Suça sürüklenen çocuk düzenlemesi: Cezalar artıyor
AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, suça sürüklenen çocuklara yönelik yapılan düzenlemeler hakkında açıklama yaptı. Usta hapis cezalarının alt ve üst sınırlarının artırılacağını açıkladı. Buna göre; 15-18 yaş arası suça sürüklenen çocuklar ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alacak.
AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, suça sürüklenen çocuklara yönelik yasal düzenlemeye ilişkin açıklama yaptı. Buna göre; 15-18 yaş arası suça sürüklenen çocuklara, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilebilecek.
“Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”ni Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na sunuldu. AK Partili Leyla Şahin Usta düzenlemeye ilişkin açıklama yaptı.
Usta konuşmasında şunları söyledi:
"TCK’da tekerrür hükümlerinin uygulanma yaş sınırları 18’den 15’e düşürülerek caydırıcılığın sağlanması amaçlanmaktadır."
"Çocuk hükümlülerin infazına çocuk kapalı cezaevlerinde başlamasına iyi halli olması halinde çocuk eğitim evlerine ayrılmasına imkan sağlanmaktadır."
"Türk Ceza Kanununun 31 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasında yapılan düzenlemeyle, hapis cezalarının alt ve üst sınırları artırılmaktadır."
AK Partili Usta, "Temmuz ayı sonuna kadar çalışma planımız var temel hedefimiz kapanmadan kanunun geçirilmesi" dedi.
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR DÜZENLEMESİ
MADDE 1- 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler
Hakkında Kanuna 13 üncü maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
“MADDE 13/A- Ateşli silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza
edilmesi suretiyle çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi, fiil daha ağır cezayı
gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.”
MADDE 2- 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31 inci maddesinin
ikinci fıkrasında yer alan “oniki yıldan onbeş yıla;” ibaresi “onüç yıldan onsekiz yıla;”, “dokuz
yıldan onbir yıla” ibaresi “on yıldan oniki yıla”, “yedi yıldan” ibaresi “dokuz yıldan” şeklinde
ve üçüncü fıkrasında yer alan “onsekiz yıldan yirmidört yıla;” ibaresi “ondokuz yıldan
yirmiyedi yıla;”, “oniki yıldan onbeş yıla” ibaresi “onbeş yıldan onsekiz yıla”, “oniki yıldan
fazla” ibaresi “onbeş yıldan fazla” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra
eklenmiştir.
“(4) Somut olayda;
a) Kasta dayalı kusurun ağırlığı,
b) Güdülen amaç ve saik,
c) Suçun işleniş şekli,
d) Daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm edilmiş olma,
hususlarından biri ya da birkaçı göz önünde bulundurularak kasten öldürme (madde 81,
82) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (madde 87) suçlarını işleyen onbeş yaşını
doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında üçüncü fıkra hükümleri
uygulanmayabilir. Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını
doldurmamış ceza sorumluluğu bulunan kişiler hakkında ise ikinci fıkra hükümleri yerine
üçüncü fıkra hükümleri uygulanabilir.”
MADDE 3- 5237 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan
“onsekiz yaşını” ibaresi “onbeş yaşını” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 4- 5237 sayılı Kanunun 233 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “bir
yıla” ibaresi “üç aydan iki yıla”, ikinci fıkrasında yer alan “üç aydan bir yıla” ibaresi “altı aydan
iki yıla”, üçüncü fıkrasında yer alan “üç aydan bir yıla” ibaresi “bir yıldan üç yıla” şeklinde
değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“(4) Birinci ve üçüncü fıkralarda tanımlanan fiiller nedeniyle çocuğun kasten öldürme
(madde 81, 82) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (madde 87) suçunu işlemesi halinde
şikayet aranmaksızın, faile bu madde uyarınca verilecek ceza yarısından iki katına kadar
artırılır.”
MADDE 5-4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 174 üncü
maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.
“e) Onbeş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmaksızın
düzenlenen,”MADDE 6-13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı
Hakkında Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Çocuk tutukluların” ibaresi
“Çocuk hükümlülerin veya tutukluların” şeklinde değiştirilmiş ve ikinci fıkrasında yer alan
“çocuklar,” ibaresinden sonra gelmek üzere ‘‘suç türleri,’’ ibaresi eklenmiştir.
