Şişmanlanmayı ne tetikler?

27.05.2018 - 03:12 | Güncelleme:

Kalabalık masalar hangimizi cezbetmez ki? Bilhassa ramazanda kurulan uzun sofraların tadı bir başkadır. Ancak araştırmalar gösteriyor ki birileriyle yemek yemek, şişmanlığın önde gelen sebeplerinden. Peki bizi kışkırtan sebepler neler ve bunlarla nasıl mücadele edilir? Uzman isimler meseleye ışık tutuyor

İki arkadaşım var ki onları çok severim. Ama söz konusu yemekse ilişkimiz tuhaflaşıyor. Geçenlerde akşam yemeğinde biri yanımda diğeri karşımdaydı. Salata ve yoğurdu öyle bir yiyorlardı ki; bitecek telaşıyla olsa gerek, normalde hiç hoşlanmam ama ben de başladım hızlı hızlı yemeye. Durum bir nevi survive etme yani hayatta kalma meselesine dönüşüverdi. Aksi halde aç kalacağım diye kavga eder gibi yemeye koyuldum. Ardından “Hadi bir cheese cake patlatalım” dediler. İnanır mısınız, aylardır diyette olan ben açlıktan çıkmış gibi tatlı yedim. “Ben” derken, 45 kilo artı birkaç gram! Masadan kalktığımda patlayacak gibiydim, kendimi nasıl kaptırmışsam... HT Pazar'dan Sema Ereren'in haberi...

Oldum olası bir başıma yemek yemek dünyanın en sıkıcı şeylerinden biri gibi gelmiştir. Sevdiğim insanlarla oturduğum sofralar, modum her ne olursa olsun keyfimi yerine getirmeye yeter. Ancak bu masalar göründüğü kadar masum değilmiş, geçen gün kesinlikle buna karar verdim.

Uzatmadan, konuya dair çarpıcı araştırmalardan söz edeceğim. Bu konuda yapılan ilk çalışmalardan biri, 1989’da ABD’li psikolog John de Castro’nun kalabalık yemek masalarının yemek tüketimini nasıl değiştirdiğine dair araştırmasıydı. Castro, araştırmasında şu sonuca varmıştı: Sadece 1 kişi yemeğinize eşlik ediyorsa yüzde 33 daha çok yeriz, 2 kişi eşlik ediyorsa bu rakam yüzde 47, 3 kişi eşlik ediyorsa ortalama yüzde 58, 4 kişi eşlik ediyorsa yüzde 69, 5 kişi eşlik ediyorsa yüzde 70, 6 kişi eşlik ediyorsa yüzde 72, 7 kişi ve fazlası eşlik ediyorsa yüzde 96 oranında fazla yemek yiyebiliriz. Castro’nun altını çizdiği bir diğer husus ise ailemizleyken daha hızlı, arkadaşlarımızlaykense daha yavaş yemek yediğimizdi.

Bir başka çarpıcı araştırma ABD’deki Southern Illinois Üniversitesi’nden... Araştırmacı Mitsuru Shimizu “Özellikle fazla kilosu olanlarla sofraya oturduğunuzda sağlıklı beslenme gayretinizden eser kalmaz. Mesela makarnadan yüzde 31.6 daha fazla yerken, salatadan yüzde 43.5 daha az yeriz” diyor. Konu üzerine araştırmalar yürüten Dr. Penny Klatell de “Yanımızdaki hızlı hızlı yiyorsa onu taklit ederiz. Bu nedenle hep birlikte sofraya oturan bir aile mesela ya hepsi birden kiloludur ya da formundadır” diyor. HT Pazar’da söz etmiştik, bilhassa ailemizden çok gördüğümüz iş arkadaşlarınızla sofraya oturuyorsanız işiniz zor... “Ye gitsin bir şey olmaz”, “Yap bir çılgınlık” gibi ifadelerle oturduğunuz masalar, onlarca kiloyu birkaç ayda aldırır. Aman dikkat!

Sadece insanlar da değil; hayvanlar da bir arada yemek yerken farklı psikolojiye sahip oluyor. Araştırmalarda farelerden tavuklara pek çok canlının tok olduğu halde diğer hayvanlara yemek verildiğinde tekrar yemeye başladığı gözlendi.

