Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Gözde görme sağlayan yapılar; Işık almaçları, göz merceği ve birçok sinirden meydana gelir. Ayrıca gözün dış kısmında yer alan koruyucu yapılarda gözün dış etkenlere karşı sağlıklı bir şekilde korunmasını sağlayan yapılardır. Kirpikler, göz kapakları, gözyaşı bezleri ve gözdeki kaslardır.

Sklera (Sert Tabaka)

Beyaz renkli tabaka olan ser tabaka gözün en dış kısmında yer alır. Sert bir yapıda olması sayesinde gözün korunmasına yardımcı olur. Korneadan oluşan saydam bir yapıya sahiptir. Korneanın gözdeki görevi; göze gelmekte olan ışıkları kırması suretiyle göz merceğine ulaştırmayı sağlamasıdır.

Koroit (Damar Tabaka)

Sert tabakanın alt kısmında bulunan damar tabaka; gözü beslemekte olan kan damarlarına sahip olan tabakadır. Damar tabakanın içerisinde yer alan pigmentler göze gelmekte olan görüntünün net olmasını sağlamaktadır. Göze rengi veren irise ulaşan damar tabakası buradan geçmeyi sağlayarak ışığın geçmesini ve gözbebeğine ulaşmasına etken olmaktadır. Işığın göze az gelmesi ile gözbebeğinde büyüme oluşur, fazla gelmesi ile de küçülme ortaya çıkar. İrisin arka kısmında göz merceği yer almaktadır. Bu mercek göze gelen ışıkların retina da toplanmasını sağlamaktadır. Damar tabakasının iris boyunca kalınlaşması ile kirpiksi kısım oluşur. Bu kısım kasaların kasılıp gevşemesini sağlar ve ışığın gelişine göre mercek kalınlığında ayarlama oluşturur. Bu sırada göz bebeği de büyüme ve küçülme yaratarak retinanın üzerinde nitelikle görme oluşturur. Bu duruma göz uyumu adı verilmektedir. Mercekle irisi arasında oluşan kısmın adı arka oda, mercekle saydam tabaka arası boşlukta ön oda olarak adlandırılır.

Retina (Ağ Tabaka)

Retina; göz yuvarlağında en iç kısımda yer alan tabakadır. Işık almaçları bulunan bu tabaka; koni ve çubuk hücreleri olarak tabir edilir. Çubuk hücreleri az şiddetli ışıklarda görme oluşmasını sağlamaktadır. Görüntü olarak siyah beyaz olarak görünüm sağlar ve renk duyarlılığı taşımaz. Koni hücreleri; ışığın yeterli olarak gelmesi halinde görme yetisi oluşturur. Renkli görmeyi sağlayan hücrelerdir. Hücre gövdeleri ağ tabaka olan duyu sinirleridir. Bunların birleşmesi sonucunda göz sinirleri oluşmaktadır. Bu sinirler göz yuvarlağı boyunca beyne doğru uzanan sinirlerdir. Göz sinirleri olan bu bölgede ışık almaçları olmaması nedeni ile görme yetisi yoktur ve bu noktaya kör nokta adı verilmektedir. Göz merceği ile saydam tabakanın içerisinden geçen eksen gözün arka kısmından retinayı kestiği bölgede bir çukur oluşmasını sağlamaktadır. Bu kısma sarı benek adı verilir. Bu kısımda görmenin daha net oluşması sağlanmaktadır.

Görme Ne Şekilde Ortaya Çıkar ve Gerçekleşir?

