HABERTURK.COM / AA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gayrettepe-İstanbul Havalimanı Metro Projesi İlk Ray Kaynağı Töreni'nde yaptığı konuşmada, Gayrettepe-İstanbul Havalimanı Metro Projesi'nde sona yaklaşıldığını söyledi. Erdoğan, şöyle konuştu:

"Havalimanımızı şehrimize kazandırırken elbette ulaşım boyutunu da ihmal etmedik. Açılışla birlikte havalimanı işletmesi kendi otobüs seferlerini zaten başlattı. Toplu taşımayı kolaylaştırmak ve hızlandırmak amacıyla metro hattının inşası için de hemen kolları sıvadık. Toplam uzunluğu 37,5 kilometreyi bulan ve 9 istasyondan oluşan bu metro güzergahı, İstanbul'daki diğer tüm toplu taşıma hatlarıyla da bağlantılıdır. Gayrettepe-İstanbul Havalimanı metro hattı, ülkemizin kazı çalışmaları en hızlı yürütülen projesidir. Sayın Bakanımızın da ifade ettiği gibi, 10 kazı makinesinin birden çalıştığı bu süreci hamdolsun başarıyla sürdürüyoruz. Kazı çalışmalarının yüzde 94'ü, tünellerin de önemli bir kısmı tamamlandı. Projenin genelinde de aşağı yukarı üçte ikilik gerçekleşme oranına ulaştık. Şimdi rayların döşemesine başlıyoruz. Amacımız 24 saat kesintisiz çalışmayla günde 470 metrelik ray montajını gerçekleştirmektir."

"İLK HIZLI METRO"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, projenin rayları ve bağlantı malzemelerinin yerli firmalarca üretildiğini, Türk mühendisleri ve işçileri tarafından da döşendiğini anlattı. Bu hattın sinyalizasyon sistemi ve metro vagonlarının da bu arada gerçekleştirilmiş olacağını belirten Erdoğan, "Özellikle içinden geçtiğimiz şu kritik dönemde ülkemizde üretimi mümkün olan hiçbir işin dışarıdan getirilmesine rıza gösteremeyiz. Bu konuda varsa yapılan yanlışlar, hepsinin de derhal düzeltileceğine inanıyorum. Aynı şekilde tamamlandığında saatte 120 kilometreyle ülkemizin en hızlı metro araçları burada faaliyet gösterecek. Böylece ülkemizin ilk hızlı metrosu unvanını da kazanacak bu hatla Havalimanı-Gayrettepe arasındaki ulaşım, 35 dakikada sağlanacak." diye konuştu.

"İSTEMEZÜK DİYORLARDI"

Hedeflerinin ilk 28 kilometrelik kısmı oluşturan ve Hasdal'a kadar olan bölümü bu yılın sonunda, Kağıthane bölümünü 2021 nisanında, Gayrettepe'yi de 2021 ağustosunda hizmete almak olduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Şu anda bulunduğumuz İhsaniye istasyonu da ilk hizmete girecek kısımda yer alıyor. İstanbul'a ulaşım hizmetlerinde gerçek anlamda çağ atlattık. Önce Marmaray, ne diyorlardı? 'Yaptırmayız. İstemezük.' Kim diyordu? Bu CHP zihniyeti diyordu. Allah'tan ki denizin altından geçtiği için göremediler, yaptık bitirdik. Açılışından bu yana son rakamı aldım az önce, ne kadar İstanbullu veya oradan insanlar geçti biliyor musunuz? 500 milyon. Biz buyuz. Onların hayalleri bile ulaşamaz bizim ulaştığımız yerlere. Biz karadan dikkat edin kadırgaları yüzdüren, geçiren Fatih'in torunlarıyız. Dedemiz Fatih karadan kadırgaları geçirdi ve Haliç'e indirdi biz de dedemizin izinden denizin altından hem Marmaray'ı yaptık, ardından da Avrasya Tüneli'ni açtık. Şimdi bu 'İstemezük' diyenler Marmaray'dan geçiyor mu? Geçiyor. Avrasya tünelinden geçiyor mu? Geçiyor. Ama bunlarda marifet iltifata tabidir diye güzel bir kelam var ya böyle bir şeyden anlamazlar, 'Saygı duyalım' demezler. Ama onlar isteseler de istemeseler de biz milletimize hizmete devam edeceğiz."

