Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Haber bir ay kadar önce Rusya merkezli ajansta yer aldı.

Sputnik’in bir ÖSO komutanına dayandırdığı habere göre Türkiye, ”Cerablus-İdlib bölgesinin korumasını üstlenecek yeni bir ordu yapılanmasına” gidiyordu.

Tamamı Suriyelilerden oluşan ordu için İdlib, Halep, Şam, Hama bölgesinde yaşayan Türkmen ve Arapların tercih edildiği, Kürtlerin de az sayıda yer aldığı belirtiliyordu.

Tam isimlendirilmemişti ancak bir anlamda jandarma veya polis görevi üstlenecek kolluk gücü tarif edilmişti.

O dönem haberin üzerinde durmamış, bir kenara kopyalamıştım.

Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak’ın memleketi Kahramanmaraş’taki açıklaması haberi anımsamama yol açtı.

Kaynak, Aralık’ta 16 şehidin verildiği, El Bab’ın en yüksek bölgesi olan Akil Tepe’ye inşa ettikleri jandarma karakolunun bittiğini belirtip ekledi:

“El Bab’ın da güvenliğini yine kendi jandarma ve polisleriyle sağlamak ve inşa ettiğimiz üs vasıtasıyla da bölgenin, El Bab’ın genel güvenliğini sağlamak durumundayız...”

 

JANDARMA BENZERİ

Başbakan Yardımcısı Kaynak ile dün telefonda konuştum; yeni güç yapılanmasının bir süredir devam ettiğini belirtti.

Yeni yapılanmanın “kolluk gücü, jandarma- polis niteliğinde olacağını” açıkladı, “Fırat Kalkanı’nın kapsadığı tüm bölgede görev üstleneceğini” bildirdi.

Gücün denetiminin “kurulan yerel meclisler aracılığıyla sağlanacağının” altını da özenle çizdi.

Kahramanmaraş’taki açıklamasında da buna vurgu yaptığını hatırlattığımda,

“Bir gazeteci arkadaşımız, ‘El Bab’ı hemşerimiz yönetiyor’ deyince söyleme gereği duydum” deyip devam etti: “Biz onların mülki amiri gibi davranmıyoruz. Her birinde yerel meclisler var; güçlendirildiler ve söz sahibi oldular. Bu yerel meclisler işleri koordine ediyor.”

Benzer uygulamanın İdlib bölgesini de kapsayacağını belirtip sözlerini sürdürdü:

“İdlib’in çatışmasızlık bölgesi olması Astana’da çıkan karar. Hedefimiz çatışmasızlığın kalıcı hale gelmesi. Orada huzuru Rusya’yla sağlayacağız. Astana’da bir daha bu mesele konuşulacak, sonrasında Cenevre’ye gidecek.”

 

AFRİN’DE ALINAN HARAÇ

Yeni jandarma gücünün elbiselerinin de Türkiye’de hazırlandığını sözlerine ekledi ve ayrıntı verdi:

“Oradaki karmaşık bölgeyi yeniden inşa etmek için ne gerekiyorsa yapılıyor. ÖSO bu kapsamda ordu görevini üstlenecek, terörle savaşacak; jandarma ise onun altında huzuru sağlayan bir kolluk gücü olacak.”

Fırat Kalkanı’yla hâkim olunan bölgede huzurun sağlandığına örnek olarak bayram nedeniyle Suriye’ye giden 67 bin sığınmacıyı gösterdi.

“Tahminimiz 15 bini geri gelmeyecek” deyip devam etti:

“Eğer huzur kalıcı hale gelirse, bu giden 67 binin tamamı geri dönmez, hatta burada olanlar da gider. Hepsi vatanında olmak istiyor.”

Kaynak, bazı bilgiler de aktardı:

“Doğudan gelen petrolün, kontrolü elinde tuttuğu Afrin bölgesinden İdlib’e doğru geçmesi karşılığı PYD/PKK tankerlerden haraç alıyor; bu rakam yıllık 5 milyon doları aştı.”

İnsan kaçakçılığının da bunun dışında olduğuna dikkat çekti.

Görünen o ki Türkiye bu bölgede PYD/PKK hâkimiyetini kırmakta kararlı.

Ayrıca gelecekte de etkin olacak yeni bir ordu yapılanmasının adımını atıyor.