Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Türkiye’nin dış borçlarının yeniden ağırlaştırdığını biliyoruz. 2020 sonuna ait son resmi verilere göre dış borçların GSYH’ya oranı yüzde 62.8’e çıktı. Tarihsel verilerle en yüksek düzey.

Bir borç krizi yaşadığımız 2001 krizinde bile bu oran yüzde 59.3’e kadar çıkmıştı.

Borcun GSYH’ya oranının yüzde 62.8’e çıkması gelişmekte olan bir ekonomi için iyi bir durum değil ama 20 yıl önceki kadar da tehlikeli değil. Bugünkü koşullarda sürdürülebilir ve çevrilebilir

-Çünkü aradan geçen sürede dünyanın borçluluk oranı da parasal genişleme programları ve faiz oranlarının tarihsel düzeylere inmesinden dolayı bir hayli yükseldi.

ÖZEL SEKTÖR GERİ VİTESTE

-Ancak Türkiye borçlarının dağılımında önemli bir farklılaşma dikkat çekiyor.

-2018 ilk çeyreğinde 467 milyar dolara kadar çıkan Türkiye’nin dış borcu 2020 yılı sonunda 450 milyar dolara indi. Mutlak rakamın azalmasını sağlayan da özel sektör net borç ödemesi.

-Bu dönemde özel sektör dış borç stokunu 70 milyar dolar azaltarak 325.6 milyardan 255.5 milyar dolara düşürdü. 3 yıla yakın zamanda 70 milyar dolarlık azalmanın oranı yüzde 21.5. Özel sektör dış borç yükünü beşte bir düzeyinde azalttı.

-Hazine verilerine göre Hazine ile TCMB’nin dış borcu 2018 ilk çeyreğinde 142 milyardan 2020 sonunda 194.5 milyar dolara çıktı. 52.5 milyar dolarlık artış 3 yıla yakın zamanda yüzde 37’lik artışı ifade ediyor.

KAMU GAZA BASTI

-Buradaki soru, özel sektör borçlanmasını aynen devam ettirseydi, şimdi Türkiye’nin borcu ne kadar yüksek ve ödediği faiz de ne kadar fazla olacaktı? Ya da borçlanma tıkanacak mıydı? Sonuçta ülkenin toplamda bir borçlanma limiti var. Bu açıdan bakılınca özel sektörün borçlarını küçültmesi, Hazine’ye dış borçlarını büyütme imkanı verdi.

-Türk özel sektörünün 2018 ikinci yarısından itibaren büyümesini durdurduğunu ve borç ödediğini belirtelim. Yarın bir gün özel sektör tekrar büyüyecekse bunun finansmanı dış borçlanma yoluyla pek olamayabilir.

-Çünkü Hazine’nin hızlı borçlanması sonucunda Türkiye’nin toplam dış borçlanma limiti dolmaya çok yakın olabilir.

TOPLAM BORÇ 8.2 TRİLYON TL

-Diğer dikkat çekici gelişme ise dış borçlanmanın hızı. 2 yıl 9 aylık dönemde Merkez Bankası ve Hazine’nin toplamı olarak kamunun dış borç büyümesi 52.5 milyar dolar kadar veya yüzde 37 oranında.

-Kamu finansmanından sorumlu eski Müsteşar Yardımcısı Hakan Özyıldız da Türkiye’nin toplam borçlarını çıkarmış, hem TL cinsinden hem de milli gelire oranla yani reel olarak. Bitişikte yer alan tablolar da Özyıldız’a ait.

2021 yılının ilk çeyrek dönemini kapsıyor ki, resmi veriler henüz açıklanmadı.


-Bu verilere göre 2017 sonrasında geçen 3 yıl bir çeyreklik dönemde, belediyeler, KİT’ler, hanehalkı, reel sektör ve bankalar (sadece dış borçları) olarak Türkiye’nin toplam borçları 4.3 trilyon liradan yüzde 91 artışla 8.2 trilyon liraya çıktı.

HAZİNE BORCU % 122 ARTTI

-Borçları artıran temel unsurlar ise döviz kurundaki hızlanma, dışarıdan borçlanma ve yurtiçi kredi genişlemesiydi.

Bu dönemde Hazine’nin iç borçları dahil toplam borç artışı yüzde 122’yi buldu.

-2017 sonunda 876 milyar lira olan toplam Hazine borcu 2021 ilk çeyrek sonunda 1.95 trilyon liraya çıktı. Artış 1 trilyon liradan fazla ve borç stokunun katlanması yarı yarıya daha kısa sürede, sadece 39 ayda gerçekleşti.

-2000’li yıllarda Hazine borç stoku üç kez katlandı. İlki 2010’da ve borcun iki katına çıkması 10 yıl aldı. İkinci katlanma 2017’de oldu ve 7 yılda gerçekleşti. Sonuncusu 2021’de ve sadece 3 yıl bir çeyreğe veya 39 aya sığdı. Borcun katlanma süresi önceki döneme göre yarı yarıya kısaldı.

-Borcun düzeyi henüz sorun değil ama katlanarak büyümesi, yani artış hızı ciddi bir sorun ve tehlike kaynağı. Uzun vadede de sürdürülmesi de zor.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00