NE TETİKLER?

Bu arada durum kimilerine de ters tepiyor. Grup içinde ne yediğini anlamadığından bir başınayken olduğundan az yiyor, adeta yeme hevesi kaçıyor, tabaklara saldıranları görünce iştahı kaçıyor. Ya da çekindiğinden, daha cool gözükmek istediğinden yememeyi tercih ediyor. Özellikle biz kadınlar hemcinsimiz varken kendimizi koyveririz ancak karşı cinsimiz olduğunda gülücükler saçarak “Tokum”, “Çok mersi doydum” demeyi yeğleriz. Ancak onlar azınlık, zira büyük çoğunluğumuz başkaları varken adeta yemeğe saldırıyor. İyisi mi gelin hemen sebeplerine göz atalım.

Psikolog Norman Triplett’in 1898’de yaptığı araştırmadan sonra ortaya çıkan “social facilitation” yani “sosyal kolaylaştırma” ilk sebeplerden. Başkalarıyla yemek yediğimizde sosyal kolaylaştırma sebebiyle beyin tokluk merkezini uyaramaz hale geliyor ve bu özellik çoğu kez devre dışı kalıyor.

Grup psikolojisiyle, başkaları iştahla yemek yerken aç olmamanıza rağmen kendinizi tabak tabak yerken bulur, bir nevi masadakileri taklit ederiz. Aslında benzer bir durum açık büfeli tatillerde de bizi vurur. Hatta öyle ki Dr. Gary L. Wenk’e göre, bu durumda mide kapasitesinin üzerinde yemek yediğinde yaşadığı rahatsızlık hissini, ağrıyı bile pas geçer.

Uyum sağlama, kabul görme arzusu en çok tetikleyen diğer sebeplerden... Psikolog Dr. Linda Papadopoulos’a göre günümüzde özellikle 30’lu, 40’lı yaşlardaki kadınlar içinde bulundukları gruplardan farklı görünmekten kaçınıyor. Mesela bir yemek masasında salata siparişi veren tek kişi olmak istemez çoğu kişi. Sağına soluna bakar ve sipariş verir. Bunun altında yatan tek sebep dışlanmamak, onlar gibi olabileceğinizi kanıtlamaktır.

Diğer yandan sohbet o kadar tatlı gelir ki masadan kalkmak bilmeyiz. Ağzımız bu arada boş durmaz, ne yediğimizin farkında bile olmayız. Zararlı şeyler yeme ihtimali artar üstelik. Keyfi yerinde olunca normalde o kadar da sevmediği yemekten daha çok zevk alır. Öte yandan kalabalık masalarda dikkati dağıtan şeylerin fazla olması, benim hikâyemde olduğu gibi aç kalma korkusu. Eh, son olarak başkalarıyla yemek yiyeceksek daha çok özenmek, çeşit sipariş etmek ya da pişirmek de başkalarıyla yemek yemediğimizde bize kilo aldıran nedenlerden.

BİRLİKTE YEMEK NEDEN ÖNEMLİ?

Bazı araştırmalar son yıllarda bir başımıza yemek yeme oranlarının da artış gösterdiğine işaret ediyor. Sebeplerine gelince... Geçmişe kıyasla daha çok ara öğün yapıyoruz yani acıkmaya vakit kalmıyor. Daha küçük evlerde yaşıyoruz. Diğer yandan dışarıda yemek yemek epey pahalandı ve kalabalıklar bizi daha çok boğmaya başladı. Günlük yaşamın temposu, özellikle iş saatleri ve trafik yemek saatlerine daha fazla sadık kalamamamıza sebep olmaya başladı. Teknoloji, kafa dinleme arzusu, boşanma oranlarının artması ve “multitasking” yani aynı anda birkaç iş yapma ihtiyacı yalnız başına yeme oranlarının artmasını tetikleyen diğer sebepler arasında gösteriliyor. Kolay karnımızı doyurma alternatifleri de arttığından ailemizin evine gitmemeyi yeğliyoruz.

Ancak yine de kültürümüzde epey önemli yeri olan birlikte yemek yemenin avantajları saymakla bitmiyor. En başta bir arada yemek yemek sevdiklerimizle bağlarımızı kuvvetlendiriyor.

