Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
HABERTURK.COM

Şubat ayı için yıllık bazda enflasyon çift haneye çıktı. Böylece Tüketici Fiyatları Enflasyonu 2012 yılının nisan ayından bu yana ilk kez çift haneyi görmüş oldu. 58 ay sonra ilk kez çift haneye çıkan TÜFE'de tarım fiyatlarındaki artış (özellikle sebze ve meyve) en önemli tetikleyici oldu. Otomobil fiyatlarında geçen yıldan ertelenmiş fiyat artışları, artan dolar kurunun da etkisiyle şubat ayında sıfır otomobil fiyatlarına yansıdı. Otomobilde ortalama fiyat artışı şubat ayında yüzde 5'in biraz üzerinde gerçekleşti.

Türkiye İstatistik Kurumu, Şubat ayı enflasyon verilerini açıkladı. Buna göre TÜFE Şubat'ta 0,81 olarak gerçekleşti. Yıllık ise 10,13 olarak gerçekleşti.

TÜFE’de 2017 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre %0,81, bir önceki yılın Aralık ayına göre %3,29, bir önceki yılın aynı ayına göre %10,13 ve on iki aylık ortalamalara göre %7,88 artış gerçekleşti.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL'A GÖRE ENFLASYON ARTIŞININ NEDENLERİ

Maliye Bakanı Naci Ağbal, Şubat ayı enflasyon rakamlarına ilişkin, "2017 yılının ilk aylarında enflasyon bir miktar yukarıya gidecek. Bunda tabi ki baz etkisi var. Geçen seneyle karşılaştırdığımızda o döneme ilişkin fiyat gelişmelerinin etkisi de var. Özellikle kurdan gelen, kura bağlı olarak oluşan maliyet baskıları var. Yine ithalat fiyatlarındaki değişimin etkileri var." dedi.

Ağbal, Eskişehir Valiliğini ziyareti sırasında gazetecilere yaptığı açıklamada "Biliyoruz ki 2017 yılının ilk aylarında enflasyon bir miktar yukarıya gidecek" dedi ve şöyle devam etti:

"Bunda tabi ki baz etkisi var. Geçen seneyle karşılaştırdığımızda o döneme ilişkin fiyat gelişmelerinin etkisi de var. Özellikle kurdan gelen, kura bağlı olarak oluşan maliyet baskıları var. Yine ithalat fiyatlarındaki değişimin etkileri var. İnşallah ikinci çeyrekten itibaren yavaş yavaş baz etkisi kaybolmaya başlayacak. Yine kurun fiyat değişimlerindeki etkisi yavaş yavaş kaybolmaya başlayacak. Merkez Bankasının yıl sonu itibarıyla enflasyon için ortaya koyduğu bir tahmin var, yüzde 8. İnşallah enflasyon o trend içinde gidecek."

Ağbal, enflasyonun yukarıya gitmesinin hiçbir şekilde arzu ettikleri bir durum olmadığını vurgulayarak, "Önümüzdeki dönem para politikasında Merkez Bankamızın yapacağı çalışmalar çerçevesinde, bir taraftan hükümet olarak, özellikle gıda fiyatlarıyla ilgili Gıda Komitemizin yapacağı çalışmalar çerçevesinde fiyatlar aşağıya doğru gelecek. 16 Nisan'dan sonra inşallah Türkiye'de siyasi ve ekonomik istikrar net ve kalıcı bir şekilde ortaya çıkacak. Üretim, yatırım, istihdam ve ihracat artacak, enflasyon da inşallah bu dönemde aşağıya gelecek. 2017 yılı Türkiye'nin istikrarına, büyümesine ve kalkınmasına öncülük eden bir dönem olacak." değerlendirmesinde bulundu.

EN YÜKSEK ARTIŞ ULAŞTIRMADA

Ana harcama grupları itibariyle 2017 yılı Şubat ayında endekste yer alan gruplardan sağlıkta %2,17, çeşitli mal ve hizmetlerde %1,38, konutta %1,18 ve eğlence ve kültürde %0,89 artış gerçekleşti.

"MERKEZ BANKASI ENFLASYONU NEDEN GÖSTERİP FAİZ ARTTIRABİLİR"

JP Morgan, Merkez Bankası'nın enflasyondaki artışa öne sürerek faiz artırımına gidebileceğini söyledi.

