Mayıs ayında 55.3 değerine inen Tüketici Güveni Endeksi’nde iki önemli gelişme birden yaşandı.

- Bunlardan ilki endeksin yayımlanmaya başladığı 2004’ten bu yana mayıs ayı tarihi en düşük düzeyine indi. 1 ile 200 arasında değer alabilen ve baz değeri 100 olan Tüketici Güven Endeksi Mayıs 2019’da 55.3’e indi.

- Bitişikteki tablodan izlenebileceği gibi, bundan önceki en düşük düzey küresel kriz sırasında Kasım 2008’de 55.7 ile gerçekleşmişti.

 

- Tüketici güvenindeki ikinci önemli gelişme mayıs ayındaki yüzde 13.0’lık düşüştür. Bu da şimdiye kadarki en yüksek oranlı aylık düşüştür. Yani mayısta hem en düşük endeks değerine inildi hem de en büyük aylık kayıp yaşandı.

- Yine bitişikteki tablodan görebileceğimiz gibi, bundan önceki en yüksek oranlı düşüş yüzde 12.1 ile Eylül 2018’deydi. Bu düşüşün de ana nedeni ağustos ayında yaşanan ve eylülde de devam eden kur şokuydu.

- Tabloya bakmayı sürdürürsek aylık en yüksek artışın Kasım 2015’te yüzde 22.9 ile gerçekleştiğini görürüz. 1 Kasım’da seçimler yapılmış ve koalisyon tablosundan yeniden tek başına iktidar dönemine geçtiğimiz belli olmuştu.

SERT DÜŞÜŞÜN NEDENİ NE?

- Peki bu mayısta ne oldu tüketici güveni böylesi bir sert bir darbe yedi?

5 Mayıs Pazar günü ABD-Çin ticaret savaşı patladı ve bütün dünyayı da, küresel piyasaları da etkisi altına aldı. Aradan geçen 2.5 haftada gelişmiş borsalar yüzde 3.4, gelişmekte olan borsalar yüzde 8.2 değer kaybetti. Dünya borsaları için de mayıs kötü geçiyor.

- İkinci gelişme 6 Mayıs’ta Türkiye’de İstanbul seçiminin iptal edilmesi ve 23 Haziran’da tekrarlanmasına karar verilmesiydi. Yani seçim dönemi bitmedi, yılın ikinci çeyreğini de kapsadı.

- Dünyadan gelen etkiye bir de içeriden negatif etki eklenince Türkiye piyasaları gelişmekte olan piyasalardan da negatif ayrıştı.

PARANIN DEĞERİNDE YÜKSEK OYNAKLIK

- Dolar, TL karşısında 3 Mayıs’ta 5.96’dan 9 Mayıs’ta 6.24’e kadar yükseldi, müdahale ile 5.95’e kadar düştü. Dün ise dolar 6.08’i yeniden gördü. Dört günde yüzde 4.7 yükseldi, ardından yüzde 4.6 geriledi, devamında yüzde 2.2 arttı.

- Doların değeri gibi görünüyor ama aslında büyük oynaklık gösteren bizim paramız TL’nin değeri. Dolar ne kadar artıyorsa TL o kadar değer kaybediyor. Paranın değer yitirdiği ve değerinin yüksek oynaklık gösterdiği bir ortamda da, tasarruflar, finansal varlıklar hatta fiziki varlıkların değeri oynar ve düşer.

GÜVENDE DE YÜKSEK OYNAKLIK

- Hane halkının tüketim eğilimi, harcama cesareti veya yatırım kararları da, paranın oynaklığına bağlı olarak oynar. Sonuçta tüketim işi öncelikle finansman işi. Önce tüketeyim sonra parayı bulurum olmuyor. Aynen cari açıkta olduğu gibi. Önce finansman bulunacak, borç veya gelir, servet olarak, ya da kredi kartı şeklinde, sonra tüketilecek.

- Doğal olarak da gelirde, servette, finansmana erişim koşullarında değişmeler meydana gelince, güven de, tüketim niyeti de ve sonunda tüketimin kendisi de buna ayak uyduruyor. Para ne kadar oynaksa tüketim niyeti ve tüketimin kendisi de o kadar oynak olabiliyor.

- Bir anda tavana çıkarken bir anda da dibe de inebiliyor. Bu nedenle sert düşen tüketici güveninde yine sert ve ani yükselişler oluyor, bunu bitişikteki tablodan izleyebiliriz.

 

TOPARLANMA OLUR, ZOR OLAN NE?

- Tüketici güveninin yeniden artışa geçebilmesi için en başta İstanbul seçimlerinin geride bırakılması gerekiyor.

- Sonra da dünyadan gelen negatif etkiyi azaltacak şekilde ekonominin yapısını güçlendirecek bir program ortaya konulmalı.

- Siyasette ve ekonomide toparlanma ve istikrar sağlanmasına paralel parada da, tüketici güveninde de, tüketimde de toparlanma olur.

Zor olanı bu kadar oynak bir ülkede yaşamak.

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!