Özellikle de çocuklu aileler için kalabalık sofraların önemi büyük... Dünya ülkelerinin 3/4’ünden elde ettiği verilerle yola çıkan OECD raporuna göre, aileleriyle aynı sofrada yemek yemeyen gençlerin okuldan kaytarmaya olan meylinde çok ciddi anlamda artış oluyor. Dahası haftanın en az 2 günü kalabalık masada bir araya gelmeyen ailelerin çocuklarının kilolu olma ihtimali yüzde 40 artıyor. Columbia Üniversitesi’ne göre 5 günden fazla aile masasına oturmayan çocuklarınsa alkol ve madde bağımlısı olma ihtimali artıyor.

Kendi köşemize çekilmenin kimseye faydası yok. PLOS One’da yayımlanan araştırmaya göre, sosyal ortamlardan kendini izole etmiş kişilerin kalp hastalıklarından ölme ihtimali en az 2 kat artıyor. Texas Üniversitesi’nden Sosyolog Dr. Debra Umberson’a göre de kurduğunuz dostluklar akıl sağlığınızı koruyor, bağışıklık sisteminizi güçlendiriyor, stresinizi azaltıyor, kalp ve kan damarlarının oluşturduğu kardiyovasküler sistemi üzerinde büyük etkiye sahip. Yani en çok sosyalleştiğimiz o kalabalık masalardan kilo almak pahasına da olsa vazgeçmemekte fayda var. Özellikle de kahvaltı sofraları... Hatırlayacaksınız, HT Pazar’da kahvaltı sofralarının kudretini anlatmıştık. Sorunlara kahvaltı sofralarında çözüm bulabilir, evet dedirtmek istediğiniz meseleler yumurtalı, ballı, kaymaklı tabaklar eşliğinde konuşulursa kârlı çıkan siz olursunuz. Bu masalar stresinizi azaltır, zihinsel ve fiziksel rahatlama sağlar.

%44 Başkalarıyla masaya oturduğumuzda ortalama yüzde 44 oranında fazla yemek yiyoruz.

KALABALIK MASADA KENDİMİZE HâKİM OLMA SIRLARI

Uzun lafın kısası kalabalık masalar kilo aldırıyor olabilir ama diğer yandan faydaları da saymakla bitmiyor. Peki nasıl bu masalarda şişmanlamamayı başaracağız? Esasında uzmanların tavsiyesi, yeme konusunda sabotaja meyillilerle çok sık aynı masada buluşmamak. Zira kendinize hâkim olmak epey güçleşiyor. Ancak biz size kendinize limitler koyarak sofraya oturmaya söz verirseniz bu kadar acımasız olmayacağız. Aksi halde siz zararlı çıkacaksınız. Peki nasıl? Öncelikle masaya çok aç oturmayın, mutlaka bir arada yemek yiyeceklerinizle buluşmadan evvel atıştırmış olun. Çorba gibi sizi tıkayacak şeylerle ve su ile yemeye başlayın. Dahası nefsinizi köreltmek adına her şeyden azar azar yiyin. Yemek istedilerinizi mutlaka tabağınıza alın ki ne kadar yediğinizin farkında olasınız. Karnınızı doyurduktan sonra derin sohbetlere dahil olun ki konuşma esnasında farkında olmadan fazladan yüzlerce kaloriyi mideye indirmeyin. Belki pek de kibar bir davranış olmayacak ama doymaya başladığınızda muhakkak servisinizi kaldırmalarını rica edin ya da evdeyseniz siz gidip mutfağa bırakın hatta ufak bir tur atıp masaya dönün. Herkesle aynı şeyleri yeme yarışına girmeyin, bu oyuna gelmeyin.

Daha çok yememize sebep olan 7 şey

Elbette sadece başkalarıyla sofraya oturmak iştahımızı kabartmıyor. Durumu daha da çıkmaza sokan sebepler var.

1- Stres ve mutsuzluk
2- Mevsim geçişi
3- Tatilde bozulan düzen
4- Büyük tabakla masaya oturmak
5- Alkol
6- Kadınların periyot dönemi
7- Bol kısıtlamaların olduğu katı diyetlerden bıkkınlık


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000