Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Anasayfa Özel İçerikler Abdurrahman Yıldırım Büyük uzlaşı mı, seçim makyajı mı?
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Finansal piyasalar dün gece derin bir nefes aldı. ABD Başkanı Trump’ın, Orta Doğu’da "iki haftalık geçici bir ateşkes" için uzlaşıya varıldığı açıkladı. Ateşkes ile finansal piyasalarda bir gecede;

        Brent petrol 10 dolarlık düşüşle 100 doların altına indi.

        Altın 150 dolarlık artışla 4.800 doların üstüne attı.

        Tahvil faizleri 10 baz puan düştü.

        Dolar endeksi 1 puanlık geri çekilmeyle 98’in altına indi.

        Borsa endeksleri yüzde 1 ve üzerinde artış kaydetti.

        Trump’ın "iki haftalık ateşkes" çıkışına Tahran’ın verdiği yanıt, aslında Dalio’nun "acıya dayanma" teorisini doğrular nitelikte. İran, bu süreci bir "barış ilanı" olarak değil, bölgedeki askeri yığınağını stabilize etmek ve ekonomik nefes almak için bir stratejik mola olarak kabul etti. Ray Dalio’nun son analizinde “Neredeyse hiç kimse, yakın zamanda bitmeyecek bir dünya savaşının erken aşamalarında olduğumuz gerçeğinden bahsetmiyor” dedi. Bu durum, piyasaların neden "eski güzel günlere" hemen dönemediğini açıklıyor: Aktörler masadan kalkmadı, sadece ellerindeki kartları yeniden karıyorlar.

        Piyasalarda fiyatlama: İyimser senaryo vs. temkinli gerçeklik

        Önümüzdeki süreçte piyasa tahminlerini iki ana hat üzerinde değerlendirmek mümkün. Eğer Mayıs ayındaki Çin ziyareti, Trump’ın "büyük pazarlıkçı" imajını besleyecek şekilde pozitif sonuçlanır veya dünyaya bu şekilde pazarlanırsa küresel borsalarda "Yapay Zeka" rallisinin ikinci dalgasını görebiliriz.

        • İyimser senaryoda: Trump’ın Çin’den büyük bir enerji veya teknoloji alım taahhüdüyle dönmesi, "savaş bitti, ticaret başlıyor" algısını güçlendirir. Bu durumda, brent petrolde 70-75 dolar bandına kalıcı bir iniş, teknoloji hisselerinde yeni zirveler ve dolar endeksinde DXY’de risk iştahının artmasıyla bir gevşeme izleriz. Ara seçimlere kadar sürecek bu "sahte bahar” piyasaları ve yatırımcıları huzurlu atmosfere geri döndüğüne ikna edebilir.
        • Dalio tarafındaki temkinli senaryoda: Ancak Dalio’nun "Büyük Döngü"sü bize madalyonun öbür yüzünü gösteriyor. Çin ziyareti kağıt üzerinde pozitif bitse bile, bu durumun kalıcı bir yapısal düzelme değil, sadece ara seçimler öncesi bir "seçim ayarı" olduğu gerçeği masada kalır. Bu senaryoda piyasalar, yükselişleri birer "çıkış fırsatı" olarak görür. Altın, ateşkes haberleriyle kısa vadeli bir yaşadı ve"güvenli liman" talebiyle Mayıs sonrasında yeniden 2026 zirvelerini zorlayabilir.

        Neden "kaldığımız yerden" devam edemiyoruz?

        Yatırımcıların en çok sorduğu soru şu: "Madem ateşkes var, neden 2024 başındaki o huzurlu boğa piyasasına dönmüyoruz?" Yanıtı Dalio’nun 12. maddesinde gizli: Finansal baskılama ve güven kaybı.

        • Jeopolitik risk primi artık kalıcı: Piyasalar artık Hürmüz Boğazı'nın her an kapanabileceğini, tedarik zincirlerinin bir tweet ile kopabileceğini öğrendi. Bu "jeopolitik risk primi" artık fiyatların içine kalıcı olarak yerleşti.
        • Enflasyonist savaş ekonomisi: Savaş durmuş gibi görünse de, ülkelerin savunma bütçeleri ve "kendi kendine yetme" çabaları enflasyonu beslemeye devam ediyor. Faizlerin "sonsuza dek düşük" kalacağı o eski dünya geride kaldı.
        • Güven bunalımı: Dalio’nun belirttiği gibi, "kurallara dayalı dünya düzeni" bitti. Artık "gücü yetenin" düzeni var. Yatırımcı, iki hafta sonra Trump’ın veya Hamaney’in fikrinin değişmeyeceğine dair bir garanti bulamıyor.

        Piyasalar "kaldığı yerden" devam edemez çünkü geçtiğimiz köprüler yıkıldı. Trump’ın iki haftalık ateşkesi bir "mola"dır, bir "son" değil.

        Mayıs sonrası seçim ekonomisi

        Yatırımcı için iyi bir strateji, bu sahte baharda likiditeyi artırmak ve Mayıs ortası gibi büyük fırtınaya da büyük fırsata da yol açma potansiyeli bulunun Çin-ABD hesaplaşmasına hazırlıklı yakalanmaktır.

        Eğer Mayıs’taki Çin ziyareti "pozitif" olarak servis edilirse, bu durum yıl sonundaki ara seçimlere kadar küresel piyasaları ayakta tutan bir yakıt görevi görecektir. Trump, seçim sandığına düşük benzin fiyatları ve rekor kıran bir Wall Street ile gitmek için her türlü diplomatik kozu kullanacaktır.

        Ancak yatırımcı için asıl sınav, seçimlerden sonraki gün başlayacak. Dalio’nun uyardığı gibi bu yılki "ara", sadece daha büyük bir fırtınanın hazırlığı olabilir. Bu nedenle strateji bu iyimserlik dalgasını nakit pozisyonlarını güçlendirmek için kullanılabilir. Bunu yaparken de "Kaldığımız yerden devam ediyoruz" rehavetine kapılmadan ve de borç, enflasyon ve hegemonya savaşını unutmadan yola devam etmek gerekiyor.