Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Ekonomi İş-Yaşam 1 kg ipad 2 ton demir etti! - İş-Yaşam Haberleri

        ABDURRAHMAN YILDIRIM/HT EKONOMİ

        Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan uzun zamandır üzerinde çalışılan katma değeri yüksek ürün ihracatının formülünü açıkladı: Teknoloji, araştırma geliştirme (Ar- Ge), patent, tasarım ve marka.

        Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı‘nın katkılarıyla yapılan çalışmayı kamuoyuyla paylaşan Zafer Çağlayan, ortaya çıkan sonuçların Bakanlar Kurulu’na sunulacağını kaydetti. Çalışma ihracatçı 115 bin şirketin verilerine dayanıyor. Çağlayan’ın verdiği bilgiye göre, teknolojiden patente kadar olan zincirin üretim ve ihracata etkisi şöyle:

        -”2009’da Türkiye’nin ihraç fiyatı kg başına 1.16 dolardan 2012’de 1.58 dolara yükseldi ve yüzde 36 arttı. Ancak alınacak daha çok yol var. Almanya mallarını kilosu 4.1, Japonya 3.5, Güney Kore 3 dolardan ihraç ediyor. Türkiye’nin 3-4 dolarlık fiyatı yakalaması şart. Bu da katma değerin en azından bir kat artırılmasıyla mümkün.

        -İhracatta performansın artmasında yalnızca teknoloji değil diğer katma değer yaratıcı unsurların tamamını kapsayan bir bakış açısına ihtiyaç var. Halbuki analiz edilen 115 bin ihracatçı şirketin 82.800’ü (yüzde 72) katma değer unsurlarının hiçbirine sahip değil.

        -Türkiye’nin en nitelikli ürünleri teknoparklarda üretiliyor. Burada üretilen ürünlerin ihraç fiyatı diğer ürünlerin 4 katına çıkıyor.

        -Türkiye’nin ilk 100 markasının değeri sadece 31 milyar dolar. Dünyanın en değerli 500 markası arasına giren yok.

        -Bir iPad Mini, ortalama 500 dolar fiyatında ve 300 gr ağırlığında. Yani 1 kg iPad Mini 1.500 dolar ediyor. 1 kg demir ise 75 cent. Bu durumda 1 kg iPad 2 bin kg demir fiyatına denk geliyor. İkisinin de fiyatı 1.500 dolar. Bunun için çok sistemli, hedef odaklı, özel sektörün ihtiyaçlarına cevap verecek, tüm kamu kurumlarının dahil olacağı topyekûn bir modele ihtiyacımız var. Bu aslında ihracatta önemli bir dönüşümün gereği.

        -Bizim artık hamallığı bırakmamız, yükte hafif pahada ağır ürünlerin üretim ve ihracatına odaklanmamız, Türkiye’yi 2023 hedeflerine ulaştıracak yelkenleri hazırlamamız lazım. Artık bütün sektörlerdeki şirketler radikal bir değişime gitmeli. Fiyat bazında rekabet ettikçe sınırsız sayıda rakiple karşı karşıya kalacağız. Bunun için makas değişikliğine gidip kalite bazında rekabet gücümüzü artırmalıyız.”

        'REKABETİ FİYATTA DEĞİL KALİTEDE YAPALIM'

        İstanbul’daki basın sohbetinde Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ihracatta yeni yaklaşımı ortaya koyarken toplumun eğitim düzeyinin düşüklüğü, kültürünün yenilik yapmaya karşı oluşu gibi konular da gündeme geldi. Bunun üzerine “Geçmişimizin bize getirdiği yapı. Birlikte çalışmayı, ortaklığı, paylaşmayı beceremiyoruz” diyen Zafer Çağlayan, Japonya’da 1.200 yıllık, Avrupa’da 600-700 yıllık şirketlere rastladığını, ülkemizde ise aile şirketlerinin ortalama ömrünün 25 yılda kaldığına dikkat çekti. Çağlayan, Türkiye’de şirketlerin yeniden yapılanmasına şu dört ana nedeni gösterdi:

        -”Türkiye’deki şirketlerin öz sermayesi çok düşük. İşletmelerin çok büyük kısmının stratejisi halen pazarda olan mal ve hizmetleri daha düşük fiyatla satabilmeye dayanıyor.

        -Ortaklık kültürü çok zayıf. Şirketlerin büyük kısmında Ar-Ge, Ür-Ge, marka, tasarım, patent fuzuli konular gibi görülüyor. Bunlara yapılan harcamalar yatırım değil, maliyet olarak algılanıyor. Şunu bilmeliyiz ki fiyat rekabetinin sonu yok.”

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