Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

2017 yılında Avrupa'nın temel gündemi birçok ülkede yapılan seçimler oldu. Fransa, Hollanda, İngiltere ve Almanya'da yapılan seçimlerin ardından gözler bu kez İspanya'ya bağlı Katalonya özerk bölgesinde 1 Ekim Pazar günü yapılması planlanan 'bağımsızlık referandumuna' çevrildi.

Ancak diğer seçimlerin aksine, Avrupa'nın gözünü çevirdiği referandum birçok tartışmayı da beraberinde getiriyor. Zira Madrid yönetimi bağımsızlık referandumunu 'yasadışı' ilan ederken, Katalan siyasetçiler Pazar günü referandumun ne pahasına olursa olsun yapılmasını istiyor.

İşte İspanya'da tansiyonu yükselten bağımsızlık referandumuyla ilgili bilmeniz gereken her şey:

REFERANDUMA GİDEN SÜREÇ NASIL GELİŞTİ?

Katalan parlamentosu, 6 Eylül'de çıkardığı yasayla, bağımsızlık referandumu yapılması kararı aldı.

Referandumda seçmenlerin önüne konulacak oy pusulalarında, "Katalonya'nın cumhuriyet ile yönetilen bağımsız bir devlet olmasını istiyor musunuz?" sorusunun sorulması kararlaştırıldı.

Ancak Madrid yönetimi Katalan parlamentosunun aldığı bu karara şiddetle karşı çıktı. Referandumu yasadışı ilan eden İspanya Başbakanı Mariano Rajoy, Katalan parlamentosunun kararını "Sakince ve kesin olarak söylüyorum: referandum olmayacak, bu gerçekleşmeyecek" ifadelerini kullandı.

Rajoy'un başvurusunun ardından İspanya Anayasa Mahkemesi , Katalan parlamentosunun çıkardığı yasayı iptal etti. Ancak Katalan lider Carles Puigdemont, Anayasa Mahkemesi'nin kararına rağmen referandumun yapılacağını belirttti.

İSPANYA, REFERANDUMA KARŞI HANGİ ÖNLEMLERİ ALDI?

Anayasa Mahkemesi'nin kararının ardından, İspanyol hükümeti referandumu engelleme niyetiyle ilk olarak Katalonya'nın finansal kontrolünü ele almak için bazı düzenlemeler yaptı.

20 Eylül'de ise merkezi yönetime bağlı İspanyol jandarması (Guardia Civil), Katalan hükümet binalarına bir baskın düzenleyerek 14 kişiyi gözaltına aldı. Aynı gün, ".cat" uzantılı domain adreslerini denetleyen kuruma bir baskın düzenlendi ve referandumla ilgili yayın yapan internet siteleri kapatıldı.

700 yerel yönetici ile ilgili soruşturma başlatılırken, referandum için çalışma yürüten yerel görevlilere günlük 12 bin euroya varan cezalar verileceği ifade edildi.

Gözaltına alınan kişiler serbest bırakıldı ancak baskının yapıldığı gün 40 bin kişi Barselona sokaklarını doldurdu. İspanyol hükümeti bölgeye daha fazla polis gücü gönderileceğini duyururken, ulusal ve yerel tüm polis güçlerinin geçici olarak merkezi yönetimin emrinde çalışması kararı alındı.

'Guardia Civil' adı verilen İspanyol jandarması, İspanya İçişleri ve Savunma Bakanlıkları'na bağlı olarak görev yapıyor. İspanya'yı uzun süre demir yumrukla yöneten General Franco döneminin sembollerinden biri olan jandarmalar ülkedeki azınlıklar tarafından tarihsel çağrışımları nedeniyle hoş karşılanmıyor. Ancak İspanya'da bulunan özerk bölgelerinin her birinin kendine ait polis gücü bulunuyor.

KATALANLAR NEDEN BAĞIMSIZLIK İSTİYOR?

10. yüzyıldan itibaren 'de facto' bir devlet olarak var olan Katalonya, 1359 yılında Avrupa'nın ilk parlamentolarından biri olan Katalonya Parlamentosu'nu kurdu.

İspanya Kralı 2. Carlos'un 1700 yılında arkasında varis bırakmadan ölümünün ardından, 1702 yılında 'Dünya Savaşı' denilebilecek ilk savaş olarak gösterilen İspanya Veraset savaşı başladı. Neredeyse bütün Avrupa ülkelerinin katıldığı savaş, 1715'te sona erdi.

