Son Dakika

10 yıl önce 10 yıl sonra soframızda göz yaşartan serüven

23.01.2019 - 02:04 | Güncelleme:

 

Tencereler et ve sebzeyle kaynar. Son 10 yılda gıdada üretici tarafında fiyat artışları yüzde 120’de kalırken, perakende fiyatlar yüzde 145 yükseldi. Et fiyatlarında artış yüzde 212’yi bulurken, sebze grubu fiyatları yüzde 274 artışı buldu. Soğan da yüzde 543 artışla dudak uçuklattı. Tam olarak et ile sebze arasına sıkıştık derken, soğanın içinde yer aldığı sebze grubunu gözden kaçırdık. Öyle anlaşılıyor ki, et fiyatları ithalatla baskılandı ama sebzede ithalat da mümkün değil.

10 yıl önce 10 yıl sonra nostaljisine dün borsayla başladık, bugün gıda fiyatlarıyla devam ediyoruz. Bu konuda Cumhurbaşkanı Erdoğan net bir uyarı yaptı. Uyarının adresini bulduğunu, marketlerde yüzde 25’e varan düzeyde gıda fiyat indirimlerine başladığını gördük. Daha önceden de Cumhurbaşkanı’nın benzer ifadeleri oldu. Sorun zaten bugünün sorunu değil, geçmiş yıllardan beri gelen, birikmiş ve artık yapısal bir hal almış durum.

- Konuya başta 10 yıl önce neredeydik, 10 yıl sonra neredeyiz tespitiyle girelim. Bir kere 10 yıl önce soframıza gelen gıdaları göreli olarak daha ucuz tükettiğimiz kesin. Çünkü genel enflasyon düzeyi son 10 yılda yüzde 145.5 olurken, aynı endeks içinde yer alan “Gıda ve İçecek” tüketici fiyat artışı yüzde 181’e çıktı. Bir kere buradan 35.5 puanlık bir ekstra bedel ödenmesi söz konusu. Yani tüketici kesimi şikayetlerinde haklı.

 

FİYATIN ÜRETİM VE TÜKETİMLE İLGİSİ

- Gıdanın alt kalemlerindeki fiyat artışlarının üretim ve tüketimle yakından ilgisi var. Mesela kırmızı et tüketimindeki artış, fiyatları son 10 yılda yüzde 212.7 düzeyine yükseltti. Bu artış gıda grubunun 32 puan, TÜFE’nin 67 puan üzerinde. Üstelik son 10 yılda en çok ithal edilen gıda ürünleri arasında olmasına rağmen.

- Ekmek ve tahıllar grubu fiyat artışı yüzde 140 ile genel enflasyonun 5 puan, gıda grubunun 41 puan gerisinde kaldı. Buğdayda geçen yıla kadar üretim ile tüketimin dengede gittiğini belirtelim. 2018’de ise buğday üretimi yüzde 7 azaldı. İthalat kapısı da açıldı ve bedeli herhalde bu yıl ödeyeceğiz. Buğdayda üretim artışına özel bir önem vermek gerektiği ortada.

- Burada patates, kuru soğan ve nohuta ayrıcalık yaparak kilo üzerinden fiyatlarına yer verdik. Patates geçmiş yıllarda sorun yaşadığımız, fiyatların çok oynadığı bir ürün. Üretimi düşmüyor ama artmıyor da. Halbuki tüketimi artıyor. Giderek üretim açığı doğruyor. Buna bağlı spekülasyon yapma fırsatı doğuyor. Sonuç ise 10 yılda yüzde 304’lük fiyat artışı. Gıda grubuna göre 121 puan, genel TÜFE’ye göre 158 puan daha fazla gerçekleşmiş bir fiyat artışı ile karşı karşıyayız.

- Nohut üretimi geçmiş yıllarda azdı bu nedenle fiyatı yüksek seyretti ve fasulyenin üzerine çıktı. Ancak 2018’de yüzde 34’lük üretim artışı gerçekleşti. Sonuçta nohutun kilosu aralık ayında 10.5 liraydı. Ocak ayının 20’si itibariyle 7 liranın altına indi. Bir ayda üçte birlik fiyat düşüşü gerçekleşti. Ne kadar üretim, ne kadar tüketim; o kadar fiyat artışına güzel bir örnek.

SOĞAN GÖZ YAŞARTTI

- Gelelim soğana. Üretim azalmasından kaynaklı fiyat artışı süz konusu. Çünkü 2011 yılına kadar 2 milyon ton civarında veya üstünde üretim varken ve kendi kendimize yeterliyken, sonraki yıllarda giderek bir azalma söz konusu. 2018’de üretim yüzde 9.4 düşmüş ve 2 milyon tonun altına inmiş. Bu nedenle soğanın fiyatı son 10 yılda yüzde 543 ile rekorda. Bu artışla soğan gıda grubu fiyat artışının iki katı daha fazla yükselmiş.

SEBZEDE 10 YILDA % 274 ARTIŞ

- Meyvelerde fazla sorun yok. Yüzde 168 ile gıda grubunun 13 puan altında kalmış.

- Ancak asıl büyük sorun sebzede. 10 yıllık bazda sebze grubu fiyat artışı yüzde 274 ile gıda grubunun 93 puan üstüne çıktı. Ciddi bir fark oluşmuş. Hatta çok şikayet ettiğimiz et fiyatlarının da 62 puan üzerine çıktı.

- Yani et tüketenler, sebze tüketenlere göre daha avantajlı duruma geçti. Et fiyatlarının artmasından kaçınanların sığındığı sebze grubu daha fazla arttı.

İTHAL EDİLEMEMESİ Mİ ETKİLİ?

- Böyle bir fiyat artışı sebzenin ithal edilemeyişinden de kaynaklanıyor olabilir. İthalat et fiyatlarının hızını keserken, aynı durum sebzelerde söz konusu değil. Çünkü sebze grubu ithalata uygun değil. Hacim fazla, taşıması sorun ve çürüme özelliği var.

ÜRETİCİNİN ETKİSİ YOK

- Bütün bu fiyat artışlarında üreticinin günahı var mı? Tarım üretici fiyat artışlarına bakınca rahatlıkla “yok” diyoruz. Çünkü son 10 yılda Tarım Üretici Fiyat artışı yüzde 120.3 oldu. Bu oran da tüketici genel düzeyinin 25 puan ve daha da önemlisi perakende gıda fiyatlarının 61 puan gerisinde. Ya da gıda fiyatları son 10 yılda yüzde 100 artarken, bunda üretici tarafının payı yüzde 66 düzeyinde kaldı. Ancak orada da üretim maliyetleri yani gübre, mazot, yem, tohum, su, elektrik, işçilik maliyetleri arttı. Bunu anlayabiliyoruz.

TİCARET TARAFININ ETKİSİ

- Anlamadığımız, fiyat artışlarının üçte birlik ekstra artışına yol açan üretici sonrası ticaret zincirinin durumu.

- Çünkü 10 yıl önce üretici dışındaki gıda zinciri bu işlerden yine kar ediyordu. Üretici fiyatlarının yükselmesiyle bu kar marjlarını doğal olarak korudular. Ne oldu da üçte birlik ekstra bir artış ortaya çıktı? 10 yılda ya maliyetleri arttı ya kar marjlarını yükselttiler ki, üretici fiyat artışının yarısı kadar bir fiyat artışını gıda fiyatlarının üzerine eklediler.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300