bana bu kadar kayıtsız kalınmasına da şaşırdım. Şu anda tutuklu bulunan birçok kişiyle ilgili gerçek ve şüpheye yer bırakmayan belge ve deliller bende. Niçin bunlardan yararlanmıyorlar anlamıyorum.”

Geçekten de Cihan Oskay’ın ifadeye çağrılmaması ilginç.

Kimbilir belki de daha sıra gelmemiştir.

Not: Cihan Oskay halen Muğla Cezaevi’nde mahkûm olarak yatıyor.

1881 -
1938