Merkez'in üst bantta ve geç likidite faizinde 100 baz puanlık artırım yapabileceğini söyleyen JPMorgan ekonomisti Yarkın Cebeci, “Enflasyon Şubat ayında yine yukarı yönlü sürpriz yaparak, TCMB'nin enflasyon beklentilerini karşılamak ve kur istikrarını korumak için daha fazla politika sıkılaştırmasına gitmesi gerektiği yönündeki görüşümüzü güçlendirdi” dedi.

“Bankanın üst bant ve geç likidite penceresini (GLP) 100 bp artırmasını bekliyoruz” denen raporda, Merkez Bankası'nın çekirdek enflasyondaki güçlenmeyi daha ılımlı bir faiz artırımı için bir “neden” olarak öne sürebileceği ve haftalık repo faizlerinde 50 baz puanlık artırımında ihtimal dahilinde olduğu belirtildi.

Cebeci tarafınfan kaleme alınan raporda, önceki aylarda açıklanan enflasyon verileri esas olarak yüksek gıda fiyatlarına dayandırılabilecekken, Şubat ayında çekirdek enflasyonun yükseldiğine dikkat çekildi.

Çekirdek enflasyonun yüzde 0,9 seviyesinde gelerek yüzde 0,1'lik piyasa beklentisini ve yüzde 0,3'lük JP Morgan tahminini aşmasının esas olarak kur geçişkenliğini işaret ettiği belirtildi. Bununla birlikte söz konusu durumun yurt içi talebin piyasa katılımcılarının varsaydığından daha güçlü olabileceği ifade edildi.

JP Morgan raporunda, “Yüzde 8.7'lik yıl sonu TÜFE tahminimizi koruyoruz” ifadesi yer aldı. Buna karşın artan yukarı yönlü risklere dikkat çekildi. Raporda, Fed'in Mart ayında faiz artırımına gitme ihtimalinin artması hesaba katıldığında, TCMB'nin daha fazla sıkılaştırmaya gitmesinin gerekliliğinin daha “bariz” olarak göründüğü vurgulandı.

ENFLASYON EN SON 2012 YILININ NİSAN AYINDA ÇİFT HANEYDİ (%)

Nis.1211,14
May.128,28
Haz.128,87
Tem.129,07
Ağu.128,88
Eyl.129,19
Eki.127,80
Kas.126,37
Ara.126,16
Oca.137,31
Şub.137,03
Mar.137,29
Nis.136,13
May.136,51
Haz.138,30
Tem.138,88
Ağu.138,17
Eyl.137,88
Eki.137,71
Kas.137,32
Ara.137,40
Oca.147,75
Şub.147,89
Mar.148,39
Nis.149,38
May.149,66
Haz.149,16
Tem.149,32
Ağu.149,54
Eyl.148,86
Eki.148,96
Kas.149,15
Ara.148,17
Oca.157,24
Şub.157,55
Mar.157,61
Nis.157,91
May.158,09
Haz.157,20
Tem.156,81
Ağu.157,14
Eyl.157,95
Eki.157,58
Kas.158,10
Ara.158,81
Oca.169,58
Şub.168,78
Mar.167,46
Nis.166,57
May.166,58
Haz.167,64
Tem.168,79
Ağu.168,05
Eyl.167,28
Eki.167,16
Kas.167,00
Ara.168,53
Oca.179,22
Şub.1710,13

EN YÜKSEK DÜŞÜŞ EV EŞYASINDA

Ana harcama grupları itibariyle 2017 yılı Şubat ayında endekste düşüş gösteren bir diğer grup ise %0,67 ile ev eşyası oldu.

YILLIK ENFLASYONDA ŞAMPİYON ALKOLLÜ İÇECEKLER VE TÜTÜN
Yıllık en fazla artış %21,72 ile alkollü içecekler ve tütün grubunda gerçekleşti

TÜFE’de, bir önceki yılın aynı ayına göre ulaştırma %17,96, çeşitli mal ve hizmetler %12,82, sağlık %12,53, eğitim %9,33 ile artışın yüksek olduğu diğer ana harcama gruplarıdır.

