Fatih Altaylı, Habertürk TV'de Hande Sarıoğlu'nun moderatörlüğünde Emin Çağlar'ın yorumlarıyla yayınlanan Spor Saati adlı programda gündemi değerlendirdi.

MİLLİ TAKIM'IN İZLANDA'DA YAŞADIĞI SAYGISIZLIK

"BEKLEME AYRI, FIRÇA İŞİ AYRI"

Milli Takım'ın İzlanda ile 2020 Avrupa Şampiyonası Elemeleri H Grubu'nda oynayacağı maç öncesinde havalimanında yaşadığı saygısızlığa değinen Fatih Altaylı, "İzlanda devleti, gümrüğü, hükümeti neyse artık onun yaptığı ayrı bir şey, fırça işi ayrı bir şey. Fırça işinde ortalığı bu kadar velveleye verecek bir şey yoktu. Orada komik bir şey var. Orada bir tek Emre Belözoğlu'nun yerinde olmak istemezsin. Onun yerinde olsan sinirlenirsin, uzaktan baktığında komik bir şey. Avrupalı oğlan kendince gırgır geçiyor, komik bir şey. Bunlar kendi cumhurbaşkanlarına, liderlerine de böyle şakalar yapıyor. Emre gergin bir arkadaş olduğu için adama patlatabilirdi, iyi ki patlatmadı" ifadelerini kullandı.

"ONLAR BUNU YAPTIYSA SEN DE YAPACAKSIN"

İzlanda'da yaşananlarla ilgili konuşmayı sürdüren Altaylı şunları söyledi:

"İzlanda'nın yaptığı Türk spor camiasının yabancı olduğu bir şey değil. Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray nereye gitse böyle eşek muamelesi karşı karşıya kalırdı. Bunların da en meşhuru, Fenerbahçe'nin Göteborg deplasmanıydı. Gümrükte türlü eziyet yapıldı, saatlerce bekletildi, donlarına kadar aradılar. Türkiye'de şu andaki gibi infial olmuştu. 1 hafta sonlar onlar geldi, Yeşilköy'de o zaman eski bir havalimanı vardı, gümrükte bunları bir benzettiler, saatlerce beklettiler, donlarına kadar soydular, prostat muamelesi denecek kadar ileri giden gümrük görevlileri oldu. Göteborglular o muameleyi yaptıklarına pişman oldular. Bu işlerde mütekabiliyet esastır. FIFA'dan ceza almadan bu mütekabiliyeti halletmek gerekir. Yarın gelecekler mesela, bizim havalimanı kontrolü diyecek ki 'Şu anda boş kapı yok, siz biraz bekleyin. Uçağın içerisinde 2,5 saat bekletti. Körük yanaşmıyor, kapı açılmıyor, bavulda aksilik olmuş. Pasaport kontrolünde de oyalamaca. Bunları 6 saat geçirdin mi kendilerine gelirler. Bu işler böyle olur. Bu spor alanında uluslararası ilişkiler meselesidir. Onlar sana bunu yaptıysa sen de bunu yapacaksın"

"Sportmenlikte bunlar yoktur ama yapıldıysa karşılık vermen lazım. Bu spor kardeşim, ayıp denen bir şey var. Biz oraya maç yapmaya, misafir olarak gidiyoruz. Be Allah'ın balıkçı köylüleri, oraya uluslararası maç yapmaya misafiriniz olmak üzere gelmişiz. Sen balıkçı kaba sabalığıyla bunu yapıyorsan sana yapılacak her şeyi hak etmişsin demektir. Normalde bunlar olmaz ama ilk ayıbı onlar yaptıysa bizim yapmamız da normaldir. Biz hazreti İsa değiliz, sana bir tokat attı, öbür yanağını dön değil. Biri sana tokat attığında sen de ensesine Osmanlı tokadını patlatırsın"

"İZLANDA'NIN YAPTIĞI AYIPSA, SENİN FRANSA MİLLİ MARŞI'NI ISLIKLAMAN DA O KADAR AYIP"

"Bunu söylüyorsam şunu da söylemem lazım, bizimkiler 'Bizim ulusal onurumuzla oynandı' diyor ya... Fransa maçında Fransa Milli Marşı okunurken ıslıklayamazsın. Senin yaptığın da İzlanda'nınki kadar ayıptır. İzlanda senin ulusal onurunla oynadıysa, sen Fransa'nınkiyle iki kere oynamışsın, milli marşını ıslıklayarak. Sen kendi milli marşını ıslıklanmasından hoşlanır mısın? Hayır. O zaman niye Fransa Milli Marşı'nı niye ıslıklıyorsun? Eline ne geçiyor? Islıklandı diye Fransa airbus'ı yapamıyor mu? Fransa senin çektiğin turistin 7 katını çekemiyor mu? Dünyanın en hızlı trenlerini işletemiyor mu? Ne oluyoruz? O ne kadar ayıpsa senin yaptığın da o kadar ayıp. Burada mütekabiliyetten yola çıkarak Fransızlara İstiklal Marşı'nı ıslıklama hakkını veriyorsun. Rabbena hep bana yok bu işte! Balıkçıların yaptığı ayrı bir ayıp, seninkisi ayrı"

