AA

 

Çin'de başlayan ve dünyayı tehdit eden yeni tip koronavirüs salgını ile mücadele edebilmek için dünya ülkeleri çeşitli korunma önlemlerine başvuruyor. Tedbirler kapsamında özellikle kapalı alanlarda kimyasal sterilizasyon uygulanırken, birçok ülke gelecekte de küresel tehdit oluşturabilecek mikroorganizmalara karşı alternatif dezenfeksiyon yöntemleri arayışını sürdürüyor. Bu kapsamda, Çin'de otobüs ve asansörlerde kullanılmaya başlanılan UV sterilizasyonun Ar-Ge çalışmalarıyla tüm yaşam alanlarında uygulanabileceği belirtiliyor.

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyofizik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Daşdağ, AA muhabirine, gelecekte tehdit oluşturabilecek mikroorganizma riskleriyle başa çıkmak için UV sterilizasyonun üzerinde durulması gereken ciddi bir alternatif yöntem olabileceğini söyledi.

Kovid-19'un küresel yayılımı sonrası benzeri sistemlerin Çin'de kullanılmaya başlandığını, ancak bunun geliştirilmesi gerektiğini anlatan Daşdağ, "Dalga boyları 100-400 nanometre arasında değişen A, B ve C şeklinde sınıflandırılan UV ışınları, iyonlaştırmayan radyasyonların en yüksek enerjiye sahip olanıdır. Güneşten yeryüzüne ulaşan UV ışınları, insanlarda D vitamini üretirken, ozon tabakası tarafından yeryüzüne ulaşması engellenen ve canlılar açısından en tehlikeli olan UVC ışınları ise sterilizasyon ve benzeri amaçlarla hastanelerde, alışveriş merkezlerinin ya da merkezi olarak havalandırılan binaların havalandırma kanallarında, su temizleme filtrelerinde kullanılmakta ve bu yolla mikroorganizmalar yok edilmektedir." dedi.

Söz konusu ışınların virüs ve bakteri gibi mikroorganizmaları yok ettiği gibi kontrolsüz kullanıldığında sağlık sorunları oluşturabileceğine dikkati çeken Daşdağ, "Maruziyet süresinin, türü ne olursa olsun tüm UV ışınlarının sağlık risklerinden korunmada en önemli parametre olduğu da unutulmamalıdır. Dolayısıyla, UV ışınlarına kontrolsüz maruziyetin cilt kanserleri, göz tümörleri, katarakt başta olmak üzere çeşitli sağlık sorunlarına zemin hazırladığı bilinmelidir." ifadesini kullandı.

- "Mimar ve mühendisler artık UV sterilizasyona ilişkin projeler geliştirmeli"

Daşdağ, şu süreçte kimyasal dezenfektasyonun yaygın şekilde tercih edildiğini, bu yöntemin tüm alanlarda kullanımının ne tür sağlık riskleri ile sonuçlanacağına ilişkin bilimsel verilerin ancak salgının sona ermesinin ardından yapılacak bilimsel araştırmalarla ortaya konulacağını vurguladı.

Neredeyle her ev ve iş yerinde uygulanan kimyasal dezenfektasyon için "Belki bugünkü şartlar açısından kabul edilebilir bir yöntemdir." değerlendirmesinde bulunan Daşdağ, şu değerlendirmede bulundu:

"Ancak, dünyanın gelecekte bu tür risklerle daha sık karşılaşacağı da olası senaryolardan biridir. Gelecekte karşılaşılması muhtemel bu tür sağlık risklerini minimize etmek için UV sterilizasyon ya da dezenfeksiyon, üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir alternatif yöntemdir. Dolayısıyla kapalı alanların içinde (AVM, kafe, restoran, otobüs vb.) meydana gelen bulaşlardan (virüs, bakteri gibi mikroorganizmalar) korunmak için mimar ve mühendisler artık UV sterilizasyona ilişkin projeler geliştirmeli ve kör alan kalmayacak şekilde tasarımlar yapmalıdır. Ülkemizin gelecekte karşılaşması olası küresel mikroorganizma yayılımlarına hazırlıklı olması için bu konuda hızla Ar-Ge çalışmaları yapılmalıdır."

Söz konusu sistemin daha az riskli ve daha az maliyetli olabileceğine işaret eden Daşdağ, "Bu konuda geliştirilecek sistemlerle, insan ve hayvanların kapalı alanlarda bulunmadığı zaman dilimlerinde, UV sistemlerinin belirli sürelerle kontrollü bir şekilde kullanılması, kurumların mikroorganizmalardan günlük arındırılmaları açısından belki de daha az riskli ve maliyetli bir alternatif yöntem olabilir." diyerek sözlerini tamamladı.