Dün açıklanan iki veri bize ekonomide madalyonun iki yüzünü birden gösterdi.

- Madalyonun ilk yüzündeki büyüme beklendiği gibi çıktı ve yılın son çeyreğinde yüzde 3 daraldı. Yılın tamamında ise ilk üç çeyreğin pozitif etkisiyle yüzde 2.6 büyüdük. Bu büyüme de Yeni Ekonomik Programın (YEP) hedefi olan yüzde 3.8’in altında kaldı. Bir anlamda büyüme tahmin edilenden daha sert geriledi.

- Dolar bazında GSMH ise şaşırttı. Çünkü YEP’te tahmin edilen 763 milyar dolarlık büyüklüktü. Gerçekleşme ise bunun 21 milyar dolar üzerinde 784 milyar dolar çıktı. Buradaki tahmin şaşması ortalama dolar kuru tahmininden kaynaklandı. Ortalama dolar kuru 2018 yılında 4.72 olarak gerçekleşti. Programda ise kur 4.90 TL olarak alınmıştı.

AĞUSTOS ŞOKUNUN MALİYETİ

- Kişi başına GSYH da 9.640 dolara indi. 2017’de 10.602 dolardan 962 dolar daha düşük bir kişi başına gelir söz konusu. Dolar bazındaki gelir kaybı yüzde 9.1. Bu kayıp ve kişi başına gelir 2009 sonrasında ilk kez gerçekleşti. Ağustosta yaşanan kur şokunun kişilere maliyeti sadece gelir yönüyle yaklaşık bin dolar oldu. Servetlerdeki kayıp ise daha yüksek olduğu varsayılabilir. Çünkü işin içine finansal varlıklar yanında gayrimenkul de giriyor.

CARİ AÇIK/GSYH % 3.5’E DÜŞTÜ

- Madalyonun ikinci yüzünde yer alan cari açık ise büyümenin daralmaya dönmesiyle sert gerilemesini sürdürüyor. Bu gerilemeyi en iyi cari açığın GSYH’ya oranında görüyoruz. 2018’i 784.1 milyar dolarlık GSYH ve 27.8 milyar dolarlık cari açıkla kapattık. Cari açık/GSYH oranı önceki yılın yüzde 5.6’sından yüzde 3.5’e düştü. YEP’te alınan hedef yüzde 4.7 idi.

- Tahminlerin ötesinde sert daralma büyümede negatif yönde, cari açıkta ise pozitif yönde yanılmayı beraberinde getirdi.
Böylece son yılların en önemli ekonomik sorununda çok net bir sonuç alındı. Yüzde 3.5 uluslararası karşılaştırmalarda hoş görülebilir, kolay finanse edilebilir bir oran.

BİR YILDA 30 MİLYAR DOLAR TASARRUF

- Dün açıklanan ocak ayı cari açığı 813 milyon dolar çıktı. Geçen yılın ocak ayı açığı ise 7 milyar dolardı. Buna bağlı olarak yıllık cari açık 27.8 milyar dolardan bir ayda 21.6 milyar dolara indi. Geçen yılın ocak ayındaki 51.6 milyar dolarlık açığa göre bir yılda 30 milyar dolar azalma meydana geldi.

- Hatta azalmanın başlangıcı olarak Mayıs 2018’i alırsak 58.1 milyar dolardan 7 ayda 21.6 milyar dolara inişle sağlanan döviz tasarrufu 36.5 milyar dolar.

 

MAYISTA 10 MİLYARIN ALTINA İNEBİLİR

- Cari açıktaki bu iyileşme gelecek aylarda sürebilir. Çünkü ithalat eğilimi ekonomik daralmaya ve düşük büyümeye paralel zayıf. İhracat ve turizm gelirleri de artmaya devam ediyor.

- Biz yine de ithalatı makul ölçüde artırarak aylık cari açığı 2 milyar dolara çıkararak bir hesaplama yaptık. Buna göre yıllık cari açık şubat ayında 20 milyar doların altına iniyor. Mart ve nisan aylarında gerilemesini hızla sürdürüyor ve mayıs ayında 10 milyar doların altına düşüyor. Haziran ve temmuz aylarında cari açık 6 milyar dolara kadar inebiliyor.

- Cari açıktaki düşüş çok büyük ölçüde ithalatın düşük seyretmesinden ve baz etkisinden kaynaklanacak. İthalatın neden düşük seyredeceğinin yanıtı ise bu yılki hedef büyüme oranında yatıyor. Hükümetin bu yılki büyüme hedefi yüzde 2.3 ile geçen yılki 2.6’lık gerçekleşmenin de altında. Dolayısıyla büyümenin gazına basılmayacak.

- Bu durumda yüksek rakamların yerini aydan aya daha düşük cari açıkların almasıyla 15 yılın ardından tek haneler görülebilecek. Cari açıkta 10 milyar doların altındaki tek haneli rakamları en son 2003 yılında görmüştük.

FIRSAT PENCERESİ 2. YARIDA KAPANABİLİR

- Cari açıkta baz etkisinden ve ekonomik yavaşlamadan kaynaklanan fırsat penceresi yılın ikinci yarısında bozulmaya aday. Ağustos ayından başlayarak baz etkisi tersi yönde çalışmaya başlayacak. 4 ay üst üste cari fazla rakamları hesaplamadan çıkarken yerlerine açık rakamlarının gelmesi yıllık cari açığı hızla büyütecek. Çünkü yılın ikinci yarısında daha canlı bir ekonomi ve daha yüksek bir ithalatla karşı karşıya kalabiliriz.

- Tabii ki bu değerlendirmeler içinde seçim, siyaset ve hükümetin seçim sonrası ekonomide atacağı veya atmayacağı adımlar, sermaye hareketlerinin kurlar üzerinde yaratacağı etkinin cari açığa etkisi yok.

- Ancak ne olursa olsun bugünlerde dövize yatırım yapanların en çok dikkate alması gereken verilerin başında cari açığın aşağı yönlü seyri olmalı. Cari açığın düşmesiyle birlikte Türkiye’nin döviz ihtiyacı azaldı ve daha da azalacak gibi. Yeniden artışa geçmesi ise yılın ikinci yarısının işi.

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!