İzlanda Milli Takımı Kaptanı Gunnarsson'un "Biz de aynı şeyle karşılaştık" açıklamasını değerlendiren Altaylı, "Yaptıysak bizimki de ayıp. Farkına varamadık, duymadık, öğrenmedik. Ama olduysa çok büyük ayıp ve biz de bu muameleyi hak etmişiz demektir. Niye yalan söylesin? Bizim ayıplarımız da az buz değil. İsviçre maçını dünyaya unutturmamız kolay değil. Sahada futbolcu dövdük, dünyanın en fair-play takımı değiliz, geçmişte çok ayıbımız var. Bu goygoylar iyidir hoştur da sonrasında goygoyu yapanlar, fatura çıkarsa faturayı kesecek adam ararlar. İsviçre maçından önce basının yaptığı yaygarayı hatırla sonra kim suçlu oldu? Şifo Mehmet, Fatih Terim, üç beş futbolcu. Bunları gaza getiren kimdi? Aha bu Türk medyasıydı. Şimdi sosyal medya da var. 'İzlandalılara şunları yapalım' diyenler, yarın bir şey olursa 'Vay efendim ne terbiyesiz adamlarsınız' diyenlerle aynı kişiler olur. O yüzden dikkatli olmak lazım, her işin kuralı, ölçüsü olması lazım. Sahaya yansımaması lazım. Belki işlerin buraya gelmesi, futbol açısından lehimize de olabilir, olumlu bir tezahürü de olabilir. Bunu kan davasına dönüştürmeye gerek yok. Maç Trabzon'da olsun diyorlar, Trabzonlular ne yapacak 14'lüğü çekip vuracaklar mı? Böyle saçma sapan bir şey var mı? Ben yönetici olarak Trabzon'a defalarca gittim, bir kere sıkıntı çekmedim. Trabzon'da gördüğümüz misafirperverliği hiçbir yerde görmedik" yorumunda bulundu.

"BU OLAYLAR GÜNEŞ'İ ETKİLEMEZ, GÜNEŞ DE OYUNCULARIN ETKİLENMESİNE İZİN VERMEZ"

Skandalın ardından maçın nasıl bir atmosferde geçeceği üzerine konuşan Altaylı "Bu goygoylar, hakiki profesyonelleri hiç etkilemez. Şenol Güneş öyle bir şey yapmaz, oyuncularına da bir şey yaptırmaz. Kimse kimsenin ülkesine kurban olmasın. Efendilik, sportmenlik esastır. Hıyarlık yapıldıysa hıyarlıkla cevap verilebilir ancak bunun sahaya yansımaması lazım. Bunu fazla uzatmamak lazım, halkı, taraftarı, maça gidecek olanları da lüzumsuz gerginliğe sokmamak lazım" dedi.

TARİHİ FRANSA GALİBİYETİ

"İLK KEZ UMUT VERİCİ BİR ORTAM VAR. FRANSA'YI SÜRKLASE ETTİK"

Tarihi Fransa galibiyetini değerlendiren Altaylı "İlk kez umut verici bir ortam var hele de son maçtan sonra. 15. dakikada düşüncem hala gol yemememizin iyi olmasıydı. Sahaya bakıyorsun, dünya futbolunun en babalarının ilk 20'sinden 7 tanesi sahada. Milyar dolarlık bir kadro vardı. Her birisi bir takımı alıp sürükleyecek çapta adamlar. Griezmann, Pogba, Mbappe'si... Onun karşısında da birçoklarının adlarını bilemediği gencecik çocuklar. Hakan Çalhanoğlu bile sahada yok. Burak, Hasan Ali, Cengiz... Gerisi çocuklar. Bir anda küt diye gol oldu. Merih mesela maç boyunca kusursuz oynadı. Bir baktık ki adamlar pozisyon bulamıyor, bizimkiler pozisyon üzerine pozisyon üretti. Lloris'in üç tane falan net kurtarışı var, adamların en iyisi. Burak'ın beceriksizliğinden kaçırdıkları var. Sahadaki hiçbir oyuncuya tek kötü laf etmememiz gerekir. Sonradan girenler de şahane oynadı. Abdülkadir kısa süre içerisinde yarattığı iki pozisyon vardı. Biz Fransa'yı 5-0 yenebilirdik! Fransa'nın yarattığı hiçbir şey yok! Mbappe'yi öyle bir korkuttu ki bizimkiler, Hasan Ali Kaldırım... Ve bunu faul yapmadan, ürküttüler adamı. Mbappe bu ya! O takımı sürklase ettik" yorumunu yaptı.

