Dante ortasında da ben neresindeyim ömrümün?
"Ruhlarımız yirmi yaşında ne olabileceklerini belli eder, bütün yetkilerini gösterir. Bu yaşa kadar kudretini belli etmemiş bir ruhun ondan sonra belli ettiği pek görülmemiştir." Fransız yazar Montaigne'in 1500'lü yılların ikinci yarısında yazdığı bu satırlara göre ben ölmüşüm de ağlayanım yok! Bugün hayatımın 38'inci basamağından aşağıya 20'li basmaklara dönüp baktığımda -doğruyu söylemek gerekirse- koca bir hiç görüyorum.
'Hiç'ten kastım hiçbir şey yapmamış olmam değil! O günlerde çok şey yaptığımı düşünüyordum; 20'li basmakları tırmanmanın beni ne kadar yorduğunu şimdi bile tüm vücudumda hissedebiliyorum ama doğrusu şu anda olduğum noktadan oraya baktığımda aslında koca bir 'hiç'le boğuştuğumu görüyorum... Anlatmaya çalıştığım da bu işte! Bütün yaptığım üniversite sonrası bir işte dikiş tutturmaya çalışmak ve bıkmadan usanmadan birilerine âşık olup durmaktı...
BABAM VE BEN VE KORKULARIM
20'li yaşlarının başında evlenen ve bütün o basamakları 3 çocuğunun yükü omuzlarında çıkan babamla kendimi kıyasladığımda daha da zavallı bir duruma düştüğümü görüyorum bu 'hiç'lik meselesinde...
Şimdi bulunduğum yerden aşağıya baktığımda gördüklerim için üzülmüyorum desem yalan olur ama beni bundan daha çok üzen ve hatta korkutan 39'uncu basamakta beni neyin beklediği hakkında en küçük bir fikrimin olmaması! 39'uncu, 40'ıncı, 41'inci ve daha sonraki basamaklara çıkmak istediğimden bile emin değilim. Montaigne bir denemesinde "Ben, hayattan vakitsiz ayrıldı diye ayıplanacak bir yaşta değilim" diyen 48 yaşındaki Katon'un ya da "Yaş 35, Dante gibi ortasındayız ömrün" hükümünü veren Cahit Sıtkı'nın aksine ben, ne bir şeyin sonunda ne de ortasında hissediyorum kendimi; 38'imde daha her şeyin başında gibiyim...
21. YÜZYILDA YAŞLARIN DURUMU
"... Gençler hazırlanma, öğrenme ve oyalanma yıllarını pek uzatmamalıdır" satırlarını okuyup, 38'inci basamağın ortasında kocaman bir boşlukta, boş gözlerle etrafa bakıp öylece sallanırken Clark Üniversitesi'nden psikoloji profesörü Jeffrey Jensen Arnett tuttu elimden... 21'inci yüzyılla birlikte insanların yetişkinliğe geçiş çağlarının da değiştiğini belirten Arnett, artık 20'li yaşların yetişkinliğe geçiş için çok erken yaşlar olduğunu söylüyor. Bugünlerde 20'li yaşlarını yaşayanların ergenlikle yetişkinlik arasında bir yerlerde durduğunu anlatan profesöre göre günümüzde 60'lar 50'lere, 50'ler 40'lara, 40'lar 30'lara tekabül ediyor! Kadınlar daha genç görünmek için uğraşırken (bkz. Ajda Pekkan. Nebahat Çehre) erkekler baba olmak için pek de acele etmiyor (bkz. Haluk Bilginer).
DAHA GENÇLİĞİMİN BAHARINDAYIM
Son yıllarda 'orta yaş krizi'yle ilgili kitapların yerini 'ilk çeyrek yaş' krizi kitaplarının aldığını belirten Kent Üniversitesi'nden Frank Furedi, 'olgunluk ve yetişkinlik' meselesine bakışın artık çok değiştiğini söyleyerek "I'm still haven't found what i'm looking for" diye türkü çığırarak ortalarda gezen benim yüreğime su serpiyor. Benim yaşımdayken kendi işini kurmuş, 3 çocuk okutan yetişkin bir adam olan babam bir daha hâlâ bir yuva kuramadığım için bana sitem ederse profesör Jeffrey Jensen Arnett'i aracı yapacağım; benim daha büyümediğimi, gençliğimin baharında olduğumu ona anlatması için...