Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Merkez Bankası’ndan eylül ayı toplantısında kimse faiz artırımı beklemiyordu. Beklenmeyeni yaptı ve faizi 2 puan artırdı. Piyasalar normale dönüş diyerek bu harekete kredi açtı. Ekim ayı toplantısından da 2 puanlık faiz artışı beklemeye koyuldu.

Merkez Bankası bu kez faizi artırmayarak piyasaları ters köşe yaptı. Hayal kırıklığı içindeki piyasaların tepkisi sert oldu. Dolar/TL kuru 8.58’e çıkarak rekor kırdı.

TERS KÖŞEDE KALMA KORKUSU MU?

-Arada Merkez Bankası Başkanı değiştirildi ve ekonomiden sorumlu bakan istifa etti. Piyasalar yeni yönetime iyi bir kredi açtı. Hatta aşırı beklentilere dahi kapıldı.

-Neyse ki bu hafta aşırılıklarını törpülüyor ve olası bir hayal kırıklığında büyük oynaklıkla karşılaşmaktan kurtuluyor.

-Piyasaların bu hareketinde yine ters köşe olmaktan korkarak toplantı öncesi oluşan karı realize etme isteğinin belli bir etkisi var.

-Bunun yanında salgında ikinci dalga önlemlerinin dün akşam açıklanacağı haberi de etkiliydi. Aşı ve ilaç olmadan salgına karşı alınabilecek önlemler belli. Açıklama da beklendiği gibi oldu zaten.

İLK DALGADA OLANLAR

-Madem ikinci dalga önlemleri yürürlükte birinci dalgada ekonomide ne yaptık diye bakmanın zamanı geldi. Salgına ekonomide hibrit diye tanımlanacak önlemler ve kapanmayla karşılık verdik. Tam kapanmayı göze alamadık. Çünkü hazırda yiyecek paramız yoktu.

-Turizm ve taşımacılık gelirlerinin düşmesi, ihracatın azalmasına karşılık ithalatın düşmemesi döviz ihtiyacımızı artırdı.

-Dış kaynak akışı da iyice azaldı, sadece 10 milyar dolarlık Katar swapı ile yetindik. Kur artışının en önemli nedeni döviz gelir ve giderinde dengenin bozulmasıydı.

-Türk Lirası bulmak için Merkez Bankası kaynaklarına sınırlı da olsa başvurduk. Ama asıl içeriden borçlanmaya büyük bir ivme kattık. GSYH’nın yüzde 5’ine çıkan Bütçe açığını böyle finanse ettik.

-Merkez Bankası döviz rezervlerini azaltarak salgının ilk dalgasını geçirdik. Cari açık, kur, enflasyon, faiz ve büyüme yükseldi. İşsizlik arttı. Durum sürdürülemez hale gelince mecburen büyümenin frenine bastık.

-Yeni yayımlanan rakamlara göre konut ve otomotiv yaz aylarından kalma canlılığını aşağı yukarı koruyor. Son bir yıllık fiyat artışları da konutta yüzde 27.3 ile rekor düzeye yükseldi.

-Otomobilde de dizel ve benzin motorluların ortalaması olarak son bir yılda yüzde 50 artış meydana geldi. Burada da bir rekor kırıldı. Temel neden kredi patlaması ve negatif faizlerdi.

CARİ AÇIK DAHA FAZLA AÇILMAYACAK

-İkinci dalgaya ekonomi yönetiminde değişimle giriyoruz. Alınan önlemlerin ve kurun yükselmesinin de etkisiyle önümüzdeki aylarda cari açığın büyümesi duracak, hatta gerilemesi beklenebilir.

-Çünkü açık vermek öncelikle dış kaynağın bulunmasına bağlı. Kaynak akışı çok sınırlı ve döviz rezervleri çok az. Eylül itibariyle 9 ayda Merkez Bankası rezervlerinden 42.6 milyar dolar kaynak harcadık. İlk defa bu büyüklükteki bir kaynak cari dengenin finansmanında kullanılıyor.

-Merkez Bankası’nın rezervi 85 milyar dolar ve bunun 42 milyar doları döviz, 43 milyar doları altın. Yani 42 milyar dolar daha harcamaya gelmez. Sıra evin altınlarını satmaya gelir ki, bu da ödeme kriziyle son bulur.

-Kur yükselişine yol açtığı için de Merkez Bankası’nın TL kaynaklarına da daha sınırlı başvurulabilir.

İÇ BORCA YÜKLENME

-Ama borçlanma olanaklarının sonuna kadar kullanılacağı zaten programlanmış. Bu yılı 424 milyar liralık iç borçlanmayla bitirdikten sonra gelecek yıl 541 milyar liraya çıkacak. Yeni iç borçlanmada yüzde 28’lik artış olacak.

-Gerçekleşme bunun da üzerinde olabilir. Mesela Hazine Finansman Programı’na göre bu yılki gerçekleşme açıklanandan 25 milyar lira daha fazla çıkacak. Gelecek yıl ekstra artmasa bile yüzde 27 genişlemesi yeterince büyük ve kamu kesimi harcamaları yine iç borçlanmayla finanse edilecek.

2. DALGADA NE OLUR?

-Kış ayları salgın ve ekonomide kapanmaların etkisiyle yine durgun ve resesyonda geçmeye adaydır. Salgını durdurmak için ekonomiyi de durdurmak zorunda kalıyoruz. Belli bir canlılık yakalamışken durgunluk yeniden gündeme gelecek.

-Sürpriz ve ters köşe olmasına olacak. Ama nerede olacağını tahmin etmek zor. Bu açıdan yarınki Merkez Bankası kararı da işaret fişeği olabilir.

-Durum bu olunca insan ister istemez ikinci dalganın da, tıpkı birincisi gibi, ekonomiyi ve piyasaları ters köşe yapmasını istiyor.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00