1714'te 14 ay süren kuşatmaya direnemeyen Barselona şehri düştü ve Katalan parlamentosu feshedildi. Katalanlar için kendi kendini yönetme devrini sona erdiren savaşın ardında Katalan dili ve kültürü de baskı altına alındı. Katalanlar, bağımsızlıklarını kaybettikleri 1714 yılından itibaren geleneklerinin ve dillerinin erozyona uğratıldığını düşünüyor.

1936'da İspanya'da General Franco'nun yaptığı darbenin ardından başlayan iç savaşın merkez noktalarından biri de Barselona kenti oldu. Franco rejimi, 1940'ta Katalan hükümetinin lideri Lluis Companys'i idam etti. Devam eden 35 yılda, Katalan kimliği ve dili 'huzur bozucu' olarak değerlendirildi ve Katalanlara ait tüm politik kurumlar feshedildi.

1975'te Franco'nun ölmesinin ardından, 1977'de başlayan geçiş süreciyle Katalan parlamentosu yeniden açıldı ve Katalonya, İspanya'nın 17 özerk bölgesinden biri oldu. O günden itibaren bağımsızlık söylemleri büyüyerek devam etti.

KATALANLARIN BAĞIMSIZLIK TALEBİNİN EKONOMİK NEDENLERİ NELER?

Tarihsel ve kimlik temelli bağımsızlık isteklerinin yanı sıra ekonomik nedenler de Katalanların bağımsızlık talebinde önemli bir rol oynuyor.

Katalanların bu konudaki temel şikayeti, Katalonya'nın merkezi yönetime ödediği vergiyi yatırım olarak geri alamaması üzerine kurulu. Katalan politikacılar, 2010 yılında bölgenin 62 milyar euro vergi ödediğini ancak sadece 45 milyar euroluk yatırım alabildiğini belirtiyor.

Bağımsızlık yanlıları, Katalonya'nın ödediği vergilerle diğer özerk bölgelere kaynak yarattığını ve bundan Madrid yönetiminin sorumlu olduğunu savunuyor.

Reuters'ın rakamlarına göre ise, Katalonya her yıl aldığı yatırımdan 12 milyar dolar fazla vergi ödüyor. İspanya'nın en fakir bölgesi olan Endülüs ise, her yıl ödediği vergiden 9.5 milyar dolar fazla yatırım alıyor.

FC Barcelona: Barcelona kulübü, ulusu, demokrasiyi, ifade özgürlüğünü ve kendi kaderini tayin hakkını savunmadaki tarihsel yükümlülüğüne sadıktır. Ve bu hakların özgürce kullanılmasını engelleyen tüm eylemleri kınamaktadır. Barcelona kulübü Katalan halkının çoğunluğunun isteğini destekleyecek ve bunu uygar, barışçı ve örnek olacak şekilde yapacak.

FC BARCELONA'YA NE OLACAK?

Katalonya'nın bağımsızlık tartışmalarıyla birlikte gündeme gelen bir diğer konu da, bölgenin başkenti Barselona kentinin futbol kulübü FC Barcelona'nın durumu oldu. Bağımsızlık referandumuna destek veren Barcelona kulübünün durumu hakkında bir açıklama yapan İspanya 1. ve 2. futbol ligi kulüplerinin bağlı olduğu Profesyonel Futbol Ligi'nin (LFP) Başkanı Javier Tebas, Katalonya'nın bağımsız olması durumunda kulübün La Liga'da oynayamayacağını söylemişti.

"La Liga iyi ya da kötü en iyi düzeyde kalmaya devam eder ama Barcelona, La Liga'dan ayrılırsa Avrupa'nın büyük kulübü olmaktan çıkar. Katalonya özerk yönetimi hükümeti spor bakanının Katalan kulüplerinin İspanya veya Fransa ligini seçebileceğini açıklaması beni şaşırttı. Sanırım bu kişi, bağımsızlık sürecinde olduğu gibi tüm Katalanları kandırıyor." görüşünü savunan Tebas, "Katalonya'daki yasa dışı bağımsızlık girişimlerinin son bulmasını arzu ediyorum" demişti. 

Katalanlar ise bu konuda daha farklı düşünüyor. Özerk yönetimin spor bakanı Gerard Figueras, La Liga'da oynayan Katalan kulüplerinin (Barcelona, Espanyol ve Girona) bağımsızlık durumunda seçeneklerini değerlendireceklerini belirtti.

