Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

SERDAR ALİ ÇELİKLER | ATAMAZSAN...

Bir takım düşünün, ligin en güçlü kadrolarından birine sahip rakibinin evine gidiyor. Ve 90 dakika şöyle geçiyor:

Misafir takım 4’ü yüzde yüz olmak üzere 7 tane net pozisyon buluyor. Ev sahibi bırakın pozisyonu ceza alanında pas dahi yapamıyor. Misafir takım 8 korner kullanıyor. Ev sahibi 0.

Misafir takım ceza alanına 9 tane isabetli orta yapıyor. Ev sahibinde bu sayı 1.

Misafir takım her istatistikte önde. Ev sahibinin önde olduğu tek konu kalecisinin performansı. Çünkü misafir takım kalecisi 85. dakikaya kadar dizlerinin üzerine bile çökmemiş.

Maçın tamamında misafir takım tek kale oynamış.

Şimdi bu maçın sonucu ne olur? Normalde “7 net pozisyonun 1’ini içeri atmışlardır” diye düşünülebilir. Ama olmadı. Atamazsan olmuyor..

Volkan Şen ilk yarıda 2; Fernandao da 2. yarıda 2 olmak üzere yüzde yüz pozisyonlarda golleri atsalar bu maç farklı biterdi. Ama ikisinde kalecinin de olmadığı pozisyonlarda (İlk yarı Volkan-ikinci yarı Fernandao) gol atılamayınca 2 puan uçup gitti. Ben ligde bu kadar iyi ve pozisyon üreten Fenerbahçe görmedim. Hafta içi Lokomotiv maçından sonra dün de gayet iyi bir Sarı-Lacivertli takım vardı sahada. Ama Volkan Şen ve Fernandao beceri gösteremediler.

Bu maçın stratejisi, planı ve oyun mantalitesi ile ilgili Vitor Pereira’yı tebrik ederim. Ama şu RvP takıntısı 2 puana mal oldu. Şen, hayatının hiçbir döneminde golcü olmadı, olamaz. Vuruş yapmayı bilmiyor. Bu maçta da Fernandao ile başlayıp “Onu da küstürmeyeyim” düşüncesinden ya da inadından puanı kaptırdı.

Vitor’a bir hatırlatma yapmak isterim. Zico, Kezman; Daum, Güiza; İsmail Kartal, Emenike inadından kendi başlarını yedi. Lorant, Ortega; Aykut Kocaman da Alex kompleksinden kendilerini bitirdiler. İnat ve takıntı bir büyük takım hocasında olmaması gereken hasletlerdir. Onun dışında stratejisi, planı ve mantalitesi ile Vitor dünkü maçta takımın oynadığı futbol açısından benden geçer not almıştır.

HAMZAOĞLU BALI!
Derbide ceza sahasına girememiş G.Saray hocası olarak 86’ta Olcan’ın golüyle 1 puanı aldı. Dün de Fenerbahçe karşısında hiç ama hiçbir şey yapmayan, Harun ve biraz da Şamil dışında savunma da yapamayan takımıyla yine Fener’e yenilmedi. Hamza Hoca’nın Fener’e karşı ‘epeyce ballı’ olduğu kesin.

ZEMİN
Şahane yapılar yapıp berbat zeminler yapmayı nasıl becerdiğimiz dün anlaşıldı. Sulama bilmeyen ekip çim bakarsa böyle olur.
 
FAİK ÇETİNER | CÖMERT FENERBAHÇE

Bursaspor ligde büyüklere kafa tutacak ender takımlardan biri. Bursa deplasmanında Fenerbahçe’nin cezasından dolayı rakibini seyircisiz yakalaması da büyük bir avantajdı. Ev sahibi seyircisinin takımı için ne kadar büyük güç ve motivasyon unsuru olduğuna dün gece yine şahit olduk. Oyunun ilk 45 dakikasında kendi evinde oynamasına rağmen Bursaspor’u hiç bu kadar çekingen, ürkek ve de mahkum oynarken görmemiştik.

