Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Bir dönem terör stratejisine bazı kesimlerden taraftar bulan PKK’nın son dönem yaptıkları; bırakın strateji üretmeyi, Rojava simülasyonunun tuzağına kapıldığını gösteriyor.

Buna örgüt liderler kadrosunun, “Her şeyi biz bilir ve belirleriz, siz kim oluyorsunuz?” diye yukarıdan bakan bencil aklını da koyun...

Sonuç ortada; örgüt hem askeri hem de siyasi açıdan bugüne kadarki en büyük kaybı yaşıyor.

ORAMAR’A GİRİLDİ

Somut örnekleri sıralarsam...

Dağlıca halkının Oramar adını verdiği, Buzul Dağı-İkiyaka arasında kalan Doski Vadisi “PKK’nın girilemez üssü” diye tanımlanırdı.

Türk Silahlı Kuvvetleri, 1984’ten bu yana vadiye birkaç kez girmeye kalkmış, ancak istediği sonucu alamamıştı.

Bu kez 4 ay süren çatışmaların ardından vadiye girdi ve kalıcı olarak da yerleşti.

Bu, PKK’nın Türkiye’ye girişteki en önemli sınır kapısının kapanması demekti...

Yetmedi, Silahlı Kuvvetler yenilenen teknolojisiyle 22 Temmuz 2015’te 80 uçakla Kandil’e 316 sorti yaptı; yetmedi arkasını da son 8 aydır eksiksiz getirdi...

Ancak PKK bunun ne anlama geldiğini fark edemedi, okuyamadı.

KURALI BİTİRDİ

Bırakın okumayı, hatalarını geometrik artırarak sürdürdü.

Örgütün önde geleni Duran Kalkan’ın kaleme aldığı, “kıra dayalı şehir gerillacılığı” taktiğine yöneldi.

Çünkü, köy boşaltmaları nedeniyle toplumsal destek azaldığı için zaten güvensizleşen kır, İHA’ların devreye girmesiyle daha tehlikeli bir alana dönüşmüştü.

Bunun için Rojava simülasyonu hatasına düşüp kentlere dilediği gibi yerleşeceğini zannetti.

Ama kalkışmayı başaramadığı gibi; uyguladığı hendek siyasetini, bırakın toplumsal tabanını, bileşenleri dahi eleştirdi.

Bunu da anlamadı, hatalar zincirini sürdürüp yüzlerce genci bilerek ölüme yolladı.

İdil, Sur, Silopi, Cizre, Yüksekova ve Nusaybin’de kaybetti...

İlginç olan ise bugüne kadar “gerilla taktiği” ile kazandığını hoyrat bir şekilde tüketmesiydi.

Çünkü PKK yıllarca ağırlığı kırsalda olsa da gerilla savaşı taktiğiyle küçük gruplarla vur kaç yaparak en az kayıpla, en fazla zararı verebiliyordu.

Güvenlik güçleri de geniş bir alana veya kentin farklı kesimlerine yayıldığı için ele geçirmekte zorlanıyordu...

PKK, uyguladığı taktikle güvenlik güçlerinin aradığını toplu olarak getirip ele geçirmesi için önüne koydu.

Güvenlik güçleri de gereğini yaptı.

Sandı ki Kalaşnikof ile topa, tanka karşı direnilir.

Ordunun tüm gücüyle karşısına dikildiğini anlamadı, hatadan caymadı.

Yüzlerce genç insanın ölümüne neden oldu.

Örgüt hassasiyetini çökertti...

Hem bileşenlerini hem toplumsal desteğini hem de Batı’daki siyasi bakışları kaybetti.

Daha önemlisi, elde edilen çözüm süreci gibi bir zeminin yerle yeksan olmasına yol açtı.

Sanıyor ki Rojava’da kazanılanlar da kendisine kâr kalacak.

Bugünden söylüyorum, kaybı bu noktada kalmayacak; başta yaşamını kolayca savurup ölüme attığı gençlerin aileleri hesabını soracak.

Çünkü bundan sonra da dikiş tutmaz...