Ortak liste liderlere kaldı!
Milletvekili aday listelerinin Yüksek Seçim Kurulu’na teslim edilmesine iki gün kala, ittifakların ortak listeler yapması konusunda, sütre gerisinde baş döndürücü bir trafik yaşanıyor.
Teknik ekipler çalışmalarını tamamlarken, artık liderlerin karar vereceği bir noktaya gelindi. Millet İttifakı’nda, CHP ve İYİ Parti, 15 ilde ortak liste yapma konusunda uzlaşırken, CHP ile ittifaka üye dört partinin uzlaşması, sadece seçilebilecek yerlere konulacak milletvekili sayısının belirlenmesine kaldı.
Top artık liderlerde…
Şunun altını bir kez daha çizmem gerekir; Millet İttifakı içinde DEVA-Saadet ve Gelecek’ten oluşan 3 partinin ittifak yapması, altı partinin tek çatı altında bir araya gelmesinden daha zor.
Çünkü en büyük problemler aile içinde, kardeşler arasında çıkıyor. Dargınlık, küskünlük oldu mu, tamir etmek çok zor. Bu partiler, birbirinin alternatifi.
Ayrıca, Türk siyasi hayatına yeni girmiş olan DEVA ve Gelecek partileri bundan sonra da varlıklarını güçlü şekilde sürdürmek isteyeceklerdir. Bu, son seçim olmayacak.
Bir yıl sonra belediye seçimleri var. 14 Mayıs’tan sonraki 5 yıllık süreçte; sandık kurullarına üye verme, Hazine yardımına hak kazanılması ve önlerinde ittifak protokolü gibi kaideler duruyor.
İttifakların durumunu ve müzakerelerini, “at pazarlığı” gibi görmemek gerekir. Her canlı organizma gibi siyasi partiler de yaşamlarını sürdürmek, seçmeni ve tabanı memnun etmek ister.
Bu anlamda her iki ittifakta da partilerin bir araya gelmiş olmasını yüksek temsiliyet oranı ve Türk demokrasisi açısından kıymetli buluyorum.
Zaman zaman sorunlar çıksa da genel başkanlar bir araya gelip konuşuyorlar, telefonla görüşüp mekik diplomasisi yürütüyorlar.
CHP listelerinden aday çıkaracak dört partinin 5 ila 7 arasında oy potansiyeli bulunduğu, bir sinerji yakalanırsa bunun 7-8’i bulacağı ifade ediliyor. Ortak liste ile 30-40 milletvekili çıkarılması söz konusu.
Diyorlar ki, “CHP bu partilere şu kadar milletvekili verecek. Fazlasını vermek istemiyor.”
Bu mantık örgüsü yanlış, çünkü CHP ile ittifak halinde çıkarılacak milletvekilleri yeni sistemin bonusu. Daha açık ifadeyle CHP, “Şu kadar kendi milletvekilimden feragat edip, şu partilere verdim” diyemez. Doğru adaylar ve doğru listeler yapılırsa bu üç parti, sisteme cebindeki 40 vekille giriyor demektir.
Toplam sayı 50-60 olursa ancak o zaman CHP’nin 20 vekilini bu partilere verdiği değerlendirmesi yapılabilir…
Sandık ittifakıyla yakalanacak sinerji ve kazanımlar, şu anda yapılan fedakarlıklardan çok daha fazla.
Cumhur İttifakı partileri ortak liste yapmadıklarında kazanılacak milletvekili sayısı da katlamalı olarak artıyor.
Masada yer alan partiler, matematiği, mantığı şüphesiz ki işletecekler ancak vicdani hassasiyetleri de gözetecekler.
Her şeye rağmen, uzun süredir rüzgârda, tufanda kalan bu partiler, masadan ayrılmadılar, kopmadılar. Ayrıca 50 artı 1 mottosu bulunan bu sistemde yüzde 1’in büyük önemi var. Her şey 1'e bakıyor. Seçim hukukunda bir, çok önemli.
İttifak görüşmelerinde üç kural gözetiliyor. İlk olarak seçilmesi garanti olan yerlere diğer partilerin adayları yerleştirilecek. İkincisi, partinin potansiyeli olan yerlerde listenin ortalarına adayları koyup, ittirmek ve bu güç birliği ile daha fazla milletvekili çıkarmayı zorlamak. Üçüncüsü de seçilmesi çok zor olan yerlere adayları yerleştirmek. Garanti olan yerler Ankara, İstanbul, İzmir ve diğer büyükşehirler olarak görülüyor.
CHP ile İYİ Parti arasındaki sandık işbirliğinde 15 ilde uzlaşma sağlandı. İYİ Parti, CHP listelerinden aday çıkarmayı, tek çatı formülünü kabul etmedi. Bu yapılabilseydi milletvekili sayısı açısından Millet İttifakı, ciddi potansiyele sahip olacaktı. İYİ Parti, masadan kalkıp geri dönme olayından sonra eski günlerine geri dönüş yapmak istiyor. İYİ Parti, 35-40 günde ivmeyi yakalayıp giden oyları geri döndürebileceğini düşünüyor; aynı zamanda potansiyelini görüp kendisini test etmek istiyor. Şu anda zirvedeki günlerinde olmadığı da bir gerçek…
Cumhur İttifakı’nda listelerin verilmesine iki gün kala MHP aday listelerini açıkladı. Normal şartlarda listeler için süre Pazar günü saat 17.00’de doluyor.
MHP’nin kendi listeleriyle ve amblemiyle seçime girme konusunda keskin bir tavır sergilediğini söylemek yanlış olmaz.
Listeyi yetiştirememe durumu söz konusu olabiliyor. İki gün seçim hukukunda çok kıymetli. Kitabın dışında da partilerin kullandığı bazı yöntemler var. Örneğin; A Partisi, Pazar günü saat 16.00’da yetkili genel başkan yardımcısı; ıslak imzalı listeyle yola çıkıp, saat 17.00’den önce YSK’dan sıra numarası alarak, elinde mühür, imza yetkisi ve laptop ile YKS’da beklerken dahi değişiklik yapılabiliyor.
Saat 17.00’de süresi biten liste çoğu zaman gece 24.00’e kadar verilebiliyor. Çünkü YSK’da partilerin liste inceleme sırasının gelmesi uzun sürüyor. Hakim, listeyi alıp inceledikten sonra kabul ediyor. İkili liste yapılması da diğer bir formül.
- YSK'nın bu kararı olmadı…2 yıl önce
- Partiler üstü bir mesele: Sığınmacılar2 yıl önce
- Kilitli sandığın maymuncuğu sığınmacılarda...2 yıl önce
- Yurt dışı oylar referans mı?2 yıl önce
- Sıkışan siyaset ve halkın adaleti2 yıl önce
- 19 Mayıs'tan çıkarılması gereken dersler2 yıl önce
- Mesele alınan mesajı vatandaşa geçirmekte2 yıl önce
- Yeni sloganlar maçı çevirir mi?2 yıl önce
- Küskün seçmen ve sandığa gitmeme tehlikesi!2 yıl önce
- Seçmenin kaygısı ve ikinci tur2 yıl önce