İNGİLTERE’de Tim Jones adlı bir papaz, geçtiğimiz pazar günü kilisede verdiği vaazında yoksul insanların, küçük aile işletmeleri yerine büyük zincir mağazalardan olmak koşulu ile ihtiyaçları kadar mal çalmalarının makul karşılanabileceğini söyledi. Jones’in tartışma yaratan sözlerinin ardından bir açıklama yapmak zorunda kalan Başrahip Richard Seed, İngiliz Kilisesi’nin mağazalardan hırsızlığı hoş göremeyeceğini, fakir insanların yardım kuruluşlarına başvurması gerektiğini belirtti. Aynı şekilde İngiliz Emniyeti de Jones’in sözlerinin hırsızlığı arttıracağından korkmuş olacak ki, hırsızlığın suç olduğunu bir kere daha hatırlattı. Peki İslam dini bu konuya nasıl bakıyor? Fakir insanların ihtiyaçları ölçüsünde hırsızlık yapması Jones’in dediği gibi hoş görülebilir mi? Hangi koşullarda hırsızlık yapılırsa günah sayılmaz? Bu soruları konunun uzmanı olan ilahiyatçılara sorduk, ilginç cevaplar aldık.

ALİ KEMAL ERDEM / AHT

İLAHİYATÇI VE YAZARLAR, İNGİLİZ PAPAZIN BAŞLATTIĞI TARTIŞMAYI DEĞERLENDİRDİ

‘Kötülüğün örnek alınması yanlıştır’

PROF. DR ZEKERİYA BEYAZ (Eski İlahiyat Fakültesi Dekanı): “Kötülük, yanlış örnek alınmaz. ‘Ben açım, perişanım, bana şöyle bir kötülük yapıldı. Bu benim de kötülük yapmamı meşru kılar’ denilemez. Hiçbir zaman haram olan günah olan şey, teşvik edici yönde okşanamaz, bu yönde fetva verilemez. Diyelim ki bir kişi açlığından dolayı hırsızlık yaptı. Ona cezayı takdir edecek hâkim orada
bir indirim yapar. Ancak peşinen ‘Aç kalanlar perişanlar, siz de gerektiği kadar götürün’ denemez. İnsan can tehlikesindeyken birinin tarlasına girerek bir şeyler çalarsa; ölüm tehlikesinden kurtulmak için çalabilir. Ama tehdit olayının hayati boyutta olması lazım.

‘Ömemek için ekmek çalabilir’

PROF. DR. SAİM YEPREM İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi):  “Din, yasaklanmış bir şeyi yapmayı hoş görmez. Ancak o yasaklanmış şeyi yapmayı gerekli kılan hale göre hüküm değişebilir. Eğer ciddi anlamda bir zorlama söz konusu ise, yapılan yasak şeyin sorumluluğu olmaması gerekir. Ayrıca hayati önem taşıyan zaruretler ortaya çıktığı zaman ihtiyaç olduğu miktarda yasaklanmış şeyi yapmanın mahsuru yoktur. Hatta, hayatını devam ettirmesi için, kişi gidip ekmek fırınından ekmek çalabilir.

‘Dinimiz, böyle bir şeyi tasvip etmez’

MEHMET TALU (İlahiyatçı Yazar): “Hırsızlık Hz. Adem’den beri gelmiş olan bütün ilahi dinlerde kesinlikle haram kılınmıştır. O papazın söylediği görüşler kendisine aittir. Dinimiz böyle bir şeyi tasvip etmez. Diyelim ki, zaruret dediğimiz olay yapılmadığı takdirde kişi mutlaka ölecek. İş, eğer o noktaya gelmişse, marketten ölmeyecek kadar ekmeği alabilir. Ancak, bir insan o noktaya gelmişse Müslüman ona mutlaka yardım eder. Müslümanlık sadakayı, zekatı emrediyor. Ama bu konu istismar ediliyor. Burada zaruretin ölçüsü önemli. Bugün adam sıradan bir ihtiyacını, icabında zaruret ölçüsüne getiriyor. İhtiyaçların sonu bitmez”

'Açlıkla boğuşan zenginden çalar'

PROF. DR. İHSAN ELİAÇIK (İslamcı düşünür yazar):  “Olaya açlık boyutuyla bakabiliriz. Diyelimki bir adam günlerce aç kaldı. Bu adamın karnını doyurmak için bir ekmek alması bana göre hırsızlık yerine geçmez. Eski ulema bu konuda görüş beyan etmiştir. Bir belde de aç insanlar varsa, o beldeye Muhammed’in getirdiği İslam girmemiştir. Burada açlık sorunuyla karşı karşıya olan insanlar değil, üzerinde fazladan mal bulunduran zenginler suç işlemektedir. Açlıkla boğuşan insanın zenginin malını çalması günah mıdır değil midir? Değildir...”

BAKMADAN GEÇME