Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Kadıköy'deki Yoğurtçu Parkı'nda yürüyüş yaparken hafriyat kamyonunun altında kalan 23 yaşındaki üniversite öğrencisi Şule Dere'nin ölümüne neden olduğu gerekçesiyle aralarında kamyon şoförünün de olduğu 7 şüpheli olaydan yaklaşık 1,5 yıl sonra hakim karşısına çıktı. Sanıklar olayda sorumluluklarının bulunmadığını öne sürerken, hafriyat kamyonunun şoförü, "Kimsenin olmadığını düşündüğüm için geri geri gelmeye devam ettim. Bağırış seslerini duyduğum anda aracımı durdurdum. Benim şahsi kanaatim şudur. Birinin onu ittirdiğini düşünüyorum" dedi.

 Habertürk Haber Merkezi'nden Arzu Kaya'nın haberine göre, İstanbul Kadıköy'deki Yoğurtçu Parkı'nda yürüyüş yaparken hafriyat kamyonunun altında kalan 23 yaşındaki üniversite öğrencisi Şule Dere'nin ölümüne neden olduğu gerekçesiyle aralarında kamyon şoförünün de olduğu 7 şüphelinin "taksirle ölüme neden olma" suçundan 6'şar yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmasına başlandı. Anadolu 57. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki davanın ilk duruşmasına Şule İdil Dere'nin annesi, babası, 7 tutuksuz sanık ve tarafların avukatları katıldı. Çok sayıda izleyicinin de takip ettiği davada bazı seyirciler ayakta kalınca ailenin bir avukatı mahkeme hakimine durumu söyledi. Mahkeme hakimi ise ayakta izleyici almayacağını belirterek, "Burada miting yapmıyoruz. Bu şekilde duruşma yapamam" diye konuştu.

"BİRİNİN ONU İTTİRDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM"
Şule İdil Dere'nin altında kalarak yaşamını yitirdiği kamyonun şoförü Mümin Kılıç, "Olay günü boş vaziyette geri geri giderek yük alacağım alana doğru gidiyordum. Gittiğim yol dar bir yoldu. Bu tür işlemler yaparken yanımızda gözcüler bulunur bize talimat verirler. Ancak kazanın olduğu anda bu işle görevlendirilen kişi benimle birlikte değildi. Neden yanımda olmadığını bilmiyorum. Böyle bir görevlendirme yapılsa dahi fiilen hiç bir zaman böyle bir kişi yanımızda bulunmuyordu. Kimsenin olmadığını düşündüğüm için geri geri gelmeye devam ettim. Bağırış seslerini duyduğum anda aracımı durdurdum. Benim şahsi kanaatim şudur. Ben kamyonun altına rahmetliyi almış olsaydım orada bulunması gerekirdi. Ancak o sol tekerin dış tarafında bulunuyordu. Araç ağır tonajlı bir araçtır. Üstünden geçtiğimde daha ağır sonuçlar doğurması gerekir. Birinin onu ittirdiğini düşünüyorum" dedi. Diğer sanıklar da olayda sorumluluklarının bulunmadığını öne sürdü.

"YAYA YOLUNDA HALA İŞ MAKİNELERİ VAR"
Şule İdil Dere'nin babası Berdan Dere kazanın meydana geldiği yaya yolu olarak bilinen yerde hale iş makinelerinin çalıştığını belirterek sanıklardan şikayetçi olduğunu söyledi. Anne Nesrin Aslan da sanıkların cezalandırılmasını ve tutuklanmalarını istedi. Mahkeme sanıkların tutuklanma taleplerini reddederek tanıkların dinlenmesi için duruşmayı erteledi.

"BU HAFRİYAT CİNAYETİ, KAZA DEĞİL"
Anne Nesrin Aslan duruşma öncesi adliye koridorlarında "Sana bir şey olursa yaşayamam yavrum diyordum. Yaşıyorum" diyerek göz yaşlarına boğuldu. Dava sonrasında ise asıl sorumluların yargılanmadığını söyleyerek, "Büyükşehir Belediyesi iş verdiği insanı eğitmiyor. Asıl sorumlularla karşı karşıya gelemedim bu duruşmada. Bu dava böyle bitmeyecek gerekirse uzaya kadar gideceğim. Böyle birilerine küçük cezalarla bitmeyecek. Parkta yürüyeni nasıl ezer hafriyat kamyonu? Bu bir hafriyat cinayetidir, kaza değil" dedi.

"YARGILANMASINA İZİN VERİLMEYENLER VAR"
Ailenin avukatlarından Murat Özveri, soruşturma aşamasında İBB Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Mustafa Tahmaz'ın bilirkişi raporunda kusurlu olduğunu belirtti. Tahmaz'ın olaydan kısa bir süre sonra İBB Teftiş Kurulu Başkanlığı'na terfi ettirildiğini söyleyen avukat Özveri, İstanbul Valiliği'nce hakkında dava açılmasına izin verilmediğini kaydetti. Yargılanmasına izin verilmeyen şüpheliler hakında da gerekli yargısal faaliyetin genişletileceğini söyledi.

OLAYIN GEÇMİŞİ
Şule İdil Dere 13 Mayıs 2016 tarihinde Kadıköy'de Yoğurtçu Parkı ile Kurbağlıdere arasında kalan yaya ve bisiklet yolunda yürüdüğü sırada, Kurbağalı Dere ıslah çalışması nedeniyle Mümin kılıç'ın kullandığı hafriyat kamyonun altında kalarak hayatını kaybetti. Olayla ilgili savcılık ıslah çalışmasının İBB Deniz Hizmetleri Müdürlüğü tarafından yüklenici firma İstanbul Çevre Yönetimi Ticaret ve Sanayi A.Ş (İstaç) şirketine verildiğini belirtti. Alınan bilirkişi raporunda, sanıklar yüklenici firma İstaç A.Ş'nin yetkili ortağı Ruhi Kelleci, şirketin Asya yakası kıyı temizleme şefi Teyfur Bingöl, şirketin iş güvenliği uzmanı Zafer Karasaçlı, İBB Çevre Koruma Kontrol Daire Başkanlığı Deniz Hizmetleri Müdürlüğü'nde deniz yüzeyi ve kıyı temizleme şefi Saffet Altındağ ile kontrol elemanı olarak çalışan Ergun Ata ve Kamil Cemal Yıldırım'ın gerekli güvenlik tedbirlerini almayarak olayda kusurlu olduğu anlatıldı. İstaç A.Ş.'ye bağlı kamyon şoförü Mümin Kılıç'ın da tedbirbiz ve dikkatsiz şekilde araç kullanarak Dere'nin ölümüne neden olduğu kaydedilen iddianamede, tüm şüphelilerin "taksirle ölümen neden olma" suçundan 2'şer yıldan 6'şar yıla kadar hapsi istendi.