Şubat 2017 enflasyonunda meyve ve sebze fiyatlarındaki artış dikkat çekti
Şubat 2017 enflasyonunda meyve ve sebze fiyatlarındaki artış dikkat çekti

EN YÜKSEK ENFLASYON ARTIŞI KARADENİZ'DE

Aylık en yüksek artış %1,34 ile TR90 (Trabzon, Ordu, Giresun, Rize, Artvin, Gümüşhane)’de oldu.
İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması (İBBS) 2. Düzey’de bulunan 26 bölge içinde, bir önceki yılın Aralık ayına göre en yüksek artış %4,44 ile TRC1 (Gaziantep, Adıyaman, Kilis) bölgesinde, bir önceki yılın aynı ayına göre en yüksek artış %12,24 ile TR81 (Zonguldak, Karabük, Bartın) bölgesinde ve on iki aylık ortalamalara göre en yüksek artış %9,44 ile TR62 (Adana, Mersin) bölgesinde gerçekleşti.

Şubat 2017’de endekste kapsanan 414 maddeden; 40 maddenin ortalama fiyatlarında değişim olmazken, 270 maddenin ortalama fiyatlarında artış, 104 maddenin ortalama fiyatlarında ise düşüş gerçekleşti.

TÜFE 2017 ŞUBAT
En yüksek artış gösteren seçilmiş maddelerBir önceki aya göre değişim oranı (%)
Mandalina27,52
Nar23,29
Limon10,69
Salatalık10,23
Tuvalet kağıdı9,59
Kalem9,47
Portakal7,47
Tereyağı (kahvaltılık)7,24
Sabun6,74
Resim boyaları6,04
LPG dolum ücreti5,87
Kuru fasulye5,86
Otomobil (benzinli)5,71
Maden suyu ve sodası5,21
Tüp gaz5,16
Nohut5,09
Otomobil (dizel)5,02
İlaçlar4,97
Araç yedek parça ve ekipmanları4,67
Televizyon4,49

 

TÜFE ŞUBAT 2017
En az artan veya en fazla düşen seçilmiş maddelerBir önceki aya göre değişim oranı (%)
Bulaşık makinesi-3,69
Fırınlı ocaklar-3,88
Tek masa-4,30
Kanepe-5,19
Pardösü (kadın için)-5,63
Yatak çift kişilik-5,75
Oturma odası takımı-6,37
Yatak odası takımı-6,51
Kaban anorak tipi (erkek için)-8,17
Kazak (erkek için)-8,35
Sweatshirt (erkek için)-8,61
Kazak (çocuk için)-8,91
Genç odası takımı-9,26
Kaban (kadın için)-9,31
Bot (kadın için)-9,59
Umreye gidiş ücreti-11,49
Kabak-12,73
Patlıcan-18,04
Karnabahar-21,11
Domates-22,30

ÜFE REKORU HAM PETROL VE DOĞALGAZDA 

Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE),2017 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre %1,26, bir önceki yılın Aralık ayına göre %5,29, bir önceki yılın aynı ayına göre %15,36 ve on iki aylık ortalamalara göre %5,87 artış gösterdi.

Sanayinin dört sektörünün bir önceki aya göre değişimleri; madencilik ve taşocakçılığı sektöründe %2,39 artış, imalat sanayi sektöründe %1,36 artış, elektrik ve gaz sektöründe %0,68 düşüş ve su sektöründe %1,91 artış olarak gerçekleşti.

Aylık en fazla artış ham petrol ve doğal gazda gerçekleşti

Bir önceki aya göre en fazla artış; %9,68 ile ham petrol ve doğal gaz, %3,67 ile tütün ürünleri ve %3,41 ile kağıt ve kağıt ürünlerinde gerçekleşti. Buna karşılık elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme %0,68 ile bir ay önceye göre endekslerin düştüğü tek alt sektör oldu.

Ana sanayi gruplarında aylık en fazla artış ara mallarında gerçekleşti

Ana sanayi grupları sınıflamasına göre 2017 yılı Şubat ayında aylık ve yıllık en fazla artış ara mallarında gerçekleşti.

YOKSUL ZENGİNE GÖRE ENFLASYONDAN İKİ KAT FAZLA ETKİLENDİ

Birleşik Metal-İş Sendikası Sınıf Araştırmaları Merkezi (Bisam) raporuna göre, enflasyon hesaplamasından kaynaklı yoksullaşma zenginlerde yüzde 6, yoksullarda yüzde 11 oldu.

