Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Ağustos ayında kuvvetli bir enflasyon rakamı gördük. Baz etkisi ve döviz kurunun gerilemesinden dolayı üretici fiyatlarında beklenen gevşeme gerçekleşmedi. Ağustos ayı verileri birkaç açıdan ilginç sonuçlar doğurdu ve ilkleri içerdi.

-Bir kere yüzde 1.2 çıkan aylık tüketici enflasyonu veri tarihi olan 2003 yılından bu yana en yüksek ağustos ayı artışını oluşturdu.

-İkincisi, yıllık yüzde 19.55’e çıkan tüketici enflasyonu Merkez Bankası’nın politika faizi olan yüzde 19’un üzerine çıktı. Merkez Bankası ise enflasyonun üzerinde reel faiz sözü vermişti. Şimdi bu sözünü tutamamış oluyor. Faizi artırması gerekiyor ama buna siyasetçiden geçit yok.

DOLARI YARIM SAAT ÖNCEDEN HAREKETLENDİRDİ

-Baz etkisi kaynaklı olarak ekim ayından itibaren enflasyonda düşüş bekleniyordu. Buna bağlı olarak Merkez Bankası’nın politika faizini düşüreceği tahmin ediliyordu. Son enflasyon yükselmesi bu ihtimali kısmen suya düşürdü.

-Enflasyonun rakamının yüksek çıkacağı yarım saat önceden doları hareketlendirdi. Dolar/TL 8.27’ye kadar inmişken 9.30’dan itibaren yükseldi, enflasyon saat 10’da açıklandı ve kur yükselişini sürdürdü, sonrasında da 8.3474’ten geri döndü.

-Enflasyon artacak ve buna karşılık faiz artırılmayacaksa döviz kuruna sınırlı bir yükseltici etki yaptığını gördük. Ancak bugünkü eğilim, enflasyon artarken faiz indirimine gidilmesi halinde tepkinin çok daha sert olabileceğini düşündürtüyor.

-Bu açıdan eylül ayı enflasyonunun kaç çıkacağı belirleyici olmaya aday. Enflasyon artışının devamının gelmesi halinde, beklentiler bozulabilir, kur hareketlenebilir ve bütün bunlar da faiz indirimini öteletebilir.

MAKAS NE YÖNDE DARALACAK?

-Ağustos ayında üretici fiyatları tarafında meydana gelen yüzde 2.77’lik artış da veri tarihinin en yüksek artışını oluşturuyor. Geçen yıl ağustos ayının üzerine çıktığı için zaten ÜFE yıllık bazda yüzde 45.52’ye yükseldi. Yıllık ÜFE’de de 2003 sonrasının en yüksek ikinci oranına ulaşıldı.

-TÜFE ile ÜFE arasındaki fark da enflasyon tarihinin en yükseğinde bulunuyor. Yüzde 19.25’lik TÜFE ile yüzde 45.52’lik ÜFE arasında fark 26.27 puana ulaştı.

-Bu makasın nasıl kapanacağı enflasyonun geleceği açısından önemli olacak. Yurtiçi talep artışı devam ederse üretici fiyatlarının tüketici tarafını yukarı doğru çekmesi mümkün.

-Ya da kur artışlarının durması ve TL’nin değerlenme eğiliminin sürmesi halinde üretici fiyatları üzerindeki kur baskısı tersine döner. Bu durumda üretici fiyatlarının aşağı gelmesiyle aradaki fark azalır.

KİRALARDA ARTIŞ

-Ağustos ayı gelişmelerinde kira artışının hızlanması da dikkat çekici bir gelişme. Geçen yıl pandemi etkisiyle daha çok uzaktan eğitim yapıldığından, kentlerdeki nüfusun bir kısmının kırsal kesime ve tatil beldelerine gitmesinden dolayı kiralar üzerinde bir baskı yoktu.

-Ancak aradan geçen bir yılda konut fiyatları yüzde 29 arttı. Konut değerinin artıp kiranın yerinde sayması eşyanın tabiatına aykırı.

-Üstelik okula dönüş başladı. Hem öğrencilere kiralık yer lazım hem de aileler ikametgahlarına döndü.

-Geçen yıl okullar açılırken aşı ortada yoktu. Bu yıl var ve okulların da kapatılması pek beklenmiyor. Okullarla birlikte kiralardaki artış sadece Türkiye’ye özgü bir gelişme değil. Dünyada da aynı eğilim söz konusu. Ancak Türkiye’deki artışlar aynen ev fiyatlarında olduğu gibi daha yüksek olabilir.

-Pandemi sürecinde kirayı artırmamaya, hatta düşürmeye, bazen de almamaya razı olan mülk sahipleri, hayatın normalleşmesiyle normal ev sahibi rolüne geri döndüler. Bu nedenle kiralar ağustos ayında yüzde 1.17 artarak yıllık bazda yüzde 10.22 ile çift haneye geri döndü.

GIDADA DÜNYA İLE EŞİTLİK VAR

-Enflasyonu azdıran ise sepet içindeki ağırlığı en çok olan gıda kalemi. Aylık artış yüzde 3.18 düzeyinde. Gıda fiyatlarını azdıran alt kalem ise taze meyve ve sebze fiyatları. Bu gruptaki fiyatlar sadece ağustos ayında yüzde 10.08 arttı.

-Taze meyve ve sebze fiyatlarının yıllık artışı yüzde 40.38 düzeyine vardı. Bu oran aynı zamanda enflasyon sepetindeki alt kalemler arasında en yüksek oranlı aylık ve yıllık artış.

-Gıda fiyatlarındaki yüksek oranlı artış zaten ağustos ayının yüzde 1.12’lik enflasyonun dörtte üçünü oluşturuyor.

-Gıda fiyatlarının sıçramasında, aşırı kuraklıklar ve yangınlardan dolayı üretimde meydana gelen kayıplar etkili oldu.

-Belki daha da etkili olan dünya gıda fiyatlarının iki aylık aradan sonra yeniden sıçraması ve ağustosta yüzde 3.1 artmasıydı. Bu sıçramayla FAO Gıda Fiyat Endeksi son bir yılda yüzde 31.6 artış gösterdi.

-Aylık artışta kuraklık ve pandemide normalleşmeden dolayı seker fiyatlarının yüzde 9.5 ve bitkisel yağ fiyatlarının yüzde 6.6 artması önemli rol oynadı.

-Sonuçta gıda fiyatları yıllık bazda dünyada yüzde 31.1, Türkiye’de yüzde 29.0 arttı. Aylık bazda artış da dünyadaki yüzde 3.1’lik artışa karşılık Türkiye’de yüzde 3.2’lik yükselme meydana geldi. En azından gıda enflasyonda dünya ile eşitlendik.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00