Maçı kendi alanında kabul eden ev sahibi, ilk yarı boyunca daha çok defansı düşündü. Moralli ve istekli Fenerbahçe yine iyi baskı kurdu, iyi pas alışverişi yaptı ve de bol pozisyon buldu. Devrenin golsüz kapanışı Fenerbahçe adına şanssızlık, Bursaspor adına da şanstı. Sarı-Lacivertliler bu yarıda Volkan’la üç, Fernandao ve Nani ile birer mutlak fırsatı cömertçe harcayan taraftılar. Fenerbahçe’nin geride geniş alanlar bırakması bile ev sahibine pek cazip gelmedi. Bir iki cılız atak ve uzaktan şutlarla golü düşündüler.

Oyunun ikinci bölümünün de ilk bölümden bir farkı yoktu. Fenerbahçe daha hareketli, daha atak, daha çok pozisyon bulan taraftı. Fernandao yine kale önünde çok cömertti. Bursaspor kendi alanında var gücüyle savunma yapıyor, ani bir iki atak dışında rakip alanda ve rakip kale önünde fazla gözükmüyordu. Golsüz giden oyun sonrasında Pereira ilk hamlelerini yaptı; Souza çıktı, Van Persie; Volkan Şen çıktı, Alper oyuna girdi. Bir sonraki hamlede de Ribas yerini Ozan Tufan’a bıraktı. Oyuna yeni girenlerin ise nedendir bilinmez suratlarından düşen bir parçaydı. Belli ki kulübe bu üç oyuncuyu da bozmuştu! Pek de haksız sayılmazlardı. Fenerbahçe bu değişikliklerden sonra da maçı kazanacak golü bulamadı. Çok şans yakalamasına rağmen kale önünde beceriksiz ve de şanssız olan Sarı-Lacivertli ekip, 2 puanı cömertçe Bursa’da bıraktı. Yazıyı Pereira’yla noktalayalım: Bu takım, bu malzemeyle şampiyon olamazsa fatura öncelikle ona çıkacaktır haberi olsun!

BRAVO HARUN
Bursaspor kalecisini çok beğendim. Tahmin ediyorum Fatih Terim hocanın da gözüne çarpıyordur. Devam Harun. Yolun A Milli Takım olsun.

SEYİRCİSİZ OLMUYOR
Ligimizin iyi top oynayan iki takımının mücadelesinde tribünde seyirci olmayınca oyundan pek keyif almadık. Bu işe el birliği ile acil bir çözüm bulunması şart.

BÜLENT YAVUZ | HAKEM HER İKİ TAKIMIN ALKIŞINI ALDI
 
F.Bahçe şampiyonluk yolunda iki önemli puan kaybetti. Gerçi seyircisiz maç, oyuncuları hırslandırmaya ve de mücadele etmeye zorlamıyor ama yakaladığın pozisyonları da gole çeviremezsen bu da hanene önemli bir kayıp olarak yazılır. Hakem Mete Kalkavan, güzel bir maç yönetti. Öyle çok fazla konuşulacak pozisyon yok. Bekir’in rakibi ile girdiği mücadelede sarıyı zorlayan bir müdahalesi var. Hakem sadece faul verdi. Yine bu sefer F.Bahçeli Fernandao’nun Aziz Behich’e bir kafa topunda koluyla yüzüne gelen bir darbesi var. Kanaatimce bu da sarı olmalıydı. Gerek F.Bahçe, gerek de Bursa adına iki penaltı beklentisi var ama ikisi de kesinlikle penaltı değildi. Maçın bitiminde her iki takımın oyuncularının ve özellikle Pereira’nın hakemin yanına kadar giderek tebrik etmesi hem çok güzel bir hareket hem de hakem yönetimine duyulan saygının ifadesiydi.

NOTUM: 8.3 İYİ