Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

Prof. Dr. Kalyoncu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, halk arasında "akciğer iltihabı" diye bilinen ve tıpta "pnömoni" olarak isimlendirilen zatürrenin, "akciğerlerin mikroplar ya da daha küçük yapıdaki virüslerle olan enfeksiyonu" şeklinde tanımlandığını söyledi.

Zatürrenin, ender olarak parazitler ya da kimyasal maddelerle de gelişebildiğini ifade eden Kalyoncu, "Birçok kişi muhtemelen hayatında birden fazla kez bunu geçirmektedir." dedi.

Kalyoncu, hastalığın bazen hafif grip gibi bazen de ağır solunum yetmezliği tablosunda geçirilebildiğini anlatarak, şu bilgileri verdi:

"Bazen tek taraflı, bazen iki taraflıdır. Zatürrenin kabaca üçte birinde göğüste su toplanabilir ve tedaviyle bunlar büyük oranda düzelir. Ancak yine de akciğer enfeksiyonları önemli ölüm nedenleri arasındadır ve Dünya Sağlık Örgütünün ölüm nedenleri sıralamasında ilk beş sebepten biridir.

Zatürre, akciğerin direkt kendisinin iltihaplanmasıdır. Akciğerler oksijen-karbondioksit değişimi görevi yaparken, içlerinde iltihap olmaması gerekir. Bu gaz değişimini sekteye uğratacak kadar çok yerde enfeksiyon varsa, o zaman hastada solunum yetmezliği gelişir."

- "Hastalar zatürre olduklarında 5-10 kilo verebilir"

Klasik tek taraflı zatürrede solunum yetmezliğinin pek sık görülen bir durum olmadığına işaret eden Kalyoncu, "Ancak Kovid-19 nedenli zatürre, çift taraflı yani yaygın olduğu için potansiyel olarak solunum yetmezliği riski artıyor. Öksürük, ateş, üşüme, göğüs ardında baskı ve dolgunluk hissi, derin nefes alamama, hırıltı, hışıltı, iltihabi balgam ve parmak ucundan ölçülen oksijen satürasyonunda düşme, ciddi durum belirtileridir. Pandemi esnasındaki en çok ölüm, bu nedenle olmaktadır." diye konuştu.

Hastaların bazılarında halsizlik, baş ve vücut genelinde yaygın ağrı, bulantı, kusma ve ishal de görülebildiğini anlatan Kalyoncu, sözlerine şöyle devam etti:

"Kovid-19'lu hastalarda tat ve koku alma duygusu iptal olabilir veya çok azalabilir, hastalar zatürre olduklarında 5-10 kilo verebilir. Klasik zatürre herkeste her zaman görülebilirken, Kovid-19'a bağlı zatürre aylardır dünyanın en önemli sağlık sorunu. Bazı hastalarda, bu iki durum birlikte de görülebiliyor. Yapılan çeşitli tetkiklerle bu teşhis konulabilir. Ancak çok hasta başvurusu olan yoğun dönemlerde, bazen bu tetkikleri yapmaya ortam uygun olmayabilir.

Yaşlılık, sigara, kronik kalp ya da akciğer hastalığının varlığı, çeşitli madde bağımlılıkları, bilinç bozukluğu, şişmanlık, öksürük refleksini bozan bazı nörolojik hastalıklar ve zararlı bazı gazlara maruz kalmak gibi durumlar da hastalık gelişiminde risk faktörleri arasında yer alıyor."

- "Uygun tedavinin gecikmeden başlanması hayat kurtarıcıdır"

Prof. Dr. Kalyoncu, zatürrede en önemli tanı yönteminin doktorun yaptığı muayene olduğunu vurgulayarak, "Tetkikler yapılacaktır ancak herkeste yardımcı olmayabilir. Hastanın öyküsü ve doktor incelemesi zatürre veya Kovid-19'u gösteriyorsa o hastayı öyle kabul etmek gerekir." dedi.

Akciğer grafisi ile tomografisi, balgam kültürü, kanda ve idrarda serolojik testler, burun ve geniz sürüntüleri ile kişinin hava yolundan alınan kültürlerle hastalığın tespitine çalışıldığını dile getiren Kalyoncu, bu tetkiklerin hiçbirinin doktorun teşhisi yerine geçemediğini ancak hekime tanıda yardımcı olabildiğini söyledi.

Hastanın durumuna göre bir tedavi planlamasının yapıldığını anlatan Kalyoncu, zatürre tanısı konulan herkesin hastaneye yatırılması gerekmediğine dikkati çekti.

Kalyoncu, durumu riskli bulunan hastaların hastanede tedavi altına alındığını belirterek, "Hatta solunum yetmezliğinde olan veya girmesi muhtemel kişiler, yoğun bakım ünitelerinde izlenmelidir. Enfeksiyon için antibiyotikler, ateş düşürücüler, oksijen gibi temel tedaviler ve özel beslenme önerileri gerektiğinde hekim tarafından verilir. Uygun tedavinin gecikmeden başlanması hayat kurtarıcıdır." diye konuştu.