"DÖRT BİR NOKTAYA BAĞLANACAK"

Yavuz Sultan Selim Köprüsü yapılırken de aynı tepkilerle karşılaştıklarını dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

"Ne dediler? İstemezük. Yaptık mı? Yaptık. İnşallah orada da bir raylı sistemi ayrıca köprüde üçüncü bir hat olarak yapacağız. Osmangazi Köprüsü'nü yaptık mı? Yaptık. İstanbul Havalimanımızın ilk etabını da onlarla beraber hizmete aldık. Düşünebiliyor musunuz şu anda İzmir-İstanbul arasını 3 saat 15 dakikaya indirdik. 8-8,5 saatlik bir yolu buraya indirdik. Bay Kemal, İzmir milletvekili, bir gün de kalk teşekkür et. Yok. Niye? Bunların zihniyetinde bu yok. Çünkü bunlar hem hizmet vermezler hem de hizmet edene teşekkür etmezler. İstanbul'un Ankara, Eskişehir, Konya, Bilecik, Kocaeli ve Sakarya ile olan bağlantılarını yüksek hızlı trenle sağladık. İnşası devam eden hızlı tren hatlarıyla İstanbul'u ülkemizin dört bir noktasına bağlayacağız. İstanbul inşallah böylece dünyanın mega kenti olarak dünyanın en büyük şehirlerinden birisi olarak bu namını daha da yayacaktır. Kuzey Marmara Otoyolu'nun Kınalı-Odayeri ve Kurtköy-Akyazı kesimlerinin bir kısmını trafiğe açtık. Kalan kısımları da önümüzdeki aylarda hizmete açıyoruz."

BÜYÜK İSTANBUL TÜNELİ

Erdoğan, Marmaray ve Avrasya'dan sonra, Boğaz'ın altından geçecek olan yeni tünel Büyük İstanbul Tüneli'nin etüt proje çalışmalarını da bitirdiklerini söyledi.

Bu projenin günlük 6,5 milyon yolcunun kullanacağı toplam 11 farklı raylı sistem hattını birbirine bağlayacak hızlı metro karakterinde bir raylı sistem olduğunu aktaran Erdoğan, Büyük İstanbul Tüneli'nin ihale hazırlık çalışmalarının da devam ettiğini dile getirdi.

Erdoğan, Marmaray'ın devamı niteliğindeki Gebze-Halkalı banliyö hatlarını baştan sona modernize ettiklerini, Büyükşehir Belediye Başkanı olduklarında İstanbul'un raylı sistem uzunluğunun yaklaşık 34 kilometre olduğunu, bugün 233 kilometre raylı sistemle İstanbul'a hizmet verdiklerini anlattı.

"ÖNCE HİZMETTE REKABET"

Ayrıca uzunluğu 14,2 kilometreyi bulan tünellerin ve 288 kilometre uzunluğundaki metro hatlarının yapımlarının da sürdüğünü belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Hedefimiz İstanbul'u inşallah 190 kilometreyi bulan tünelleri ve 1100 kilometrelik metro hatlarıyla dünyanın en yaygın ulaşım ağına sahip kılmaktır. Hala hizmet veren veya inşası süren 318 kilometrelik raylı sistem ağının 165 kilometresini, yani yarıdan fazlasını Ulaştırma Bakanlığımız gerçekleştirdi. Çünkü İstanbul'un projeleri bu şehrin mahalli yönetimlerine bırakılamayacak kadar önemlidir, hayatidir, büyüktür. Ülkemizin adeta vitrini ve göz bebeği olan İstanbul'a ibadet şevkiyle hizmet ediyoruz. 81 ilimizin tamamında da büyük projeleri yine hükümet olarak üstleniyor, milletimize ihtiyacı olan hizmetleri hızlı ve etkin bir şekilde sunuyoruz. Bizim için hizmette rekabet, siyasi rekabetten önde gelir. Şayet bir şehrimizin hizmete ihtiyacı varsa, biz orada oy oranına, milletvekiline, belediyesine bakmayız. Bakanlıklarımızın her biri kendi alanlarında tespitlerini yapar, hazırlıklarını tamamlar ve çalışmaya başlar. İşte bu anlayışla Türkiye'nin tamamına 17 yılda Cumhuriyet tarihinde yapılanların hepsinden katbekat fazla hizmet götürmeyi başardık. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye, toplu konuttan spora, şehircilik altyapısından sosyal yardımlara kadar her konuda 82 milyon insanımızın her birini kucaklamanın gayreti içinde olduk."