Figueras açıklamasında, "Bağımsızlık durumda La Liga'daki Katalan kulüpleri, nerede oynamak istediklerine karar verecekler. İspanya Ligi mi yoksa İtalya ve Fransa gibi komşu ülkelerin ligleri mi ya da Premier Lig mi?" şeklinde konuştu.

BU KATALANLARIN İLK REFERANDUMU MU?

1 Ekim Pazar günü bağımsızlık referandumuna gitmeye hazırlanan Katalanlar için bu ilk referandum tecrübesi olmayacak.

Daha önce bağımsızlık yanlısı hareketler 2014'te sembolik bir referandum gerçekleştirmişti. Kasım 2014'te yapılan ve kayıtlı 5.4 milyon seçmenin yüzde 37'sinin (2.25 milyon) oy kullandığı referandumda, geçerli oyların yüzde 81'i bağımsızlıktan yanaydı. Ancak bağımsızlık karşıtlarının büyük bir çoğunluğu oylamayı boykot etmişti.

Ancak 2014'te yapılan bu referandum bugünkü tartışmalardan farklı olarak bir bağlayıcılık taşımıyordu. 1 Ekim'de yapılacak referandum ise, Katalan parlamentosunun tek taraflı bağımsızlık ilanıyla sonuçlanabilir.

Zira Katalan yasalarına göre, referandumda çıkacak sonuç bağlayıcı ve parlamento sonuçlar açıklandıktan sonra iki gün içerisinde bağımsızlık ilan etmeli.

REFERANDUMDAN SONRA NE OLACAK?

Referandumun ardından neler olacağı sorusu, henüz kimsenin net olarak cevaplayabildiği bir soru değil.

Madrid yönetiminin oy sandıklarını kurdurmamaya dönük net tutumu, bölgedeki tansiyonun yükselmesine neden olabilir. Halihazırda polis ile bağımsızlık yanlıları Katalonya'da bir 'kedi-fare oyunu' oynuyor. Polis oy merkezlerini kontrol altına almaya çalışırken, Bloomberg'e konuşan yerel aktivistler 6 binden fazla gizli oy kullanma merkezi olduğunu belirtiyor.

Referandum sonrası senaryolarından birisi de İspanyol hükümetinin anayasanın 155. maddesini harekete geçirmesi. 155. madde, merkezi hükümetin Katalonya'nın özerkliğini askıya alıp tüm kontrolün Madrid yönetimine geçmesine izin veriyor. Ancak uzmanlar bu hamlenin, Rajoy'un muhafazakar azınlık hükümetini zor duruma sokacağını ve ayrılıkçıların ateşine benzin taşıyacağı görüşünü paylaşıyor.

Olası bir bağımsızlık ilanının İspanya ve Avrupa Birliği tarafından tanınmayacağı düşünülürse en muhtemel senaryonun İspanya anayasasında reformlara gidilmesi olabileceği konuşuluyor. Bu da ülke çapında ve Katalonya özelinde birkaç referandum daha yapılması anlamına gelebilir. 

RAKAMLARLA KATALONYA

7.5 MİLYON: Katalonya'nın nüfusu. Katalanlar, 46.6 milyonluk İspanya'nın yüzde 16.1'ini oluşturuyor.

YÜZDE 85: Bölgede Katalanca konuşanların oranı. Dünya genelinde yaklaşık 10 milyon kişi Katalanca konuşuyor.

DOKUZUNCU: AB'nin kabul ettiği 24 resmi dilin içerisinde yer almayan Katalanca dünyada en çok konuşulan dokuzuncu dil konumunda.

YÜZDE 2.6: Yılın ilk çeyreğinde Katalonya'nın gayrisafi yurtiçi hasılasının büyüme oranı. Bu oran İspanya için yüzde 2.7.

209 MİLYAR EURO: Katalonya'nın 2014 yılında hesaplanan gayrisafi yurtiçi hasılası. Bu rakam İspanya için 1 trilyon euro.

5.3 MİLYAR EURO: Mayıs 2015 rakamlarına göre Katalonya'nın ihraç ettiği ürünlerin değeri.

YÜZDE 19: 2015'in ikinci çeyreği itibariyle Katalonya'daki işsizlik oranı. Bu oran İspanya genelinde yüzde 22.2.

YÜZDE 8: Katalan hükümetine göre, İspanya'ya vergi ödenmemesi durumunda Katalonya'nın gayrisafi yurtiçi hasılasında yaşanacak artış oranı.