Birleşik Metal İş Sendikası Sınıf Araştırmaları Merkezi (Bisam) tarafından hazırlanan Enflasyon ve Hayat Pahalılığı Şubat 2017 Dönem Raporu'nun sonuçlarına göre TÜİK tarafından yüzde 10.13 olarak açıklanan aylık Tüketici Fiyat Endeksi'ndeki artış, kendi hesabına çalışanlar için yüzde 10.76, düzenli ücretlilerde yüzde 10.43 olarak gerçekleşti.

Enflasyondan en az etkilenenler yüzde 10.07 ile çalışmayanlar oldu. Resmi olarak yüzde 0.81 olan şubat ayı enflasyonu ise en çok yüzde 1.1'lik artış ile ücretsiz aile işçileri ve yüzde 1.07 ile profesyonel meslek sahiplerini etkiledi. Düzenli ücretliler için aylık enflasyon yüzde 1.0 sınırına geldi.

Bisam, TÜİK Tüketim Harcamaları İstatistikleri ve TÜİK Tüketici Fiyat Endeksi Harcama Gruplarına Göre Endeks Sonuçlarını kullanarak farklı gelir grupları için enflasyon hesaplaması yapıyor. Bu hesaplamaya göre enflasyon çeşitli gelir ve tüketim grupları için farklı sonuçlar yaratıyor. Buna göre;

Şubat 2003-Şubat 2017 dönemleri arasında genel TÜFE yüzde 214 artış gösterirken bu oran düzenli ücretlilerde yüzde 241, çalışmayanlar için yüzde 248, emeklilerde yüzde 246, nüfusun en yoksul yüzde 20'lik kesimi için yüzde 252 oldu. En zengin yüzde 20'lik dilim için ise enflasyon yüzde 234 olarak gerçekleşti. Buna göre enflasyon yoksulu daha fazla vurdu.

Bisam tarafından Şubat 2003-Şubat 2017 dönemlerine göre gizli yoksullaşma oranları da hesaplandı. Gizli yoksullaşma genel enflasyon rakamları ile farklı grupların enflasyonlarının arasındaki farktan kaynaklanan ve kayıtlara yansımayan yoksullaşma düzeyini ortaya koyuyor.

Gizli yoksullaşma oranlarına göre son 13 yıllık dönemde (Şubat 2003-Şubat 2017) gizli yoksullaşmayı en yoğun olarak yaşayanlar, işteki duruma göre yüzde 12.2 ile "Yevmiyeliler", mesleğe göre yüzde 11 ile "Hizmet ve satış elamanları", temel gelir kaynağına göre yüzde 11 ile "Diğer Transferlerle Geçinenler", gelir gruplarına göre yüzde 10.85 ile En Yoksul Yüzde 20'lik gelir grubunda yer alanlar oldu.

Enflasyon nedeniyle her kesim için gizli bir yoksullaşma yaşanırken, en yoksul yüzde 20 için bu kayıp yüzde 10.85 oldu. Buna karşın en zengin yüzde 20 için yoksullaşma yüzde 5.9 oldu. Enflasyon hesaplaması yoksulu daha fazla etkiledi. Yoksul enflasyondan zengine göre yaklaşık iki kat daha fazla etkilendi.

Rapor, kişinin kendi yaptığı harcama kalemlerindeki fiyat artışları (enflasyonu) ile resmi Tüketici Fiyat Endeksi arasındaki fark istatistiklere yansımayan bir yoksulluğa neden olduğuna işaret ederken aynı zamanda sepete her yıl müdahaleye olanak tanıyan yöntem sonuçlarının da güvenilirlik açısından soru işaretlerine neden olduğunu söylüyor.

Dar gelirli için ağırlığı son derece önemli olan kira ve gıdanın, sepetteki ağırlığının sistematik olarak azalmasının, sorunları büyüttüğüne işaret edilen raporda, ücret artışlarında dar gelirlileri dikkate alınacak ayrı bir endeks oluşturulmalı olduğuna dikkat çekiliyor.

