Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Ekonomi Turizm Masai Mara'da vahşi aşk!

        Mariane ve Riccardo Orizio ile Afrika’nın en ünlü doğal yaşam alanında Kenya - Masai Mara’da tanıştık, Riccardo’nun 8 yıl önce yaptığı Saruni Lodges’da... Swahili dilinde barış anlamına gelen “Saruni” bölgede isteyene barış getirmeye hazır. Vahşi doğa tutkunu gezginler kadar aslanlardan kaçan yaralı zebralara da kapıları açık... Bu arada vahşi hayvanlarla ilgili inanamayacağınız hikâyeler de burada. Nairobi’de 10 kişilik bir uçağa binip Masai Mara’nın ortasında iniyoruz. Orada bizi baş rehber William karşılıyor. Uçsuz bucaksız alanda, filler, bufalolar, zebralar eşliğinde ilerliyoruz. Arada ağaç evler görüyorum, tellerle çevrili. Ve diğer safari jipleri, parmaklıklarla kaplanmış... Saruni’ye varınca artık sormak farz oluyor. “Neden bizim kaldığımız yer tellerle çevrili değil, aracımız korunaksız?” Mariane ve Riccardo’nun tercihi bu, tamamen doğal ortam...

        12 YIL ARADAN SONRA

        Bundan 20 yıl önce, Sri Lanka... İtalyan Riccardo, Corriere Della Sera’da acar haber muhabiri, Norveçli Mariane, özgürlükle bozmuş tek başına gezen, evin küçük ressam kızı... Birbirlerini görür görmez âşık oluyorlar. Ne var ki Riccardo evli. Mariane de onun için bir şey yapılmasına tahammülü olmayacak kadar sert mizaçlı. Film başlamadan bitiyor anlayacağınız. Tam 12 yıl geçiyor aradan. 40 yaşını deviren Riccardo artık kendi için yaşamaya karar veriyor. Boşanıyor ve en sevdiği ülkeye yerleşiyor. Kenya’da acımasız doğa savaşının döndüğü Masai Mara’da bir arazi satın alıyor. 80 yerli, Kenyalı mimar Mark Glen komutasında sadece 6 odalı muhteşem bir yaşam alanı inşa ediyor. Riccardo için yeni hayat başlıyor. Ama bir şey eksik...

        İLK UÇAKLA...

        Günlerden bir gün Mariane’nin telefonu çalıyor. Arayan Riccardo. İyi de telefon numarasını nasıl bulmuş? Riccardo lafı uzatmadan; “Kenya’da kendime bir hayat kurdum, sen gelmezsen tek başınayım” diyor... Mariane sırt çantasını alıp ilk uçakla Nairobi, oradan da Masai Mara’ya gidiyor. İşte ben onların 6 odasından birinde kaldım. Sabahları ağaçları kemiren zürafalar ve bana bakan leoparlarla uyandım. Uyandıran ses bu kez “üürüüü” değil “iyuk iyuk”tu, yani çitalar.

        ÇILGIN TÜRKLER GELİYOR

        Şimdi daha iyi anlıyorum Riccardo’yla Mariane’nin yapmaya çalıştığını. Geçen gün apartmanın önüne park ederken daha iki gün önce odanın kapısına park etmiş iri antilop geldi aklıma. Çitaların çıkardığı iyuk iyuk sesi hiç çıkmıyor aklımdan. Peki hiç mi kötü şeyler yaşanmamış buralarda? Masai Mara genelinde trajik olaylar yaşanmış tabii. Ama Masailer yani yerliler trafik kazası gözüyle bakıyor bu tür olaylara. Öyle olunca yürüyüş yaparken “Aaa çita” diyorsun. Ve sıcak haber... Şimdiye kadar 16 ülkeyle direkt bağlantısı olan Riccardo, biz oradayken Türkiye’den bir temsilciyle anlaşma imzaladı. Çılgın Türkler vahşi doğada... Kulağa hoş geliyor.

        ASLAN KARİZMAYI ÇİZMİŞ

        Mariane ve Riccardo tamamen doğal yaşıyor. Konuklar da mecburen onlara ayak uyduruyor. Mariane’nin iki köpeği, iki kedisi, üç zebrası, bir de bir çeşit antilop türü olan kudusu var. Bahçesine almadığı ama cismen tanıdığı diğerleri de çizimlerine ilham veriyor. Tabii vahşi yaşamın esas oğlanları burada karizmayı çizmiş durumda. Şöyle ki, zebralardan biri aslan saldırısına uğramış ama kaçmayı başarmış. Mariane’nin bahçesine sığınan zebrayı kovalayan aslan burada Hanya’yı Kenya’yı görmüş. Mariane’nin hışmından korkup bir daha Saruni’nin civarından geçememiş. Zebralar da “Yaşasın özgürlük” diyerek Mariane’nin evcil hayvanı olmuş. Benzer bir hikâyeyle Mariane’ye sığınan fotoğraftaki kudu biraz abartmış. Sanırım evlat edinilmeyi bekliyor.

        NAZENİN TOKUŞOĞLU- GAZETE HABERTURK- HT PAZAR