"FAİZLER DAHA DA İNECEK"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "100 bin sosyal konut" dediklerini hatırlatarak, "Ne diyorlardı, 'Toplu konut olmaz, yapılmaz.' Müracaatlar ne oldu biliyor musunuz? 1 milyonu aştı. Niye? Benim milletim eğer inanıyorsa bir kuruma, hele hele devletine orada akan sular durur. İşte TOKİ'ye inanıyor ve inandığı için de müracaatlarını yoğun bir şekilde yaptılar. Faizleri de indirdik mi? İndirdik. Daha da inecek. Faizler indikçe benim vatandaşımın bu noktadaki müracaatları daha da artacak. Çünkü ben gecekondularda kardeşlerimin, vatandaşımın oturmasını istemiyorum. Çünkü benim vatandaşım insanca yaşama erdemine buralarda ulaşacak." diye konuştu.

Milletin de kendilerinin bu hasbi çabalarını gördüğünü ve daima yanlarında yer aldığını ifade eden Erdoğan, milletin hizmette rekabet yerine, kişisel siyasi gündemlerini öne çıkartanların derslerini daima verdiğini söyledi.

"MİLLET DERSİNİ VERİR"

Erdoğan, "Hatırlarsanız 1989 yılında ülkemizdeki belediyelerin çok büyük bir bölümü CHP çizgisindeki bir siyasi anlayışın eline geçmişti. Ardından yapılan 1994 seçimlerinde hizmet yerine lafta, sloganda, göz boyamada yarışanların hepsi tarihe gömüldü. Biz de aynı dönemde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak başladığımız yolculuğumuzu Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı ile sürdürdük. Ülkeyi ve şehirleri yönetme yetkisi almak, böyle ağır bir sorumluluğun altına girmek herkese nasip olmaz. Şayet milletin size verdiği bu fırsatı, Hakk'a ve halka hizmet anlayışıyla en güzel şekilde değerlendirirseniz önünüzde uzun ve aydınlık bir yol açılır. Ama işi siyasi şaklabanlığa vurup sadece kendi hesaplarınızın ardından giderseniz, millet de size ilk fırsatta dersinizi verir." şeklinde konuştu.

"MAĞDURİYETE GÖZ YUMMAYIZ"

Genel Başkanı olduğu AK Parti'ye mensup belediye başkanlarına da aynı tespitleri ifade edip, aynı tavsiyelerde bulunduklarına işaret eden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Çünkü bizim amacımız kimseyi dövmek, rencide etmek, kimseyi haksız şekilde hizmetten alıkoymak değildir. Tam tersine bu ülkenin ve 82 milyonun Cumhurbaşkanı olarak halka hizmet eden herkese destek vermekle görevli olduğumuzu biliyoruz. Nitekim İzmir, Diyarbakır, Eskişehir, Mersin gibi farklı partilere mensup belediye başkanları tarafından yönetilen şehirlerimize nice büyük yatırımların yapılmasını biz sağladık. Üstelik bu yatırımların çoğu da o illerimizin belediyelerinin sorumluluk alanındadır. Bugün de şehrine hizmet getirmek isteyen her belediyeye partisine bakmaksızın destek veriyoruz. Ama belediyeler görevlerini yerine getirmiyor diye halkımızın mağduriyetine göz yumacak da değiliz. Söz verdiler, sözlerini yerine getirdiler mi? 'Suyu ucuzlatacağız' dediler, ucuzlattılar mı? 'Otobüslerdeki ücretleri düşüreceğiz.' dediler, düşürdüler mi? Çünkü bunların en büyük marifeti yalandır."

"HAYIRLI İŞLERİN YANINDAYIZ"

Erdoğan, her zaman verdikleri sözlerin arkasında durduklarını aktararak, "İstanbul'da da yapılan her hayırlı işin yanında yer alırken, bizim hayata geçirmeye çalıştığımız hayırlı işlerin önünün kesilmesine de izin vermeyeceğiz." dedi.

Erdoğan, "Ücretsiz süt vereceklerdi hala süt gelecek. Nerede kaldı bu süt? Su fiyatları düşecekti, ne oldu? Neyse Allah'a dua edelim de sularımız, yağmurlarımız kesilmesin. İnşallah sular devam etsin." ifadelerini kullandı.

