Ağlattın beni Pucca!
Pucca'nın Hürriyet Pazar'da yazdığı "Annesiz Kızlar" adlı yazıyı Çeşme'den dönüşü havaalanında okudum. O zamana kadar hayat nasıl güzel... Arkadaşlarımla bol kahkahalı bir tatil yapmışım... Koşa koşa İstanbul'daki Onur Yürüyüşü'ne yetişme heyecanım var... Yazıda yıllardır yüzünü görmediği annesinden aldığı bir telefon ve sonrasında gelişen hikâyeleri anlatmış Pucca. Valla havaalanında yazıyı okurken gırtlağıma bir şey oturdu, gün boyu o kadar şey yaşamama rağmen o boğazımı tıkayan şeyi oradan çıkartmak mümkün olmadı. Tüm çocukluğum aynı margarin reklamlarındaki gibi mutlu bir aile tablosu içinde geçtiği için diğer türlüsünü hayal etmek bile yıprattı beni. Hazırlıksız yakalandım sonuçta... Sürekli "Yine ne yazmış deli kız, okuyayım da güleyim" diye sayfasını gazetede bulurken, sağ gösterip sol vurdu bu sefer! Bir de insan gündelik hayatında takip ettiği, sevdiği, günümüz değimiyle "elektrik aldığı" birinin hikâyesini öğrenirken 10 kat perişan oluyor. Tabii ki bu gibi durumlarda o mutlu aile tablosunu kalan kardeşler ya da anne-baba ikilisinin sadece biriyle tamamlayabiliyor insan ama yılları böyle geçirirken giden tarafın bir anda geri dönmesi mekanik işleyişte sorun çıkarabiliyor. Pucca yazısında anlattığı üzere adını bile direkt hatırlayamadığı annesiyle konuşmasını ve sonra onunla yeniden karşılaşmasını bir insanlık dersi verircesine anlatmış. Yazıyı okurken Pucca'ya onlarca kez helal olsun dedim, bir kere de köşemde belirtmek istedim. Kitaplarında anlattığı diğerlerine rahat gelebilecek ilişki türlerini yazarken gösterdiği cesaretten çok daha fazlası varmış onda meğer. İnanıyorum ki bu hikâye Pucca gibi olmaya çalışan birçok genç kıza yol arkadaşı olacak.
Kedili Ev
Çeşme'de bu haftaki keşfim Alaçatı çarşının tam ortasında bulunan ve çevredeki her şeye yakınlığıyla kalbimi kazanan Kedili Ev oldu. Zaten benim gibi kedi manyağı birinin gidip burada kalmaması olmaz. Kediden korkanlar hemen yanış anlamasın, her yerinden kedi fışkıran bir yer değil burası, sadece kedi motifleriyle süslenmiş ve hayvan dostu mekânlardan. Çok da ilginç bir hikâyesi var; Osmanlı zamanında insanlar yeni yaptıkları boş evin içine bir kedi salar ve kedi nerede uyursa yataklarını oraya kurarlarmış. Malumunuz kedi kadar konforuna düşkün bir başka hayvan yok! Bu yüzden de Alaçatı Cami'nin tam karşısındaki eski bir Rum evinden yapılan bu küçük otelin avlusu sürekli esiyor ve sizi bunaltmıyor. Girişteki koca buzdolabından suyunuzu soğuk içeceğinizi alabileceğiniz, ev ortamını koruyan bir otel yapılmış. Odanızda bir güzel hazırlanıp dışarı çıkmak üzere kapınızı bir açıyorsunuz sanki anneniz gelip mutfakta size bir şeyler hazırlamaya başlamış gibi mis gibi ev yemeği kokularıyla karşılaşıyorsunuz. Öyle menü sistemi de yok, şansınıza ne pişerse. Ama sürekli leziz zeytinyağlıların garantisini verebilirim, meze lezzeti sabit...
ONUR YÜRÜYÜŞÜ
Pazar günü İstiklal Caddesi'nde LGBT Onur Yürüyüşü vardı. Yurtdışındaki onur yürüyüşlerine çok benzemiyor tabii bizimkiler. Orada eğlence oranı çok yüksekken bizde önce farkındalık önemli. Eşcinselliğin bir tercih değil yönelim olduğuna, konunun normal-anormal çerçevesi altında incelenmesinin saçma olduğuna dair aydınlanma için yapılıyor diyebiliriz. Bu sene yürüyüş tarihi Gezi Direnişi'nin üzerine gelince, her zamankinden daha kalabalık, daha coşkulu ve her zamankinden daha anlayışlı bir yürüyüş ekibi oluşturuldu. Eşcinselliğin bir hastalık olmadığını ama eşcinsellere hasta gözüyle bakmanın ırkçılıkla eşdeğer olduğunun altı çizildi o gün. Her cinsten birey kol kola, Ajda'dan "Hür doğdum hür yaşarım, sana ne sana ne" diye şarkı söyleyerek yürüdü İstiklal Caddesi'nde. Bu şarkılar yükselip ırkçı beyinlerin içine girmiştir sanırım.
- Latin aromalı Madonna5 yıl önce
- Bakarsın umduğundan iyi geçer yaz5 yıl önce
- Devler liginin kuralları başka5 yıl önce
- Alis mi Enis mi?5 yıl önce
- Beyler, yeni sezona hazır mısınız?5 yıl önce
- Lady Gaga'ya Oscar'ı da verin bitsin!5 yıl önce
- "Biz nasıl sevgili bulacağız?"5 yıl önce
- Gülşen'in küllenmeyen ateşi5 yıl önce
- Nerede bu 'Popstar'lar?5 yıl önce
- Ne yaptınız doktor bey?5 yıl önce