Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Ece ULUSUM (eulusum@htgazete.com.tr) / HT CUMARTESİ

Geçen hafta kalabalık bir mekânda Milli Takım’ın Hırvatistan’la karşılaşmasını izledik. Maç başlamadan önce Serdar Ortaç’ın takım için yazdığı şarkı çaldı, hep bir ağızdan eşlik edildi; “Biz bitti demeden bitmez”... O bitti, Tarkan’ın “Bir oluruz yolunda”sı başladı, Mustafa Sandal’ın “Pazara kadar değil mezara kadar”ı, Kıraç’ın şarkısı, Ayla Çelik’in parçası, İstiklal Marşı ve kapanış! Hepsi de ezbere biliniyor, coştuk. 90 dakikanın sonunda kaybedince bu sefer şarkılar yuhalandı. Yanımdaki “Biz bitti demedik, n’oldu?” dedi, şarkıdan nefret ettiğini söyleyenler bile oldu. Etrafımdakilere “Milli Takım’a yazılmış hangi şarkı iyi?” diye sorunca en sık aldığım cevap “Tarkan’ınki” oldu... Hangi şarkı resmi, hangisi gayri resmi? Bilen yok. Kimisinin söylenişi zor kimisi marş bile değil! Kısacası taraftarın kafası karışık.

‘BİTTİ’ DEMEDEN YENİLERİ GELDİ!

Ortaya marşlar çıkmaya başlamıştı ama asıl gazı veren EURO 2016 öncesinde Fatih Terim’in sözleri oldu. Basın toplantısında “Başarılarımız ne kadar çok olursa şarkılar azalır... Performansımızın üstüne çıkmalıyız, ondan sonra güzel şarkılar yazılır. Ülke olarak eğlenmeyi de şarkı söylemeyi de hak ediyoruz, özlediğimiz şeyler” dedi ve ekledi: “Gruptan çıkarsak orada yeni bir şarkının ilk kelimelerini mırıldanırım.” Bunu duyan müzik camiası harıl harıl çalıştı. Resmi bir şarkı için takım daha kamptayken Türkiye Futbol Federasyonu Serdar Ortaç’ın kapısını çaldı, bir şarkı yazmasını istedi. O da Fatih Terim’in “Biz bitti demeden bitmez” lafından yola çıkarak şarkısını yazdı. En çok ezberlenen de bu şarkı, çünkü resmi ve reklamlarda da kullanılıyor. Youtube’daki izlenme sayısı 811 bini geçti. Ortada bir şarkı varken Ayla Çelik popüler olan Bağdat şarkısının sözlerini değiştirerek bir parça yaptı ve Fatih Terim’in daveti üzerine futbolcuların bir yemeğine katılarak söyledi, Arda Turan da fotoğrafı Instagram’ına koydu ve Çelik, Ortaç’tan rol çaldı. Taraftar da benimsedi. Sözleri biraz romantik, “Biz dünyanın en büyük aşığı olabiliriz/Biz uğrunda yüz sene bin sene ölebiliriz/ Biz Volkan’ız, Mehmet’iz, Arda’yız, Emre’yiz/Biz Türkiye’yiz Avrupa fatihi olabiliriz.” Bu iki şarkı gidip gelirken ortaya iki şarkıcı daha çıktı, Erhan Güleryüz ve Rafet El Roman!

Roman’ın şarkısı sosyal medyada alay konusu oldu. Çünkü şarkı hem marş gibi değil hem de futbolcuların adını tek tek saydığı için maçta söylenmesiyse neredeyse imkânsız. (HTDokun’la dinleyebilirsiniz!) Şarkı yazma mücadelesi sosyal medyaya da sıçradı, çoğu kişi kendi şarkısını, videosunu paylaştı. Hatta Fatih Belediyesi, “Milliler Seninle Coşsun” diye bir proje düzenleyip ödüllü şarkı yarışması başlattı. Yani şarkı konusunda uzlaşamadık bir türlü. Seçenek çok olunca her kafadan bir ses... Sizleri kırmak istemem ama birkaç sporcuyla sohbet etmiştim. “Oynarken gerçekten bizi, taraftarları duyuyor musunuz?” diye sormuştum. Onlar da duymadıklarını, oyuna odaklı olduklarını, algılarının açarlarsa rakibi de duyarak demoralize olabileceklerini söylemişlerdi. Ancak maç başlarken ya da bittiğinde kulak kabartıyorlarmış...

ŞARKI TAKIMA MI, TARAFTARA MI?

Geçen yıl UEFA’nın özel olarak yayımladığı Champions Matchday Dergisi, Şampiyonlar Ligi karşılaşmaları öncesi çalınan müzikleri incelemiş. Hatta Liverpool taraftarlarına “Neden You’ll Never Walk Alone’ı söylüyorsunuz?” diye sorulmuş. Yüzde 54’ü takımı motive etmek için, yüzde 36’sı kendisini motive etmek için, geriye kalan yüzde 10’u da farklı nedenler sunmuş. Anlaşılan kendi için çalışan taraftar da var! Bunu çok önceden Umberto Eco söylemişti. Ona göre futbol, günümüzün en yaygın dini inancı: “Yenmek ve yenilmek kavramlarının iç içe olduğu bir oyunda, taraftarın bağlılığını sürdürmesi için tam bir imana gereksinimi vardır. Bu sayede hem kendine sığınacak bir alan bulur hem de kendisiyle aynı emeli paylaşan grupla bir arada olur...” Eco, taraftarlaşma sürecinde söylenen şarkıları ve tezahüratları da bu “dinin” bir ritüeli olarak yorumlar.

Marşlar ya da milli duygulara hitap eden şarkılar “vagon etkisi” olarak adlandırılan bir olaya sebep olur. Toplum olmayı, bir olmayı ve içten içe bir işin ucundan tutan kişi olmayı isteyen birey, kimsenin onu duymayacağını bilse bile haykırmak, temsili bir görevi yerine getirmek ister. 2015’teki International Journal of Science Culture and Sport Dergisi’nde Müzik ve Hareket Bağlamında Futbol Tezahüratları başlıklı makalede şöyle diyor: “Müziğin özünü hareket oluşturduğu için sporla iç içedir. Müzikle uyarılan duygular canlanır, anılar hatırlanır ve hayal kurulması sağlanır.”

Neler vardı?

■ Bir Oluruz Yolunda – Tarkan (2002) ■ Pazara Kadar Mustafa Sandal (2002) ■ Hep Seninleyiz Türkiye – Anonim (2008) ■ Avrupa – Gülben Ergen (2008) ■ Bas Gaza Türkiyem İsmail YK (2008) ■ Ateşi Yolladık Sana – Hakan Peker (2008) ■ Haydi Türkiye Haydi – Kıraç (2008)

Bilgi: EURO 2016 için David Guetta ile Zara Larsson’un hazırladığı This One’s For You ise dans etmelik şarkı olmaktan öteye gidemedi, 11 binden fazla ‘dislike’ aldı.