"HÂLÂ MONTRÖ DİYORLAR"

Konuşmasında Kanal İstanbul Projesi'ne de değinen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "İstanbul'da bir Kanal İstanbul tartışması yaşanıyor. Bugün de bir toplantı yapmışlar. Hani bunların bir Millet İttifakı var ya, millet midir zillet midir ayrı bir konu. Aslında bizim açımızdan ortada tartışılacak bir şey yok. Kalkmışlar hala Montrö diyorlar. İstanbul'a alternatif bir su yolu ihtiyacını Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminden beri savundum, savunuyorum. Tarih boyunca da hep böyle bir projenin hayali kurulmuştur. Biz bunun adını Kanal İstanbul olarak koyduk ve 2011 seçimlerinde milletimizin takdirine sunduk. Milletimiz seçimlerde ezici bir çoğunlukla bize destek vererek bu projeye sahip çıktığını gösterdi. Hatırlarsanız adını da ne koymuştum? Çılgın Proje. Daha önce de ifade ettiğim gibi bu tartışma ülkemizde icraat yapanlarla, tek misyonu yapılanları engellemek olanlar arasındaki farkı bir kez daha ortaya koymuştur. Benzer tartışmaları İstanbul'a son 70 yılda kazandırılan her eserde görmek mümkündür. Rahmetli Menderes bugün İstanbul trafiğinin nefes boruları olan dev yolları açarken 'Buraya uçak mı indireceksiniz?' diye suçlanmıştı. İşte bunun örneği Vatan Caddesi'dir. Boğaziçi Köprüsü, yani bugünkü 15 Temmuz Şehitler Köprüsü inşa edilirken CHP zihniyeti ne demişti biliyor musunuz? 'İstanbul'un başına gelen en büyük felaket' diye karşı çıkmıştı. Özal'ın eseri olan Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün inşasında da benzer yaygaralar koparmıştı. Biz de Marmaray'ı ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü inşa ederken çok büyük saldırılara maruz kaldık."

"MARMARAY'I DA KARALADILAR"

Temel kazılarında ortaya çıkan tarihi eserler sebebiyle inşa süresi uzayan Marmaray'ı karalamak için her gün çeşitli iftiralarla meydanlara çıkıldığını ifade eden Erdoğan, "Hatırlarsanız Yavuz Sultan Selim Köprüsü için de mahkemenin verdiği kısmi bir yürütmeyi durdurma kararını yanlış anlayış 'Üçüncü köprü artık iki kuleden ibaret' manşetleri atmışlardı. Kuzey Marmara Otoyolu'na da 'asfalt izinden ibaret' bir proje yaftası takmaya kalkmışlardı. Bu hastalıklı zihniyetin o kadar çok örneği var ki hangi birini sayacağımızı şaşırıyoruz. Peki sonuçta ne oldu? Marmaray yapıldı ve hizmete girdi." değerlendirmesinde bulundu.

"SURİYE'DE OLMAYA DEVAM"

Muhalefetin dış politika ile ilgili eleştirilerine yanıt veren Erdoğan, şunları söyledi: "Hadi Marmaray'ı, Yavuz Sultan Selim'i, Kanal İstanbul'u bir kenara bıraktık. Bu projeleri anlamıyorlar diyelim. Güney sınırlarımızı güvenlik altına alma gayretine ne diyeceğiz? Hala ne işimiz var Suriye'de diye sorabilen bir kafa Türkiye ve Türk milleti ile gönül bağlarını koparmış demektir. Bütün dünya anladı bir tek bizim muhalefet partisi yöneticiler anlamadı."  

"Şimdi de 'Ne işimiz var Libya'da' diye soruyorlar. Birkaç ay önce 'Akdeniz'de herkes var, biz yokuz' diye bizi suçluyorlardı" diyen Erdoğan, "Ülkemizin Libya'da ne işi olduğunu sormakla, Akdeniz'de ne işi olduğunu sormak aynı şeydir" ifadelerini kullandı. 

Erdoğan, "Türkiye, Güney sınırlarını ve oralarda yaşayan kardeşlerimizin huzurunu tamamen sağlayana kadar Suriye'de olmaya hatta daha da ilerlemeye devam edecektir" diye konuştu.