MADDE 7-5275 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“(3) Çocuk hükümlülerin çocuk kapalı ceza infaz kurumundan çocuk eğitimevine
ayrılmalarına 89 uncu madde uyarınca psikolog, pedagog, çocuk gelişimcisi, sosyal çalışmacı,
psikolojik danışman, rehberlik uzmanı ve öğretmen gibi en az bir uzman görevlinin de
katılımıyla idare ve gözlem kurulu tarafından yapılan değerlendirme sonucunda karar verilir.
Çocuk eğitimevine ayırmaya ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen çocuk
hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süreleri altı ayı geçemez.”
“(4) Aşağıdaki hâllerde çocuk hükümlüler hakkında verilen cezalar doğrudan çocuk
eğitimevlerinde yerine getirilir:
a) Terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt
faaliyeti kapsamında işlenen suçlar hariç olmak üzere, kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha
az hapis cezasına mahkûm olanlar.
b) Taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm
olanlar.
(5) Doğrudan çocuk eğitimevine alınanlar dahil olmak üzere bu kurumlarda bulunan
çocuk hükümlülerden;
a) Firar edenler veya başka bir fiilden dolayı haklarında tutuklama kararı verilenler
idare ve gözlem kurulu kararıyla,
b) Kapalı ceza infaz kurumuna iade veya odaya kapatma disiplin cezası alıp, bu cezası
kesinleşmiş olanlar veya asayiş ve düzenin sağlanması amacıyla disiplin cezası kesinleşmemiş
olsa bile eylemi kurum düzeni ya da kişi güvenliği bakımından tehlike oluşturanlar idare ve
gözlem kurulu kararıyla,
çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilirler.
(6) Çocuk hükümlülerin, suç ve ceza türlerine göre, çocuk eğitimevlerine ayrılıp
ayrılmamalarına, çocuk eğitimevlerinde geçirecekleri sürelere, çocuk kapalı ceza infaz
kurumlarına gönderilmelerine, doğrudan çocuk eğitimevlerine alınmalarına, doğrudan çocuk
eğitimevlerine alınanların çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine ve diğer
hususlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte gösterilir.”
MADDE 8-5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“(5) Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları (madde 81, 82 ve 83), cinsel
dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (madde 102 ve 103), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal
ve ticareti suçu (madde 188) ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu (madde 220) hariç
olmak üzere, koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında, hükümlünün onbeş yaşını
dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak dikkate alınır.”
MADDE 9-30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununa 43/B maddesinden
sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
“Amaç dışı bıçak taşıma
MADDE 43/C – (1) Her ne ad altında olursa olsun, 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli
Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamı dışında kalan her tür bıçak ile
diğer kesici, delici veya bereleyici aletlerin;
a) 11/9/1981 tarihli ve 2521 sayılı Avda ve Sporda Kullanılan Tüfekler, NişanTabancaları ve Av Bıçaklarının Yapımı, Alımı, Satımı ve Bulundurulmasına Dair Kanuna göre
ruhsatlandırılan yerler ile ilgili yönetmeliğe göre ruhsatlandırılan işyerleri dışında satışı ve
sergilenmesi,
b) Onsekiz yaşından küçük çocuklara satılması ve çocuklar tarafından satın alınması veya
taşınması,
yasaktır.
(2) Bu maddenin birinci fıkrasında sayılan yasaklara uymayanlara beşbin Türk Lirası,
kabahate konu bıçak veya aletlerin sayı veya nitelik bakımından vahim olması halinde ise onbin
Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca bu kabahatin işlendiğini öğrenen işletici veya
sorumlunun yetkili makamlara bildirim yapmaması halinde beşbin Türk Lirası idarî para cezası
verilir.
(3) Bu maddenin birinci fıkrasında sayılan kabahatin konusunu oluşturan veya işlenmesi
suretiyle elde edilen eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.
(4) Bu maddenin birinci fıkrasında sayılan kabahat dolayısıyla idarî para cezasına ve
elkoymaya kolluk görevlileri, mülkiyetin kamuya geçirilmesine mülkî amir tarafından karar
verilir.
(5) Bu maddenin birinci fıkrasındaki kabahati işlediği sırada onbeş yaşını doldurmamış
çocuk hakkında çocuğun üstün yararı gözetilerek, 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk
Koruma Kanunu hükümleri uyarınca koruyucu ve destekleyici tedbirlere karar verilmesi
amacıyla mülki amir tarafından çocuk hâkiminden tedbir talebinde bulunulur.
