Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
AA

Ayçiçek, 26 Haziran İşkence Mağdurlarıyla Uluslararası Dayanışma Günü vesilesiyle, Esed rejimi zindanlarında işkence gördükten sonra serbest kalanların yaşadığı psikolojik durumu ve karşılaştıkları sorunları AA muhabirine değerlendirdi.

MSYD Başkanı, Ruh Sağlığı ve Psikososyal Destek Birimi tarafından yapılan çalışmalarda, Suriye'de yaşanan insani kriz sürecinden fiziki ve psikolojik olarak en fazla etkilenenlerin, kadınlar ve çocuklar olduğu sonucuna ulaştıklarını belirtti.

Esed rejimi zindanlarında işkence gören ve serbest kalan bireylerin yaşadıkları süreçlerin zorluğuna dikkati çeken Ayçiçek, "Rejimin zindanlarında muhtelif nedenlerle tutsak edilen mağdurların sadece küçük bir kısmı, serbest kaldıktan sonra, yaşadıklarını paylaşma cesaretinde bulunuyor." dedi.

Ayçiçek, işkence gören ve daha sonra serbest kalan kişilerin yaşadığı psikolojik durumu, bahse konu insani yardım faaliyetleri ekseninde şöyle değerlendirdi:

"İşkenceye uğramış ve daha sonra serbest kalan bireyler, akut stres bozuklukları, travma sonrası stres belirtileri, yüksek kaygı, depresyon, uyum problemleri, madde bağımlılığı veya intihar eğilimi gibi risklere veya problemlere daha savunmasız hale gelmektedir. Bunların yanı sıra, aile üyelerine veya başkalarına yönelik yoğun öfke, saldırgan davranışlar da dahil olmak üzere; suçluluk ve utanç, işkence sırasında aşağılanma ve hayatta kalanın buna dayanamaması ile hayatta kalma suçluluğu gibi duygusal, bilişsel ve davranışsal etkiler de görülmektedir."

Ayçiçek, işkence mağdurlarının ayrıca uzun süreli solunum problemleri, nörolojik hasarlar, kronik baş ağrıları, kas/iskelet problemleri, işitme, görme veya uzuv kayıpları gibi fiziksel sorunlar yaşadığını aktardı.

- Rehabilitasyon süreci

Ayçiçek, MSYD olarak, işkence görmüş mağdurlara psikolojik desteğin yanı sıra işkenceye bağlı yaşadıkları uzuv/işlev kaybından kaynaklı fizik tedavi hizmeti de verdiklerini kaydetti.

İşkence mağdurunun aile bireylerinin de süreçten etkilendiğini vurgulayan Ayçiçek, "İşkence kurbanlarının ailelerinin de psikososyal yardım ve destek alması gerekebilir ve ilgili değerlendirme ile potansiyel müdahaleler yapılmalıdır." tespitinde bulundu.

Bunun yanı sıra, bazı politik veya kültürel normlardan dolayı, kurbanların ailelerinin tutuklanmış ve işkence görmüş yakınlarıyla bağlarını kesebildiklerini veya onları reddedebildiklerini aktaran Ayçiçek, MSYD'nin bu konuda çeşitli çalışmalar yürüttüğünü belirtti.