Mikrobölgeleme etütlü inşaat yapılacak!..
Deprem bölgesinde enkaz kaldırma çalışmaları ile birlikte yeni yapılacak deprem konutlarının niteliği, depreme dayanıklılığı, kent merkezlerinin zemini güçlü rezerv alanlara taşınması, zemin etütlerinin yapılması, mikrobölgeleme çalışması, jeofizik ve jeolojik etütler, özellikli kamu yapılarında deprem izolatörlerinin zorunlu kılınması, deprem konutlarının ne kadar sürede hazır olacağı, binalarla birlikte yıkıma uğrayan şehir altyapılarının yenilenmesi, kent sakinlerinin kente geri dönüşleri… gibi konular bundan sonra en çok konuşacağımız başlıkları oluşturuyor.
Artık yaraları sarma, insanımızı ve kentlerimizi hep birlikte ayağa kaldırma zamanı…
Bu alanda büyük sorumluluk üstlenen ve bugüne kadar üstlendiği işlerden alnının akıyla çıkan TOKİ’nin en yetkili ismine sorularımı yönelttim.
Depremin ilk anından itibaren yetkililerle birlikte sahada olan TOKİ Başkanı Ömer Bulut, uzun bir süre daha arazide çalışacak.
Depremin büyüklüğü ve diğer binalara oluşturduğu hasar göz önüne alındığında bunun önemli olduğunu düşünüyorum.
TOKİ Başkanı Bulut, İdare’ye ait 27 bin konutu bulunan Gaziantep’te dolaşırken, vatandaşların evlerine girmeye çekindiklerini ancak inşaatlarında kullandıkları sistemi anlatınca ikna olduklarını anlattı.
Prof. Dr. Naci Görür’ün haklı uyarısıyla en önemli konuyu, TOKİ’nin bu bölgelere inşa edeceği konut arazilerinde mikrobölgeleme çalışması yapılıp yapılmadığını sorarak röportajıma başladım.
Mikrobölgeleme Etütleri; mevcut veya yeni açılacak yerleşim alanlarındaki zemin açısından tüm tehlikeleri belirlemek, yerel zemin ve tehlike koşullarının yansıtıldığı haritaların üretilmesi amacıyla arazinin zemin yapısı ile ilgili jeolojik, jeofizik ve jeoteknik açıdan modellemesi ile ilgili her türlü araştırma, analiz ve sentezleri içerir.
Merak edenler için söyleyeyim; jet-grout; yüksek basınç altında çimento-su karışımının zemine enjeksiyonu ile yüksek dayanıklı kolon oluşturularak yapılan bir zemin iyileştirme tekniğidir. Bu yöntem özellikle düşük mukavemetli veya sıvılaşabilen zeminlerde, zeminin mukavemetini artırıcı bir yöntem olup hem yük taşıyıcılığı hem de zemini iyileştirici niteliği vardır.
Fore kazıklı sistemelerde yapı yükünün temel altındaki yumuşak zeminden daha mukavemetli (dayanımlı) zemin tabakasına aktarılması amaçlanmaktadır.
Ayrıca felaketlerin yol açtığı başka kayıplar göz önünde bulundurulduğunda kesinlikle uygulanması gereken inşaat tekniklerinden söz ediyoruz.
Depreme dayanıklı yapılar oluşturmak herkesin birinci önceliği olmalı. Yasalar ve yönetmelikler bunu söylüyor. İkincisi zeminle birlikte yapıların zemine uygun ve mühendislik açısından doğru dizayn edilmesi gerekiyor.
TOKİ Başkanı Bulut’la her detayı konuştuk çünkü detaylar hayati derecede önemli. Binalar ilgili yönetmelikte öngörülen yüklere göre bir mühendislik hesabıyla inşa edilir. Deprem esnasında, hem basınç hem çekme yükleri denilen durumla karşılaşırız.
Bu nedenle bu yüke dayanacak beton ve çelik kalitesinin oranını da sordum. Başkan Bulut, şunları söyledi:
Beton kalitesi konusu hayati derecede önemli olduğu için Başkan Bulut’tan bunu biraz daha detaylandırmasını istedim ve beton imal sürecinin nasıl olması gerektiğin sordum. Yanıtları şöyle:
Şunu anlıyoruz ki; kürlenme işlemi ile beton döküm ve yerleştirme süreci düzgün yapılmayan inşaatlarda gereken beton dayanıklılığı sağlanmamış oluyor.
Yeri gelmişken, betonların da teknik kategorisine olduğunu vurgulayalım...
Resmi binalarda ve özel mimari gerektiren yüksek katlı yapılarda durum biraz daha farklı. Bu tür özel yapılarda gerekmesi halinde çelik konstrüksiyon ve/veya beton dayanımı olarak çok daha yüksek taşıma kapasitesi olan C-50 tipi beton kullanılıyor. Dediğim gibi bu özel yapılar için geçerli.
Başkan Bulut yıkılan illerimizdeki yeni konut inşa süreçlerine ilişkin şu bilgileri verdi:
"Bizzat sahada bulunan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum'un yönetiminde Bakanlığımızın ilgili tüm genel müdürlükleri ile çalışmalarımızı mahallinde yürütüyoruz. TOKİ’nin inşa edeceği yeni deprem konutları için mikrobölgeleme çalışmaları başladı; rezerv alanlar bulundu. Zeminle ilgili jeolojik, jeofizik ve jeoteknik çalışmalar kapsamında sondaj ve diğer ölçümler gibi gerekli tüm saha çalışmaları yapılıyor ayrıca saha verilerinden elde edilen numuneler üzerinde laboratuvar çalışmaları yürütülüyor."
Tünel kalıp tekniği inşaat sektöründe sıklıkla uygulanıyor. TOKİ, düşük katlı yapılarda bunu özellikle tercih ediyor. Tünel kalıp tekniği ile inşa edilen bina daha rijit olup depreme daha dayanıklıdır.
Depreme dayanıklı yapılar ve kentler kurulması, zemin-yapı uyumu çok ama çok önemli… Bu konuyu konuşmaya ve yazmaya devam edeceğiz… Çünkü insan hayatı her şeyden kıymetli…
- YSK'nın bu kararı olmadı…2 yıl önce
- Partiler üstü bir mesele: Sığınmacılar2 yıl önce
- Yurt dışı oylar referans mı?2 yıl önce
- Kilitli sandığın maymuncuğu sığınmacılarda...2 yıl önce
- Sıkışan siyaset ve halkın adaleti2 yıl önce
- 19 Mayıs'tan çıkarılması gereken dersler2 yıl önce
- Mesele alınan mesajı vatandaşa geçirmekte2 yıl önce
- Yeni sloganlar maçı çevirir mi?2 yıl önce
- Küskün seçmen ve sandığa gitmeme tehlikesi!2 yıl önce
- Seçmenin kaygısı ve ikinci tur2 yıl önce