(6) Bu madde hükmü internet satışları ve mesafeli satışlar için de uygulanır.
(7) Bir sanat veya mesleğin icrası için gerekli bıçak, şiş ve benzerlerinin icra yerinde ve
icra eden kişilerce kullanılması, bulundurulması ve taşınması bu madde hükümlerine tabi
değildir.”
MADDE 10-3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununa 5 inci
maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
“Yönlendirme tedbirleri
MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 5 inci maddesinde düzenlenen koruyucu ve destekleyici
tedbirlerin yanında bu maddede düzenlenen yönlendirme tedbirleri, ceza sorumluluğu olmayan
adli süreçteki çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır.
(2) Yönlendirme tedbirleri olarak;
a) Sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri: Spor kulüpleri, gençlik merkezleri, spor tesisleri
ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarında; Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı
ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilmek üzere çocukların 20 saatten 300 saate kadar
psikososyal gelişimine katkı sağlayacak görev almalarına,
b) Dijital risklerden korunma tedbiri: Kullandığı telefon cihazı, telefon hattı veya her
türlü bilgisayar, tablet ve benzeri dijital cihazın bildirilerek cihazın tedbir kararından sonraki
hareketlerini Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından 3
aydan az 2 yıldan fazla olmamak üzere çeşitli takip yazılımlarıyla ilgili kurum denetimine
açmaya, riskli olarak tanımlı bazı mecralar, uygulamalar ve dijital platformlarına erişimin
engellenmesine,
c) Kitap ve kütüphane tedbiri: Kütüphane ve okuma salonu gibi yerlerde Kültür ve
Turizm Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, üniversiteler ile yerel yönetimler tarafından yerine
getirilmek üzere 20 saatten 300 saate kadar psikososyal gelişimine katkı sağlayacak görev
almaya veya bu kuruluşların yetkililerince belirlenen eserleri okumaya,
d) Çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri: Tarım ve Orman Bakanlığı, Çevre, Şehircilik
ve İklim Değişikliği Bakanlığı, üniversiteler ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilmek
üzere 20 saatten 300 saate kadar park, bahçe, sahil gibi belirlenecek bir bölgede çevre temizliğiyapmaya, belirlenecek bitkilerin bakımı, ağaçlandırma ve çiçeklendirme faaliyetlerine
katılmaya,
e) Tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı madde ile davranışsal bağımlılık
tedbiri: Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Yeşilay tarafından yerine
getirilmek üzere çocukların sağlıkları için tehlike oluşturan bağımlılıklarının tedavi ve
rehabilitasyonu için belirlenecek programları tamamlamaya,
hükmedilir.
(3) Bu tedbirlerin yerine getirilmesinde 45 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları
uygulanır.
(4) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Aile ve Sosyal Hizmetler
Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.”
MADDE 11- 5395 sayılı Kanunun 9 uncu maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“(4) Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığı,
davranışsal bağımlılık ya da ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık nedeniyle kendisi veya
başkaları açısından ciddi tehlike oluşturduğu değerlendirilen ve herhangi bir suretle Sağlık
Bakanlığına veya üniversitelere bağlı yataklı sağlık kurumlarına gelen veya getirilen çocuk
hakkında, tedaviye ihtiyaç bulunduğunun ilgili uzman tabip tarafından tespit edilmesi hâlinde,
acil korunma kararı alınması amacıyla yirmi dört saat içinde rapor düzenlenir. Sağlık kurumu,
uzman hekim raporunun düzenlendiği tarihten itibaren en geç yirmi dört saat içinde çocuk
hâkimine başvurur. Başvurudan itibaren en geç kırk sekiz saat içinde ilgili dal uzman hekiminin
yer aldığı üç uzman hekimden oluşan resmî sağlık kurulu tarafından düzenlenen rapor
mahkemeye sunulur.
(5) Hâkim, başvuru ve sağlık kurulu raporunu değerlendirerek talep hakkında en geç kırk
sekiz saat içinde karar verir. Çocuğun sağlık kuruluşuna gelmesi veya getirilmesinden hâkim
kararının sağlık kuruluşuna tebliğine kadar geçen sürede, çocuğa gerekli görülen tıbbî müdahale
ve tedavi uygulanır. Bu süreçte ihtiyaç duyulması hâlinde kolluktan yardım istenebilir. Kolluk,
bu kapsamda yapılan talepleri, kanunla kendisine tanınan yetkiler çerçevesinde yerine getirir.
