Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Gizem Sevinç SELVİ / HABERTÜRK PAZAR 

gsselvi@htgazete.com.tr

Bir gün Karaköy’de balık yiyeceğiz diye buluştuğum bir arkadaşımın sürpriziydi bana ’ın takası. Akın Balık’ın önünde buluştuk, “Gel şimdi bir yere gidiyoruz” dedi, ben de arkasından...

Atladık takaya, çok acayip, fonda Bülent Ortaçgil, Birsen Tezer, önde Laz bir kaptan! “N’oluyoruz yahu” derken kendimi Haliç’in ortasında buldum. Tarihi Yarımada ve Pera’nın ortasında içimiz geçti, sihir gibi bir şeydi. Birkaç hafta sonra sizlere anlatmak üzere Mustafa Kaptan’ı ziyaret etmek, günü takada batırmak farz oldu.

BOĞAZ’DA TEKNE ÇOK AMA...

Kaptan 56 yaşında, Trabzon Vakfıkebirli. 1991’den beri İstanbul’da. Peki bu işi yapan başka kimse var mı? “Yok, böyle küçük tekne yok. Herkes büyüttü” diyor. Yani Boğaz’da gezecek tekne çok ama Mustafa Kaptan gibi takayla nostalji yapan yok.

“Mustafa Abi sen niye işi büyütmüyorsun?” diyecek oldum, kızdı.

“Çok müşteri sadece kafa şişirir, ben 3-5 kişi alıp kafama göre gezdiririm. Onlar da özel müşteriler, kalabalık çok kötü, sevmiyorum” yanıtını verdi.

Kaptanın takası NURCANES, adını 3 kızından alıyor; Ayşenur, Nurcan ve Esra...

SAATİ 125 LİRA

Teknenin kapasitesi 6-8 kişi. Bazen 10 kişiye kadar alsa da o hali biraz kalabalık. Türkiye’nin her yerinden müşterisi var. Aralarında çok sayıda ünlü isim de bulunuyor.

Mehmet Erdem, Selçuk Balcı gibi isimler takanın müdavimi. “Hepsi benim müşterim, Tunuslu var bir tane, çok ünlü adam ha, dünyaca ünlü, konsere geliyor, tuhaf bir adı var: Dhafer Youssef. İstanbul’a geldiğinde her konserden sonra gelir burada kafasını dinler. Ne var yani, onlar ünlü diye gezmeyecekler mi? Temiz hava alıyorlar işte!” diyor kaptan.

Takayla gezmenin fiyatı öyle uçuk değil. 2-3 kişi geldiğinizde saati 125 liraya gezdiriyor sizi kaptan. Daha kalabalıksanız fiyat ona göre artıyor. İsteyen içkisini alıp geliyor.

Bu arada dert anlatan kıyamet gibiymiş, öyle diyor Mustafa Kaptan; Mesela Tunuslu Türkçe bilmiyor ama menajeri anlatıyor. Sevgilisi terk edenler, evlenme teklifleri... Ne ararsan var!

'BURADA ÇOK KİŞİ EVLENDİRDİM'

Teknen olmasa İstanbul’da durmaz mısın gerçekten kaptan?

Ne işim var, Trabzon’a giderim . Bayramlarda gidebiliyorum bir tek.

Her gün aynı manzara, her gün aynı İstanbul...

Seni bırakır, başka müşteri alırım. Buna doyulur mu! Bu manzara olmasa şu İstanbul’da 1 gün daha durmam. Şunu görüp de bir kez daha gelmeyen müşterim yok.

Mutlu musun?

Mutluyum ne var? İyi işte her şey, güzel...

Bu senin müzik zevkin mi? Birsen Tezer falan...

Ooo, onların hepsi bende, müşterim. Jehan Barbur, Birsen Tezer... Kafa dinlendiriyor mis gibi, Laz müzikleriyle pek aram yok. Selçuk Balcı’yı severim bir tek.

Hep aynı yerde misiniz?

Haliç’teyim. Boğaz’da bu işi yapamazsın, Boğaz sallar beni.

15 senede İstanbul’da neler değişti buradan bakınca?

Haliç çok pisti eskiden, kokudan durulmazdı burada. Onun dışında hayat işte, gel git... Ama bana deseler ki “Al sana 5 bin lira maaş”, senin işini yapmam! Denizde olacağım ben. Hele bu trafikte...

Sıkılmıyor musun?

Çok sıkılırsan atla denize geri çık, niye sıkılacakmışım!  

Denize giriyor mu seninle açılanlar?

Girmez mi! Yazın Kız Kulesi tarafına gitmek istiyorlar, o tarafa götürüyorum onları. Cihangir’den çok müşterim var öyle. Yüzüyorlar, demleniyorlar... Bir de çok yüzük takıyorum ben burada, çok insan evlendirdim. ‘Burada çok kişi evlendirdim’ Kaptan Mutlu, “Bu manzara olmasa şu İstanbul’da 1 gün daha durmam. Şunu görüp de bir kez daha gelmeyen müşterim yok benim” diyor.