Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

BM Medeniyetler İttifakı 7. Küresel Forumu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de başladı.

Forum açılışına Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve eşi Mehriban Aliyeva ile birlikte katıldı. Forum açılışında BM Medeniyetler İttifakı Yüksek Temsilcisi Nasser Abdulaziz Al Nasser, Malta Cumhurbaşkanı Marie Louise Coleiro Preca, Belarus Parlamento Başkanı Mihail Myasnikoviç, Kazakistan Parlamento Başkanı Kasım-Jomart Tokayev ve diğer üst düzey yetkililer de yer aldı.

Forum kapsamında 3 gün içerisinde yaklaşık 30 oturum yapılacak. Forum sonunda Bakü Beyannamesi kabul edilecek.

Cumhurbaşkanı'nın forumda gerçekleştirdiği konuşmasından satır başları:

Bugün 140'ı aşkın ülke medeniyetler ittifakı projemize destek veriyor.

İttifakın kuruluş amacını teşkil eden amaçlardan oldukça uzağız. İnsanları kültürleri, kökenleri ve anlayış bağlamında ayrışitıran akımlardan kurtulmayı başaramadık. Şiddet ortmaını doğuran çatışmalara, haksızlıklara çare bulamadık. Şiddeti doğuran nednelerle mücadelede en etkin silahlardan birinni karşılıklı anlayış olduğunu kabu lettiremedik. Kutuplaşma yerine uzlaşma kültürünü ikame etmemiz konusunda ortak bir anlayış oluşturamadık. Kültürel ve dini farklılıkların tehdit değil zenginlik olarak görüldüğü toplumsal anlayışı yaygınlaştıramadık.

21. yüzyılın liderleri olarak bu tehlikeli gidişata son vermek zorundayız. 

Bugün 60 milyon insanın bombalar yüzünden evlerini terk etmek zorunda kaldığı bir dünyada yaşıyoruz. Bu insanların çıktıkları umut yolculuğu denizlerin karanlık sularında sonlanıyor. Diğerleri şüpheyle yaklaşımların ve ötekileştirmelerin sorunlarını yaşıyorlar.

Terör şebekeleri binlerce yıllık kültürleri yok ediyor, batı ülkelerinde yabancı düşmanları ve İslamafobi yayılıyor.

Terör örgütlerinin ve terörün dini, kökeni, bölgesi yoktur. 

İslam kelime itibariyle manası barış olan bir dindir. Böyle bir din teröre müsade edermi? bizim dinimizde terörün yeri yoktur. İslam adına çıkan örgütler başta da DAEŞ'in İslam'da yeri yoktur. Bunlar islam'ın kendisine düşmandır. Ölenin de öldürenin de Allah-u Ekber dediği bir anlayış olabilir mi? Hiçbir medeniyet bu tehdidin dışında değildir. Terör örgütleri kurmaya çalıştığımız ortak idealin en büyük hasmıdır. 

Üç başlık bizim için çok önemlidir; bunun birincisi mezhepçiliktir. İki, ırkçılık çok ciddi bir tehdit olarak teröre zemin oluşturuyor. Üçüncüsü de terördür. Teröre karşı mücadele akıllara ve kalplere hitap ederek kazanılabilir. Farklı olana korkuyu yenebildiğimiz gün teöre kaşrı mücadeleyi kazanabiliriz.

Eğer bu mezhepçiliğe karşı ortak mücadeleyi veremezsek barışı temin edemeyiz. Irkçılığa karşı bu ortak mücadeleyi veremezsek terörle mücadele edemeyiz. Biz 'şu ırktan, bu ırktan' diye insanlara bakamayız. 'Şu siyahtır, şu beyaz ırktandır' diye insanları birbirinden ayıramayız. Biz karşımızdaki tüm ırkların mensuplarına insan olarak bakmak ve insan olarak hepsini sevmek zorundayız. İşte dünyada barışın temelini bu oluşturmaktadır.

Suriye'de, Irak'ta, Nijerya'da, Fransa'da, Pakistan'da, Türkiye'de, Belçika'da, İspanya'da, bütün bu ülkelerdeki patlayan bombalar ardı ardına gerçekleşirken yaşadığımız acıyı ortak bir duruşa, söyleme ve eyleme dönüştürmedik. Şiddet ortamını doğuran siyasi çatışmalara, haksızlıklara ve eşitsizliklere çare bulamadık.

Teröre karşı küresel ittifakı sağlamak zorundayız. Eğer bunu sağlayamazsak barışı temin edemeyiz. Şu anda ülkem terör ile mücadelede çok ciddi sorun yaşamaktadır. 35 yıldır terör ile mücadele ediyoruz, 40 bini aşkın insanımız öldü. yanı başımızda terörle başlayan süreç iç savaşa dönüştü, ölenlerin sayısı 500 bini aştı. orada artık bireysel bir terör değil devlet terörü esmektedir. İnsanları varil bombaları, toplarla, tanklarla öldüren bir terörist var. Bunları kırmızı halılar ile karşılayanlar sorumlu dğeil mi? Teröre karşı mücadele vereceksek samimi olmalıyız. Silah yardımı yapanlar, parasal yardım yapanlar sorumlu değil mi? medeniyetler ittifakını kurarken Türkiye olarak bir bu anlayış içinde olduk çünkü biz o yavruların denizlerde ölerek sahile vurmalarını görmek istemiyoruz. Aylan bebek kumsala vurdupğu zaman insanlık ne yapıyruz demeye başladı peki ozaman kadar nerdeydiniz? Altı yıldır Suriye'de bu nisanlar ölyüro, Ege'de Akdeniz'de denizden topladığımız insanların sayısı 100 bine ulaştı. Şu anda Suriye ve ırak'tan olmak üzere 3 milyon mülteci ülkemizde. şimdi dostlar gelip teşekkür ediyor, harcamalarımız 10 milyar doları aştı, belediyeler ve STK'lar dahil olursa 15-20 milyar doalra ulaşmış vaziyetteyiz. Kapmlarda 280 bin kişi yaşıyor, şehirlere dağılmış olanlar ile birlikte 3 milyon insanı misafir ediyoruz. Kapılarımızı yine de kapatmıyoruz, bombalardan kaçıp gelenleri misafir etmeye devam edeceğiz. 

Bugün açlışını yaptığmız küresel forumu, toplumlara bir arada yaşama çabasıyla gerçekleştiriyoruz.

İttifakın sağladığı başarıya rağmen şu gerçeği de hep birlikte kabul etmek durumundayız. Uluslararası toplum olarak ittifakın kuruluş amacını teşkil eden hedeflere ulaşmaktan halen çok uzağız. Bizi Medeniyetler İttifakı'nı kurmaya iten kemikleşmiş önyargıları, insanları, inançları, kökleri ve kültürleri temelinde ayrıştıran anlayışı maalesef halen aşamadık. Radikal akımlarla ve bu akımların beslediği terörle mücadelede bizlerden beklenen ortak ve kararlı mücadeleyi yeteri kadar sergileyemedik. 

Foruma katılan dini ve siyasi liderler, kanaat önderleri olarak dünya kamuoyuna ittifakın kuruluş amacını teşkil eden karşılıklı anlayış, barış ve bir arada yaşama hedefinin mümkün olduğu mesajını vermeliyiz. 

Medeniyetler İttifakı girişiminin faaliyetlerini devam ettirmesi çin gereken siyasi ve mali desteğin süreceğini hep birlikte beyan etmeliyiz.