Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Konut ve gayrimenkul sektöründe negatif faizlerin tetiklediği müthiş bir canlılık yaşanıyor. Öyle ki potansiyel alıcıların bir kısmı izledikleri konut fiyatları, sert faiz düşüşleri ile hızla yükselince alımlarından vazgeçti.

NEGATİF FAİZ VE KREDİ KONUTA TALEP YARATTI

-Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak da 125 bin konut kredisi başvurusu yapıldığını, bunun 101 bininin karşılandığını açıkladı. Sadece krediyle değil, peşin alımlar da oluyor. Haziran ayında tüm zamanların rekor konut satışları bekleniyor.

-Talep sadece konuta da değil. Tapu işlemleri arsa ve arazi satışlarında da benzer bir eğilim yaşandığını, talebin gayrimenkulün tümüne yönelik olduğunu gösteriyor.

-Konut içerisinde yenileme, onarım, mobilya değişikliği, beyaz ve kahverengi eşya satın alma, elektronik eşya alımı da yaygın. Hatta bu durumu enflasyon verilerinden de belirgin şekilde izlemek mümkün.

KUR, OTOYA HUCUM ETTİRDİ

-Otomobile de hücum yaşanıyor. Bunun bir nedeni birinci elde koronavirüs kaynaklı tedarik aksamalarının olması. İkinci bir neden ise düşen faiz oranları ise de asıl neden ithal edilme özelliğinden dolayı fiyatın dolara bağlı olması.

-Dolar arttıkça birinci el fiyatları yükseldi. Bu durum 2016 sonrası böyle. Birinci el fiyat artışı ikinci eli yanına çekti. Türk insanı da ikinci el otomobil ticaretini keşfetti.

-Bu nedenle ikinci el piyasası zaten canlıydı, korona döneminde daha canlandı. Sonuçta aynı marka ve aynı model otomobilin ikinci el fiyatının birinci eli geçtiğini de gördük.

-İkinci el otomobil piyasasında veri üreten kuruluş Cardata yılın 6 aylık döneminde ikinci el otomobildeki değer artışını C sınıfı otolarda yüzde 23’ü buldu. Yıla girenken 101 bin lira olan fiyat 124 bin liraya yükseldi. İkinci el otomobil iyi değerlendi ve iyi bir yatırım aracı haline geldi.

-Ayrıca koronavirüs sonrası değişen yaşam koşulları tatil anlayışını kısmen değiştirdi. Toplu yerlerden ve toplu taşımadan uzaklaşma eğilimi, karavan ve yat gibi hem yolculuğu hem tatili birleştiren araçlara talebi artırdı. Özellikle yat piyasası yok sattı ve eski yatlar bile satışa sürüldü.

NEGATİF FAİZ TÜKETİMİ ARTIRDI

-Bu gelişmelere, faizlerin sert bir şekilde düşmesi ve uzun süre böyle devam edeceği beklentisi eklendi. Yüksek negatif faizler, parayı faizli enstrümanlardan altın, borsa, arsa yanında tüketime de yöneltti.

-Yine gerçekleşen enflasyonun altına inen ve 1980 sonrasının reel olarak en düşük kredi faizlerine inilmesi alımları tetikledi.

-Çift yönlü doping ve kısmen ertelenmiş talep, alacağı malı düşük fiyat düzeylerinden yakalama güdüsü bir araya geldi ve tüketimi sıçrattı.

TÜKETİMLE SIÇRAYAN ÜRETİM

-Haziran ayındaki öncü veriler ise canlanmanın tüketimle sınırlı kalmayıp üretime de sıçradığını ortaya koyuyor.

-Bunlardan biri ihracat rakamlarıydı ki, bir süre önce Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından TİM verileriyle 1-21 Haziran tarihleri arasında yüzde 24.6 arttığı açıklandı.

-Yüzde 40’ın üzerine çıkan nisan ve mayıs ayı daralmasının ardından haziranda işbaşı yapılmasıyla yüksek oranlı bir ihracat artışı gerçekleşiyor.

-Bu artışta, haziran ayındaki çalışma gün sayısının geçen yılki haziran ayına göre 7 gün fazla olmasının belirgin etkisi olsa gerek.

CANLANMANIN EN GÜÇLÜ AYAĞI İÇ TALEP

-Üretimdeki canlanmanın ikinci ve daha güçlü ayağını ise iç tüketimdeki sıçrama oluşturdu. Üretim, ancak tüketimin canlandığı sektörlerde artıyor. Bu sektörler büyüyor, yeni siparişler alıyor, yeni istihdam edilecekleri işe alıyor.

-Bu sektörlerin hangileri olduğu, bitişikte yer alan İSO PMI Endeksi yani İmalat Sanayi Satın Alma Endeksi’nde görülüyor. Bir öncü veri olan ve eşik değeri 50’nin üzeri genişlemeye, altı ise daralmaya işaret eden PMI Endeksi haziran ayında yeniden büyüme bölgesine döndü.

-Buna göre önümüzdeki aylarda sanayi üretimi, sanayi istihdamı, sanayi ihracatı artacak.

EN GÜÇLÜ PMI SIÇRAMASI

-Endeks tarihinin en güçlü sıçramasını Haziran ayında yaşadı. 2005’ten bu yana ilk kez endeks tek bir ayda 13 puan birden arttı ve mayıstaki 40.9’dan haziranda 53.9’a yükseldi. Bunan önceki en yüksek artışı ise 7.3 puanla Mayıs 2009’da yaşanmıştı. O dönem de küresel kriz ortamından çıkış dönemiydi ve PMI nisanda 43.7 puandan mayısta 51’e yükselmişti.

-En yüksek canlanma elektrik ve elektronikte, kara ve deniz taşıtlarında, ağaç ve kağıt ürünlerinde gerçekleşti. Ağaç ürünlerini mobilya, kağıt ürünlerini de ambalaj diye okursak koronavirüs etkisini görürüz.

-Daralma yönünde hareket eden iki sektör var. Biri giyim ve deri ürünleri ki, virüsle ilgili; dışarı çıkma ve sosyalleşme yok olunca giysiye de ihtiyaç olmuyor.

-Gıdada haziran ayındaki küçük oranlı daralma ise korona döneminin ilk zamanlarında stokların artırılmasından, haziranda ise normalleşme ile birlikte stokların eritilmesi eğiliminden kaynaklandı.

MADALYONUN DİĞER YÜZÜ

-PMI endeksi bize bir başka şeyi de söylüyor. O da girdi fiyatlarındaki artışa bağlı olarak nihai ürün fiyatlarında belirgin bir yükseliş olduğunu. Önümüzdeki aylarda üretici fiyatlarında bu durumun yansımasını göreceğiz.

-PMI Endeksi hazırlayıcısı IHS Markit Ekonomi Direktörü Andrew Harker, “Salgının etkisinin en yüksek olduğu dönemde görülen üretim kaybının telafi edilmesi için önümüzdeki aylarda çok daha fazla çaba gösterilmesi gerekecek. Bu bağlamda büyümenin daha fazla güçlenmesini umut ediyoruz” dedi.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00