Türkiye'de 'Kadın' olmak!
"Kime Göre Neye Göre?"de bu hafta, "Kadın" kimliği masaya yatırıldı...
“Kime Göre Neye Göre?”de bu hafta “kadın” konusu konuşuldu. Programın moderatörü Ceren Akdağ Şahin “Kadınlık ve erkeklik rolleri nasıl bir tarihsel süreç içinde gelişti? Kadın kimliği farklı dönemlerde nasıl inşa edildi? Kadın bedeni üzerindeki toplumsal, siyasi, psikolojik denetim ne zaman başlıyor? Kadın-erkek eşit mi, kadınlar eşit olmak istiyor mu? "Namus" nerede başlıyor, koruyucusu kim? Toplumsal cinsiyet rollerinin oluşumunda medyanın rolü ne? Kürtaj ve sezaryen bir hak mıdır, cinayet midir?” gibi pek çok soru sordu, Cemil İpekçi, Pelin Batu, Günseli Kato, Cem Mumcu ve Esra Elönü 'kendine göre' yorumladı.
MUMCU: HERKES BİSEKSÜEL DOĞAR
Cem Mumcu: “Özünde biseksüel doğarız ve bu kimliklerden birini seçmek için bir maceradan geçeriz. Hepimizin ilk partneri ebeveynidir; benim de ilgimi ilk çeken, ilk arzuladığım kadın annemdir. Baba ilk rakiptir, ardından giderek babaya benzemeye başlanır ve heteroseksüel olunur.”
MUMCU: KADINLARIN HER AY ADET GÖRMESİNİ KISKANIYORUM
Cem Mumcu: “Bu ülkede kadınlara adet gördüğünde tokat atma adeti vardır, en modern anne bile bunu usül olarak devam ettirir. Adet görülünce“Kirlendim” denilir. “Kirlendim” ne demektir? Bu yenilenmektir. Kadınların her ay yenilenmelerini ben çok kıskanırım. Neden “Hastalandım” denilir? Bu bir sağlık belirtisidir. Bu meseleler kadınlığı ve erkekliği bir yerlere yerleştirmeye başlar.
Erkeğin bugünkü halinin nedeni, “tamamlanmış” olduğunu zannetmesidir. Bu yüzden bu ülkede erkekler az kitap okur, kendilerini geliştirme ihtiyacı duymazlar.”
ELÖNÜ: KADINLAR ERKEKLERE BAĞIMLI OLMAYI SEVİYOR
Esra Elönü: “Kadın sürekli erkekler tarafından aşağılanıp ötekileştiriliyor. Kadına erkekler rol biçiyor, kendisi değil. Kadınların kendilerine güvenleri yok, erkeklere bağımlılar ve bunu seviyorlar. Çünkü çok kolay.”
“Gelenekler bana göre tabulardır, yıkılması gerekir. Ailemde fazla gelenekçi bir yapı gördüğüm için hep buna karşı geldim. Bu yüzden ne annemi ne de babamı rol model almadım.”
MUMCU: BAZI İNSANLAR DİLİNE KÜRTAJ YAPTIRMALI
Cem Mumcu: “Namus meselesinin insanın kendine başlayıp kendinde bittiği konusuna inanıyorum. Kürtaj meselesinde televizyona çıkıp konuşan insanlarda dürtü kontrol bozukluğu var ve bizi kontrol etmeye çalışıyorlar. Bu kadar hoyratça, bu kadar agresif konuşan insanlar insanların dürtülerini kontrol etmeye yeltenmemeli. Kalbimizle ağzımızın ilişkisini iyi kurabilmemiz gerekli. Bazı insanlar diline kürtaj yaptırmalı. Ne bilimsel, ne de insani... Kanım donuyor.”
İPEKÇİ: ENGİZİSYON DÖNEMİNDE GİBİYİZ
Cemil İpekçi: “Kürtaj tartışmaları bana koyu Katoliklik dönemindeki engizisyon zamanını hatırlatıyor. Kadını kürtajdan koruyana kadar erkeğe terbiye versinler. Her sabah başımıza daha ne gelecek diye korkmaya başladım. Arkasında durduğum insanlardan korkmaya başladım.”
KATO: KÜRTAJ KONUSUNDA ERKEKLER KONUŞUYOR
Günseli Kato: “Hiç mi bilim kadını, kadın doktor yetiştirmedik? Kürtaj konusunda ekranlarda erkekler inliyor.”
BATU: KIZLARINA, EŞLERİNE TECAVÜZ ETSELER NE OLACAK?
Pelin Batu: “Paşaların zamanında türban meselesi için yaptığını bugün hükümet, “devlet baba” olarak kadının doğum şekline, kürtajına karışarak yapıyor. Çok merak ediyorum bu insanların eşlerine, kızlarına birileri tecavüz etse böyle rahat rahat “Devlet bakar” derler miydi? Bir devlet nasıl çıkıp “Ben herkes adına karar veririm” der? Kadın evden çıkmasın, hayatı boyunca çocuk yapsın isteniyor.”
BATU: BÜTÜN ERKEKLER KADINLARIN İTAAT ETMESİNİ İSTER
Pelin Batu: “En okumuş erkeklerde bile karşılaştığım bir durum var: dönüp dolaşıp kadının itaatkar, daha pasif rolde olmasını istiyorlar. Okumuşu, zengini, fakiri fark etmiyor. Yılmaz Esmer'in 2001 yılında yaptığı araştırmaya göre erkeklerin daha iyi şirket yöneticisi olacağını düşünen kadınların oranı yüzde 64.”