FRANSA GALİBİYETİNDEN NE DERSLER ÇIKARILMASI LAZIM?

Fransa galibiyetinden ne dersler çıkarılması gerektiğini söyleyen Altaylı, "Futbol basit bir oyun. Komplike haline getirdiğinizde kaybedersiniz. İki spor, temiz kalple yapılması gereken bir iş. Saha dışı hesapları, saha içine yansıttığınız zaman başarılı olmanız mümkün değil. O benim kaynanama yan gözle bakmıştı, bu benim enişteme şunu yapmıştı falan gibi bir takım hesaplarla takımlar kuruluyorsa o takımlar başarılı olamıyor. Bu takım, oynanması gerektiği gibi oynayan, ne yapması gerekiyorsa onu yapan, kargaşa kargaşaya girmeyen, sahada çok net vazifeler verildiği görülen bir futbol oynadı. Takım kuruluşu hak eden formayı giyer noktasındaydı! Fatih Terim, Lucescu, Şenol Güneş karşılaştırılmaları yapılıyor. Bunların üçünün de bu işte ayrı ayrı fonksiyonları ve üst üste konmuş başarıları var. Fatih Terim'inki şu: Türk futbolunda önemli bir devrim olan yabancı futbolcularla ilgili aşırı yasakçı zihniyeti kırıp, Türk futbolcularını dünyaya açtı. Avrupa'da hiç olmadığı kadar fazla oyuncumuz var. Yabancı sınırı olsaydı bu seviyeye gelemezlerdi" ifadelerini kullandı.

"YABANCI SINIRLAMASI OLSA, BU ÇOCUKLAR KENDİLERİNİ GELİŞTİREMEZDİ"

Yabancı sınırının Türk futboluna etkisi üzerine konuşan Altaylı şunları söyledi:

"Aziz Yıldırım'ın isteğiyle çok sertleştirilen dönemde yapılan transferleri hatırlayan var mı? Alper Potuk... Büyük paralar verilerek. Galatasaray büyük para vererek kimi aldı? Tarık Çamdal. O zaman bu fiyatlar yükselince bu futbolcuların yurtdışına gitme ve kendilerini geliştirme ihtimali olmuyor. Çünkü bu parayı Türkiye'de biri verdiğinde yabancılar onu vermiyor. Sen Afrika'dan 500 bin dolara futbolcu getiriyorsan Tarık'a 2,5 milyon dolar vermiyorsun. Tarık Çamdal da 1 milyon dolara oraya gidiyor buraya gidiyor ve kendi futbolunu geliştiriyor. Mbappe'yle Fransa Ligi'nde karşılaşıyor. Birden bire senin enternasyonel rakiplerle karşılaşan yerel oyuncuların oluyor. Bu Fatih Terim'in katkısı"

Lucescu'nun bu takım katkısını değerlendiren Altaylı, "Bu takımı gençleştirdi. Gençleştirmede en önemli adımları Lucescu attı" dedi.

ŞENOL GÜNEŞ MİLLİ TAKIM'A NE KATTI?

"HAK EDEN FORMAYI ALIR'I KATTI"

Şenol Güneş'in Milli Takım'a kattıklarını değerlendiren Altaylı "Fair'i getirdi! Fair derken neyi kastediyorum, 'Hak eden oynar' Onun adamı, bunun adamı, o bana şunu demişti, falandı filandı yok. Bu iyi oynarsa bu oynar. Şenol Güneş bunu daha önce de yapmıştı. Bu da takımdaki güveni artırıyor. Hak edeni oynatıyor anlayışı olduğunda takım rahatlıyor, kardeşlik duygusu oluyor. Ben şunla iyi geçineyim gibi yaklaşımların dışına çıkılıyor. Şenol Güneş'in başarısı da bu" ifadelerini kullandı.

MİLLİ TAKIM'IN YENİ JENERASYONU

"ALLAH NAZARLARDAN SAKLASIN"

Milli Takım'ın yeni jenerasyonundan bahseden Altaylı, "Bu kadro oturursa iyi bir jenerasyon yakalama ihtimalimiz var. Bozulmazsa, saçma sapan bir şey olmazsa, iyi niyet devam ederse, bu çocuklar futbol dışı yaşamlarında abuk subuk şeyler yapmazsa, Arda Turan örneklerinde olduğu gibi 10 yılı götürebilirler. Ozan Kabak var, Almanya'da yılın çaylağı seçildi. Merih Demiral'a hayran kaldım Fransa maçında. Böyle böyle sağdan soldan gelen efendi, iyi oynayan çocuklar var. Allah nazarlardan saklasın" dedi.