Bisam açıklamasında, "Raporun sonuçlarına göre, oluşturulmasının gerekli görüldüğü yeni endekste;

- Toplum tarafından yaygın olarak kullanılmadığı halde, yüksek değer taşıdığı için ciddi bir biçimde enflasyonu etkileyen ürünlerin mal sepetindeki ağırlığı gözden geçirilmeli, teknolojik gelişmeye koşut olarak fiyatları sürekli olarak gerileyen ürünler, sepetten çıkartılmalıdır.

- Her türlü sübjektif müdahaleye açık olan yıllık sepet değişiminden vaz geçilmeli. Sepetteki değişiklikler 5'er yıllık dönemler halinde gerçekleştirilmelidir.

- İstatistik konseyinin kapsamı genişletilerek emek örgütlerinin katılımı ve denetimi sağlanmalıdır.

- Hükümet mensuplarının TÜİK'e müdahalesi anlamına gelecek yaklaşımlardan ve söylemlerden uzak durmaları sağlanmalıdır.

- Enflasyon hesaplamasında yukarıda belirtilen unsurlardan kaynaklı yaşanan gelir kayıpları giderilmelidir" denildi.

Enflasyon rakamlarını yorumlayan Kapital FX Araştırma Müdürü Yardımcısı Enver Erkan açıklanan rakamın beklentilere yönelik etkisi açısından önemli olduğuna dikkat çekiyor.

ENVER ERKAN/KAPİTAL FX/Araştırma Müdür Yardımcısı
Enflasyon beklentileri Şubat verisiyle daha da yukarı gidecektir...

Türkiye’de Şubat ayında tüketici fiyatları aylık bazda %0,81 artış gösterdi. Enflasyonda geçen yıla göre oldukça yüksek olan ve piyasa beklentilerini de bir hayli aşan aylık artışın etkisiyle beraber yıllık enflasyon artışı da %10,13’e yükseldi. Özel kapsamlı TÜFE göstergelerinden I göstergesi yeni düzenleme ve sepet ağırlıklandırması sonrası C olarak değişmişti. Bu gösterge de %8,56 seviyesine ulaştı. Üretici fiyatlarındaki artışta da maliyet baskısının ve kur etkisiyle güçlü artış eğiliminin sürdüğünü görmekteyiz. Bir önceki aya göre %1,26 artan üretici fiyatları bir önceki yılın aynı ayına göre de %15,36 artış gösterdi.

Hafta içinde açıklanan İstanbul Ticaret Odası verileri ılımlı bir enflasyon artışına işaret etmekteydi. Manşet rakamlara baktığımızda, her zaman enflasyona yukarı doğru etki yapan gıda enflasyonun Şubat ayında manşet enflasyon seviyelerinde gerçekleştiğini görüyoruz. Yukarı yönlü etkiyi yapan kalemler ise %2,82 artış gösteren ulaştırma ile %1,18 artış gösteren konut olmuş. Giyim ve ayakkabıda mevsimsel etkilerle, ev eşyasında da ÖTV indirimi etkisiyle gerileme görülmektedir. Özellikle kur etkisi son dönemde enflasyon üzerinde çok yanıltıcı ve gecikmeli etkinin fiyatlara yansıyor olması, beklentilerden yüksek gelen rakamlarda rol oynuyor.

Enflasyon beklentilerini daha da bozacak derecede bir artış gerçekleştiğini belirtmek durumundayım. Gecikmeli kur etkisiyle Mart ayında çift haneye çıkmasını ve enflasyonun birkaç ay o seviyelerde kalmasını bekliyorduk. Bu beklenti bir ay erkenden gerçekleşti. Yıl içinde %11’e doğru gittiğini de görebiliriz. Yılsonunda ise enflasyonun %9,5 üzerinde gerçekleşmesini bekleyebiliriz. Tabii, ortalama kur seviyeleri arasında yıldan yıla oluşan fark bir etken olacaktır, özellikle ilerleyen aylarda TL tarafında da ilave değer kaybı görürsek, kur etkisi maliyetler kanalı üzerinden diğer aylarda da etkisini sürdürecek. Bu da yıl sonuna kadar enflasyonun yüksek seviyelerde, hatta çift hanelerde kalmasına sebebiyet verebilir. ÜFE’nin de bu noktada %15 üzerine gittiğini hatırlatmakta fayda var.