MUMCU: ERKEKLERİN OYUNUNA GELMEYİN
Cem Mumcu: “Şirketler tenasül organlarıyla yönetilmez. Erkeklerin oyununa sakın gelmeyin. Sizi parlamaz hale getirip evde tutarlar sonra dışarıda başka parlayan ararlar.”
İPEKÇİ: KADINLAR ACIDAN ZEVK ALIYOR
Cemil İpekçi: “Kocasından şiddet gören kadınlarla tanışıyorum, “Geri dönecek misin?” diyorum, “Evet” diyor, “Hoşuna mı gidiyor?” diyorum, “Sonradan barışması çok hoş oluyor” diyor. Kadınlar acıdan zevk alıyor.”
ELÖNÜ: KADIN AŞAĞILANMAYI HAK EDİYOR
Esra Elönü: “Kadınlar sürekli pembeyle, çiçekle böcekle eş değer tutuluyor. Kadın bence aşağılanmayı biraz kendisi hak ediyor. Dindar kadınlar hiçbir hak arama mitinginde yer almıyor, halbuki şikayet de ediyorlar. Dayak yiyorlar ama boşanacakları yerde itaat ediyorlar”
KATO: JAPON KOCAM BANA “KONUŞMA LAN!” DERDİ
Günseli Kato: “Filmlerde gördüğüm Japonya'ya gelin gittiğimi sandım ama öyle olmadı. Baktım ki o nazik, zarif Japon karşımda yok. Japoncam da az. Ben “Su içer misin?” diyorum, meğer bana “Konuşma lan!” diyormuş! Orada hep böyle, kavga da çıkmıyor. Geriye çekilip susuyorsun, ben de alıştım susmaya.”
MUMCU: KADINLA ERKEK EŞİT DEĞİLDİR
Cem Mumcu: “Kadın-erkek eşit değildir, denktir. Erkeklerle eşit olmaya çalışan kadınlar var. Nasıl eşit olabiliriz ki? Eşit olmaya çalışırken kadınlar özelliklerini yitiriyor. Erkeğin kötü özelliklerini bile arzu eden, onlara öykünen kadınlar var.”
İPEKÇİ: ERKEKLERE BENZEYEN KADINLAR TÜREDİ
Cemil İpekçi: “Giyimiyle kuşamıyla erkeğe benzeyen kadınlar türedi. Eşitlik, aynılık yoktur ancak denklik vardır.”
ELÖNÜ: DEKOLTEYLE ÇIKSAM BENİ DİNLEMEZSİNİZ
Esra Elönü: “Cinsellikten arınmış kadın, özgürleşmiş kadındır. Kadın seyirlik bir hal almamalı. Şu an çok derin bir dekoltem olsa söylediklerimi hiçkimsenin dikkate almayacağını düşünüyorum.”
MUMCU: EROS'U LİBİDOYA KURBAN ETTİK
ELÖNÜ: ÇOK ROMANTİKSİN!
Cem Mumcu: “Sevişmeyi sevişme haline getirmeliyiz artık. Bunun kıymetli bir şey olduğunu ortaya koymamız lazım. Bugün Eros'u libidoya kurban ettik. Annelerimiz babalarımız cinsellikten korkuyordu, biz bugün aşktan korkuyoruz.”
Esra Elönü: “Çok romantiksin.”
Cem Mumcu: “Senden daha romantiğim. Mesela sevgilim banyodan çıktığında onu her defasında havluya sararım.”
ELÖNÜ: İKNA ODASINI DA BİR KADIN İCAT ETTİ, MASUM DEĞİLLER
Esra Elönü: “Kadını kadın da aşağılıyor, sadece erkek değil. Türkiye'de ikna odalarını kim kurdu? İsmini söylemek bile istemiyorum. Kim icat etti? Bir kadın icat etti. Sadece başörtüsü taktıkları için, onları başörtüsüzleştirmeye çalışan, empati kuramayan bir kadındı”
MUMCU: BEN DE AK PARTİ'YE OY VERMİŞTİM AMA...
Cem Mumcu: “Son bir haftadır AK Parti'ye oy atan dostlarım geri çekildi. Ben de dahil. Son seçimde ben de AK Parti'ye oy atmıştım ama bu tutumla bizi kaybediyorlar, haberleri olsun. Kime ne kimin tenasül hayatından?”
ELÖNÜ: ACİLEN GERİ ADIM ATILMALI
Esra Elönü: “Kürtaj konusunda sözün bittiği yere gelindi. Acilen geri adım atılmalı.”
İPEKÇİ: GÜNDEM DEĞİŞTİRİLİYOR KORKUYORUM
Cemil İpekçi: “Kimsenin günahı kimseye kalmaz. Kadınları kendi hallerine bırakın. Bu gidişat beni korkutuyor.”
KATO: EMİNE ERDOĞAN BAŞI ÇEKSİN, BU İŞİ ÇÖZSÜN
Günseli Kato: “Emine Erdoğan'a sesleniyorum: Siz başı çekerseniz eminim bu mesele hallolacak.”
BATU: DELİLER KULÜBÜNDE GİBİYİZ
Pelin Batu: “Kürtaj konusu Uludere'ye bağlandı. Peki bugüne kadar Uludere ile ilgili ne yapıldı? Seçim konuşmasında “Biz diğerlerinin görüşlerine saygı duyarız denilmişti. Bu söylemin içinin doldurulmasını istiyorum. Deliler kulübünde gibi, her gün başka şey konuşuyoruz”