Dıştan gelmekte olan ışıkların insan gözüne geldiğinde saydam tabaka üzerinde kırılması ile geçmesi sağlanır ve sonrasında göz bebeğinde geçmesi suretiyle merceğe gelişi gerçekleşir. Retinaya ulaşan ışınların, koni ve çubuk şeklinde bulunan ışık almaçlarını uyarmasıyla görme sinirlerinde impulsların oluşması sağlanır. Koni hücrelerinin sayesinde impulslar beyinde bulunan görme merkezine iletilmesi sağlanır. Retina tabakasında 3 farklı şekilde koni bulunur. Kırmızı, mavi ve yeşil renge duyarlı olan bu koniler de bir ya da birkaç tanesinde genetik bir bozukluğun olması halinde renk körlüğü göz hastalığı görülür. Bu durumda kırmızı ve yeşil rengin birbirine karışması ortaya çıkar.

Göz Hastalıkları

Miyop Hastalığı: Ağ tabakasının ön kısmına düşen görüntünün görme kısmında yakını görme vardır ancak uzak görünümü zorlaşmaktadır. Bu durumda gözlük kullanımı ile uzak görme tedavi edilir ve görme işlevi sağlanır.

Hipermetrop Hastalığı: Miyop hastalığının tam tersi olarak gelişen bu görme bozukluğu uzağı görebilme mümkün iken, yakın görmede sorun oluşması durumudur. Göz merceğinin incelmesi ve göz çapında önden arkaya doğru kısalması etkisi bunu yaratır. Bu durumda görüntü ağ tabakasının arka kısmına düşerek yakın görme sorunu oluşur. Bu durumda gözlük kullanımı ya da lazer tedavi sağlanarak düzeltilmesi sağlanır.

Şaşılık Hastalığı: Göz kaslarının normalin altında kısalıkta olması nedeni ile ortaya çıkan bir göz rahatsızlığıdır. Gözlerin kayması söz konusu olduğu için farklı yöne doğru bakma ortaya çıkar. Genelde çocuk yaşlarda ortaya çıkması tedavi için erken önlem alınmasına etken olabilmektedir. Ameliyat bu durumun düzeltilmesinde en önemli tedavi şeklidir.

Astigmat Hastalığı: Göz merceğinde ortaya çıkan elips şeklinde bir durumun oluşmasıdır. Yuvarlak şekil bozularak yassı bir hal alır ve astigmat hastalığı oluşur. Bu durumda görüntü oldukça bulanık bir hal alır ve astigmatı olan kişiler gözlerini kısarak bakarlar. Gözlük kullanımı bu durum için tedavi edici bir uygulamadır.

Göz Tansiyonu (Glokom): Görme bozukluğuna etken olan ve tehlikeli bir göz hastalığıdır. İhmal edilmesi ve geç teşhisi nedeni ile görme kayıplarına yol açmaktadır. Ön ve arka odalarda göz sıvısının salgılanmasının dengesinin bozulması ile ortaya çıkan bir hastalıktır.

Presbitlik Hastalığı: Genelde yaşlılık hastalığı olarak ortaya çıkan bir durum olan Presbitlik; odaklanma güçlüğü oluşması, göz merceğinde esneklik yitirilmesi, görmede zorluk ve uyumun azalması şeklinde oluşmaktadır. Yakın görmede bozulma ortaya çıkmaktadır.

Katarakt Göz Hastalığı: Görmede bulanıklık, cisimlerde şekil bozukluğu ve zayıf görme olarak ortaya çıkan hastalıktır. Gözde aşırı yorgunluk ve baş ağrısı yapar. Tedavisi ise sadece ameliyat edilmekle sağlanmaktadır.

Kornea Sivrileşmesi (Keratokonus): Kornea da ortaya çıkan yani saydam tabakanın incelmesi sivrileşmesi olarak tanımlanan bir göz hastalığıdır. Ergenlik döneminde sık görülür ve 40’lı yaşlara doğru azalır. Tedavi edilebilen bir hastalıktır.

Gece Körlüğü (Tavuk Karası): Kalıtımsal olarak ortaya çıkan bir göz hastalığıdır.

Arpacık: Genelde gözün kirpik kısmına yakın olarak oluşan bir göz hastalığıdır. Kıl diplerinde iltihaplanma olarak belirir. Tedavi edilebilir bir hastalıktır.