Merkez Bankası nezdinde de, sıkı para politikası duruşu devam edecek. Belki bir miktar daha ilave sıkılaştırmayı beraberinde getirebilecek bir enflasyon gelişmesi. Malum, kur önemli bir geçişken ve enflasyonu da yukarı iten başlıca etmen. TL’deki değer kaybı durdurulabilirse enflasyon da bir nebze olsun yumuşatılabilir. Bunun haricinde Fed de bir gösterge elbette ve 15 Mart’ta faiz artırma ihtimali çok arttı. USDTRY hareketinin ivmelenerek 3,75 seviyesine yaklaştığı görülmektedir. Beklentilerden yüksek gelen ve beklenen periyoddan önce çift haneye ulaşan enflasyonun etkisiyle beraber, Türk tahvil faizlerinde de kayda değer bir yukarı yönlü hareket gerçekleşmektedir. Bu kapsamda 10 yıllık tahvil faizi %11,15 seviyesine yükselmiştir. Biz 3,67’nin aşılması halinde 3,80 yolunun açılacağını önceden belirtmiştik, o marjın yarısına şimdiden gelmiş bulunuyoruz. 3,80 üzeri de görülebilir.

Açıklanan rakamın beklenenin biraz üzerinde olsa da sürpriz olmadığına dikkat çeken Arzu Toktay ise dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli noktanın ise üretici fiyatlarındaki artış olduğunu vurguluyor. Toktay, bu artışın önümüzdeki aylarda tüketiciye de yansımaları olabileceğinin altını çiziyor.

XTB Menkul Değerler Araştırma Müdürü Arzu Toktay 

"TÜİK tarafından bugün açıklanan verilere göre tüketici enflasyonu Şubat ayında yüzde 0,81 oranında yükseldi. Böylece yıllık enflasyon uzun bir süreden sonra ilk defa çift haneye çıkarak yüzde 10,31 seviyesinde gerçekleşti. Enflasyonda görülen yükseliş piyasa beklentisinin üzerinde ancak, artışın sürpriz olmadığını söyleyebiliriz. Verinin detaylarına baktığımızda, gıda enflasyonunun yine başrolde olduğunu görüyoruz. Aylık bazda yüzde 7,27 oranında artan gıda ve alkolsüz içecek fiyatlarını yüzde 6,93 ile sağlık sektörü takip etti. Aylık bazda fiyat düşüşü görülen tek grup ise giyim ve ayakkabı oldu.

Tüketici enflasyonunda görülen artışta sağlık sektörü, tütün ürünleri ve ulaşım zamları etkili olmaya devam ediyor. Ancak, TÜFE artış hızının ivme kazanması, büyük ölçüde döviz kurunda yaşanan yükselişten kaynaklanıyor ve yılın ilk yarısında kendini hissettirmeye devam edebilir. Öte yanda, talep düşük kalmaya devam ediyor ve bu durum enflasyondaki yükselişi az da olsa sınırlıyor. Yeni yıla yükseliş eğilimini koruyarak başlayan TÜFE’nin yanı sıra üretici enflasyonu da artan enerji maliyetlerinden olumsuz yönde etkileniyor. ÜFE’de yıllık bazda görülen yüzde15,36 oranındaki yükseliş maliyetlerde artışın sürdüğünü gösteriyor ve bu durum önümüzdeki aylarda tüketiciye de yansıyabilir.

Enflasyon verisi ardından Türk Lirası’nın değer kaybettiğini gözlemledik. Ancak, Dolar/TL paritesinde yükselişin bir diğer sebebi de küresel piyasalardaki gelişmeler olmaya devam ediyor. FED’in Mart ayında faiz artırabileceği beklentisinin vadeli piyasalarda yüzde 60’ın üzerinde bir ihtimal olarak fiyatlanması, TL gibi gelişmekte olan ülke para birimlerinde değer kaybına yol açıyor. Öte yanda, bugün konuşacak olan FED Başkanı Janet Yellen’ın net ifadelerden kaçınması durumunda Dolar Endeksi’nde (DXY) düzeltme görebiliriz. Böyle bir senaryoda Dolar/TL paritesi 3,73 – 3,70 desteklerine geri çekilebilir. Gün içerisinde ise 3,75 seviyesi oldukça önemli. Bu seviyenin kırılması 3,80 direncine kadar yükselişi destekleyebilir ve görünümü TL adına bir miktar daha negatife çevirebilir."