Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
AA

Ülkede 10 Kasım'da yapılan milletvekili seçimine katılım yüzde 29,9 düzeyinde gerçekleşti. Seçimde 130 sandalyeli Meclise girebilmek için 80'i siyasi partilerden toplam 1674 aday yarıştı.

Seçim sonucunda 4 siyasi partiden sadece 12 aday Meclise girmeyi başarırken, diğer 118 sandalyeyi bağımsızlar kazandı.

Ürdün'de 2016'da yapılan seçimlerde ise 11 parti 34 milletvekiliyle Mecliste temsil hakkı kazanmıştı.

Son seçimde siyasi partilerdeki güç kaybı dikkati çekerken, uzmanlar bu durumu partilerin etkisizliği, programlarının zayıflığı ve tecrübesizliğin yanı sıra siyasi isteksizliğe bağlıyor.

- "Partilere karşı bir mücadele var"

Ürdün'de İslami İttifak'a bağlı partilerden 2007'de kurulan Hayat Partisi Genel Sekreteri Abdulfettah el-Geylani, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "açıklamalarla gerçek arasında fark olduğunu" belirtti.

Ürdün Kralı 2. Abdullah'ın sıklıkla partilerin etkili bir rol alması üzerinde durduğunu söyleyen Geylani, yürütme organının ise bunun tam aksi yönde çalıştığını ifade etti.

Gerçekte görünenin tersi bir durum olduğunu kaydeden Geylani, "Partilere yönelik destek yok, aksine onlara karşı bir mücadele var." dedi.

Partilerin seçim listelerini oluşturduğunu, halkın seçimler için organize edilmesine partilerin vesile olduğuna dikkati çeken Geylani, karşı bir gücün ise kendi konumunu koruma amacıyla kimsenin seçimlere girmemesi için çalıştığını dile getirdi.

Partilerin tam anlamıyla faaliyet göstermesi için mücadele edilmesi gerektiğini vurgulayan Geylani, "Seçimlere katılan 47 partinin asıl amacı haklı olarak mali kaynaklarını sürdürmek. Bunun yolu ise seçimlere katılmaktan geçiyor." diye konuştu.

Geylani, parti faaliyetlerini yürütürken sıkıntılar yaşadıklarını aktararak, "Güvenlik baskısı bitmiyor. Benim seçimlerden çekilmemi istediler, suçum ise İslami İttifak'ın parçası olmamdı." ifadelerini kullandı.

- "Ürdün'de parti siyasetinin varlığından söz edemeyiz"

Ürdünlü siyasi analist Amir es-Sebayile, seçimlere siyasi partilerin katılımındaki sorunlara ilişkin değerlendirmede bulundu.

Sebayile, "Partilere katılımın az olması, siyasi faaliyet yürütmenin suç teşkil ettiği bir döneme (1992'de çıkan Siyasi Partiler Kanunu öncesi) kadar dayanan sistemli bir siyasetin sonucu." dedi.

Partilerin çalışma alanlarından koparak "dekoratif bir görüntü" halini aldığı yorumunu yapan Sebayile, "partilerin etkili olmadığına ve tam anlamıyla varlık gösteremediğine" dikkati çekti.

Sebayile, "Ürdün'de parti siyaseti ya da siyasi bir hayatın varlığından söz edemeyiz. Siyasi eylemlerden ziyade, kişilere yakın siyasi partiler var." dedi.

Siyasi partilerin maddi kaynak anlamında merkezi hükümete bağımlı olmasının faaliyetlerini engellendiğini belirten Sebayile, "güçlü partilerin ortaya çıkması yönünde siyasi bir iradenin bulunmadığını" kaydetti.

- "Partiler güvenlik kuşatması altında"

Seçimlerde en çok öne çıkan parti Ürdün'deki Müslüman Kardeşler Teşkilatı'nın (İhvan) siyasi kanadı İslami Çalışma Cephesi, Meclise 5 milletvekili soktu.

İslami Çalışma Cephesi'nin de içinde yer aldığı "Islah İçin Milli Birlik" ittifakının kazandığı toplam milletvekili sayısı 10'u bulsa da ittifak 2016 seçimlerine kıyasla 4 koltuk kaybetti.

İslami Çalışma Cephesi Partisi Genel Sekreteri Murad el-Adayile, partilerdeki bu gerilemenin nedenlerine ilişkin, "Partiler ve siyasi hayat, bir ortama ihtiyaç duyar. 1993'ten bu yana partiler, özellikle vizyonu, programı ve bakış açısı olan partiler bir güvenlik kuşatması altında." değerlendirmesinde bulundu.

Siyasi hayata yönelik esas tehlikenin mevcut Siyasi Partiler Yasası olduğunu işaret eden Adayile, yasanın "siyasi bir gücün oluşmasına imkan vermediğini" ifade etti.

Adayile, ikinci tehlikenin ise partilerin seçim listeleri üzerindeki güvenlik baskısı olduğunun altını çizerek, "Görülmemiş baskılar ve tehditlerle karşılaştık. Bu yüzden birçok kişi aday olmaktan vazgeçti." diye konuştu.