(6) Hâkim, çocuğun üstün yararını gözeterek çocuğun bulunduğu yerin gizli tutulmasına
ve gerekli görmesi hâlinde kişisel ilişkinin kurulmasına veya sınırlandırılmasına karar verebilir.
Hâkim, sağlık kurulu raporunu dikkate alarak acil korunma kararının kaldırılmasına, devamına
veya çocuğun durumuna uygun başka bir koruyucu ve destekleyici tedbire karar verir.”
MADDE 12- 5395 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Suça
sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra
eklenmiştir.
“(4) Çocuk hakkında kamu davası açılması halinde durum, gerekli idari tedbirlerin
alınması amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı il veya ilçe
müdürlüklerine bildirilir.”
MADDE 13-5395 sayılı Kanunun 23 üncü maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“(2) Adli süreçteki çocuklar hakkında yapılan yargılama sonunda hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde bu Kanunun 5/A maddesinde
düzenlenen yönlendirme tedbirlerinden uygun görülen biri veya birkaçı da denetimli serbestlik
tedbiri olarak uygulanır. Bu fıkra uyarınca hükmedilecek yükümlülükler 5/A maddesinde
belirtilen kurumlar tarafından yerine getirilir.
(3) Adli süreçteki çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı
verilebilmesi için suçun konusunu oluşturan malın değerinin az olması halinde zararın
giderilmesi şartı aranmayabilir.”MADDE 14-5395 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“(3) Onbeş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması
zorunludur. Cumhuriyet savcısı, mahkeme veya çocuk hâkimi tarafından onbeş yaşını
doldurmuş çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması hâlinde, gerekçesi iddianamede
veya kararda gösterilir.”
MADDE 15-5395 sayılı Kanunun 45 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“(3) Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin ilgili kurum veya kuruluş tarafından yerine
getirilmesi sırasında gerekmesi halinde kolluktan yardım istenebilir.”
“(4) Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yerine getirilmesinde kurumların
koordinasyonu merkezde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından; il ve ilçelerde
kurumların koordinasyonu ile takip vali ve kaymakam tarafından sağlanır. Bu amaçla il ve
ilçelerde sekretarya hizmetleri aile ve sosyal hizmetler il müdürlükleri tarafından yürütülür.
Hâkim veya mahkeme tarafından verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararları, yerine
getirilmek üzere ilgili kurum veya kuruluşa gönderilir.
(5) Çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının gereklerine
aykırı hareket eden ana, baba, vasi veya bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, fiil suç teşkil
etse dahi ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre çocuk hâkimi kararıyla üç
günden on güne kadar tazyik hapsi ile cezalandırılır. Bu kararlara karşı 14 üncü madde uyarınca
itiraz yoluna gidilebilir. Tazyik hapsine ilişkin kararlar, kesinleşmesini müteakip Cumhuriyet
başsavcılığı tarafından yerine getirilir. Bu kararlar çocuk hâkimi tarafından ilgili kuruma
bildirilir.”
MADDE 16-(1) 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun 3 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (17) numaralı alt bendinde yer alan “suça sürüklenen”
ibaresi “adli süreçteki” şeklinde değiştirilmiştir.
(2) 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki” şeklinde
değiştirilmiştir.
(3) 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun;
a) 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli
süreçteki”,
b) 2 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli
süreçteki”,
c) 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendinde yer alan
“Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki”, (c) bendinde yer alan “suça sürüklenen” ibaresi
“adli süreçteki”,
ç) 11 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “hakkında
adli süreç yürütülen”,
d) 12 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli
süreçteki”,
e) 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “hakkında
adli süreç yürütülen”,
f) 20 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli
süreçteki”,
g) 24 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli
süreçteki”,
ğ) 26 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adlisüreçteki”,
h) 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “Suça sürüklenen”
ibaresi “Adli süreçteki”, (c) bendinde yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”,
ı) 31 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli
süreçteki”,
i) 34 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “Suça sürüklenen”
ibaresi “Adli süreçteki”,
j) 37 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli
süreçteki”,
k) 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde yer alan “Suça sürüklenmesi”
ibaresi “Hakkında adli süreç yürütülmesi”,
şeklinde değiştirilmiştir.