İmamoğlu görevden alınabilir mi?
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında YSK üyelerine hakaret ettiği iddiasıyla verilen 2 yıl 7 ay 15 günlük hapis cezasının İstinaf ve Yargıtay süreçleri var.
Ankara’da bu süreçlerin hızlı şekilde aşılacağı, dosya incelemesinin çabuk yapılacağı ve İmamoğlu’nun genel seçimden önce İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden alınacağı gibi bir senaryo konuşuluyor.
Bu yorumu yapanlar, önümüzdeki yıl yapılacak İstanbul Belediyesi yönetimi elindeyken girecek AK Parti’nin sağlayacağı avantajlardan söz ediyor. Bilen bilmeyen konuşuyor. Ben de bu konuyu bir araştırayım ve vatandaş doğrusunu öğrensin istedim.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, önceki gün yaptığı açıklamada, “hakaret” suçundan yargılama yapıldığı için İmamoğlu’nun görevden alınıp yerine kayyum atanmasının söz konusu olmadığını ifade etti. Bu uygulamaya, genellikle terör suçlarında gidiliyor.
Soylu konuşmasının devamında şunları söyledi:
Sayın Bakan prosedürü açıklıyor ancak yasalar bu olayda, durumun böyle olmadığını söylüyor. Konuyla ilgili yasaların tümünü incelediğim gibi, bugüne kadarki uygulamalara da baktım. Bununla da yetinmeyip hem hukukçulara hem de başvuru üzerine görevden alma kararını verecek bazı Danıştay üyelerine sordum.
Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim. Konuştuklarımın tamamı İmamoğlu hakkında karar kesinleşse dahi görevden alınamayacağını söylüyor. Çünkü hakaret suçu, belediye başkanlığına engel teşkil etmiyor. Gelin hep beraber önce yasalar ne diyor; bir bakalım…
Belediye Kanunu 47. Madde, bir belediye başkanının görevden hangi koşullarda ve nasıl uzaklaştırılacağını düzenliyor. Madde-47 diyor ki, “Görevleriyle ilgili bir suç nedeniyle haklarında soruşturma veya kovuşturma açılan belediye organları veya bu organların üyeleri, kesin hükme kadar İçişleri Bakanı tarafından görevden uzaklaştırılabilir. Görevden uzaklaştırma kararı iki ayda bir gözden geçirilir. Devamında kamu yararı bulunmayan görevden uzaklaştırma kararı kaldırılır.”
Aynı yasanın devamında soruşturma ya da kovuşturma sonucunda aklanan belediye başkanının görevine iade edileceği de düzenleniyor ve şöyle deniliyor:
Buraya kadar sorun yok. Bunda herkes hemfikir. Yasa da çok açık. Sayın Bakan da bunu net şekilde özetlemiş…
Dananın kuyruğunun kopacağı asıl mesele ya da yorum farkı, belediye başkanlığının sona ermesini düzenleyen aynı yasanın 44. maddesinden kaynaklanıyor. Belediye başkanlığının ölüm ve istifa hâllerinde kendiliğinden sona erdiğini düzenleyen bu maddede şöyle deniliyor: “Belediye başkanının; a) Mazeretsiz ve kesintisiz olarak yirmi günden fazla görevini terk etmesi ve bu durumun mahallin mülkî idare amiri tarafından belirlenmesi, b) Seçilme yeterliğini kaybetmesi, c) Görevini sürdürmesine engel bir hastalık veya engellilik durumunun yetkili sağlık kuruluşu raporuyla belgelenmesi, d) Meclisin feshine neden olan eylem ve işlemlere katılması, hâllerinden birinin meydana gelmesi durumunda İçişleri Bakanlığı’nın başvurusu üzerine Danıştay kararıyla başkanlık sıfatı sona erer.
Peki, “seçilme yeterliliğinin kaybedilmesi” ne demek ya da bir belediye başkanının seçilme yeterliliği nedir? diye soracak olursak, işte o da milletvekili seçilme kriterlerinde düzenleniyor. Bir milletvekili hangi kriterle seçiliyorsa, o kriterler belediye başkanı seçimi için de geçerli…
Ekrem İmamoğlu’nu ilgilendiren yasanın 11. maddesinin “e” bendi diyor ki, “Taksirli suçlar hariç, toplam bir yıl veya daha fazla hapis veya süresi ne olursa olsun ağır hapis cezasına hüküm giymiş olanlar, affa uğramış olsalar bile; basit ve nitelikli zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlar ile istimal ve istihlak kaçakçılığı dışında kalan kaçakçılık suçları, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma veya Devlet sırlarını açığa vurma suçlarından biriyle mahkûm olanlar, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitabının, birinci babında yazılı suçlardan veya bu suçların işlenmesini aleni olarak tahrik etme suçundan mahkûm olanlar, Terör eylemlerinden mahkûm olanlar, Türk Ceza Kanununun 536’ncı maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında yazılı eylemlerle aynı Kanunun 537’nci maddesinin birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarında yazılı eylemleri siyasi ve ideolojik amaçlarla işlemekten mahkûm olanlar…”
Sürecin hassasiyeti nedeniyle; İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığına aday gösterilmesini küçük bir ihtimal olarak gördüğümü ifade etmeliyim…
- YSK'nın bu kararı olmadı…2 yıl önce
- Partiler üstü bir mesele: Sığınmacılar2 yıl önce
- Yurt dışı oylar referans mı?2 yıl önce
- Kilitli sandığın maymuncuğu sığınmacılarda...2 yıl önce
- Sıkışan siyaset ve halkın adaleti2 yıl önce
- 19 Mayıs'tan çıkarılması gereken dersler2 yıl önce
- Mesele alınan mesajı vatandaşa geçirmekte2 yıl önce
- Yeni sloganlar maçı çevirir mi?2 yıl önce
- Küskün seçmen ve sandığa gitmeme tehlikesi!2 yıl önce
- Seçmenin kaygısı ve ikinci tur2 yıl önce