Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Dün açıklanan ödemeler dengesi verilerine göre cari açık mart ayında 4.5 milyar dolar, ilk üç ayda 23.6 milyar dolar ve son bir yılda 54.2 milyar dolara yükseldi.

        ➔Geçmişte daha yüksek açıklar verdik. Bu açıdan akut bir sorun yok denilebilir.

        ➔Ancak küresel finansman koşulları ve ülkenin döviz bulma yeteneği farklı ve değişmiş olabilir.

        ➔Üstelik öyle bir seçim ekonomisi uygulanıyor ve büyüme öylesine bir gaz aldı ki, fren yapılsa bile etkisi 2-3 çeyreği alabilir. Bu da yılın büyük kısmında ithalat baskısının süreceği anlamına geliyor.

        ➔Üç aylık açık 23.6 milyar dolar, her aya ortalamada 7.8 milyar dolar düşer. Böyle giderse 2023’te cari açık 94 milyar dolara çıkar.

        Ama o düzeye ulaşıncaya kadar sorun yaşarız zaten. Ya kur yükselmesinden dolayı ekonomi yavaşlar ya da döviz akışı kesilir.

        ➔İlerleyen aylarda cari açığın hep yüksek seviyede gidemeyeceğini göreceğiz.

        BÖYLE GELMİŞ BÖYLE GİTMEZ

        ➔Bunun bir nedeni de turizm gelirlerinin daha baskın bir şekilde devreye girmesiyle açığın hız kesecek olmasıdır.

        Diğer nedeni ise seçimin geride kalması, izlenmekte olan genişleyici para, kredi, maliye ve ekonomi politikalarında frene basılacağının beklenmesidir. Açıkçası basılması gerektiğidir.

        REKLAM

        ➔Böyle geldi ama bundan sonra böyle gitmez. Seçim ekonomisi uygulamaları seçim sonrası da tam gaz gidemez.

        ➔Çünkü cari açığın finanse etmede sınırlara dayandık artık.

        ➔Merkez Bankası rezervleri eriyor. Doğrudan sermaye ve portföy yatırımları kurudu. Açığın yarıya yakını da net hata ve noksan yani kaynağı belirlenemeyen dövizle finanse ediliyor.

        İTHALAT NİYE DURMAYACAK?

        ➔Buna karşılık seçim öncesi genişleyici politikalardan dolayı iç tüketim önümüzdeki aylarda da hızlanarak devam edecek. Maaş zamlarını yaptık, emeklileri çoğalttık. Buna bağlı olarak üretim ve ham madde ithalatı artmaya devam eder.

        ➔İthalatın hız kesmesinde bir umut ise dünyada resesyon beklentileri nedeniyle petrol ve enerji fiyatlarının düşük seyretmesinde.

        ➔Bir de yüksek seyreden altın ithalatının düşmeye devam etmesi lazım. Bunun için ya yurtiçi altın talebinin durulması ya da Merkez Bankası’nın rezervlerinden yurtiçine satışa devam etmesi gerekiyor.

        ➔Seçimin geride kalmasıyla altın talebinde belirgin bir durulma yaşanabilir. Ama yetmez.

        ➔Altının enflasyondan korunma ve servet saklama aracı olmaktan belli ölçüde çıkması da gerekli. Bunun bir yolu enflasyonu düşürmek ama gerçekçi olalım, öyle bir ihtimal pek yok.

        ➔Fiziki altın talebinin azaltılabilmesi için geriye başta faizler olmak üzere para politikasının ve finansal piyasaların normalleştirilmesi kalıyor.

        SEÇİM SONRASI YENİ SAYFA FIRSATI

        ➔Seçim sonrasında yeni hükümetle yeni sayfa açmak, ekonomide yeni bir başlangıç yapmak fırsatı doğuyor.

        ➔Muhalefetin kazanması durumunda siyasetten başlayarak ülkenin yönetim kadrosu, ekonomi ve para politikaları zaten değişecek.

        REKLAM

        ➔Seçim ekonomisi uygulamalarının her türlüsünü son damlasına kadar yapan iktidar kanadı bile sahneye Mehmet Şimşek’i sürüyor. Mevcut bakanlar milletvekili yapıldığına göre Cumhur İttifakı kazansa bile bakanlar değişecek.

        ➔Yani her durumda seçim sonrası değişim başlayacak. Bu değişim iktidarın devamı halinde bile olacak. Şimşek’in sahneye çıkarılması değişim istendiğinin işareti.

        DEĞİŞİMİN FİYATLAMASI BAŞLADI

        ➔Nispeten hükümetin kontrolü dışında çalışabilen piyasalar bu değişime kredi açmaya başladı.

        Hafta başından itibaren hem borsa hem Türkiye’nin risk primini gösteren CDS’ler seçim sonrası değişime ve yeni hikaye yazmayı fiyatlıyor.

        ➔Son anketlerde muhalefetin öne çıkması ve dün de Muharrem İnce’nin Cumhurbaşkanı adaylığından çekilmesinin etkisiyle borsa yüzde 12.4 toparlandı. Toparlanmada bankaların yüzde 24.4 artışla başı çekmesi ayrıca not edilmeli.

        ➔Yine dün itibariyle Türkiye risk primi yüzde 10 geriledi ve CDS’ler yılbaşından bu yana ilk kez 500 puanın altına indi.

        Piyasalardaki son eğilimler yeni bir hikayeye yolculuğun başlangıcıysa bu pilav daha çok su çeker.

        Diğer Yazılar