Tüketici güveni azalıyor sanayi üretimi ise artacak
Dün açıklanan üç ekonomik veri, oynaklığı ve karışıklığı gösterdi. Aylık olması nedeniyle verilerden belki çok şey beklenemez ama belli bir trendi işaret etmediği de kesin. Bu üç veriden net biçimde ekonomi bozuluyor sonucu çıkmıyor, düzeliyor da çıkmıyor. Çünkü tüketici güveni hızla düşerken üreticiler üretimi artırmaya karar vermişler.
- Böylece temmuz sonrası toparlanan tüketici güveni ekimde kur artışı, kredi notunun düşürülmesi, Suriye ve Musul operasyonlarının etkileri ile yeniden zayıfladı. Tüketici güvenindeki düzelme de bozulmaya yol açan faktörlerde pozitif değişime bağlı.
- Yılın 10 ayında ise ihracat 107.4 milyar dolar olurken, bu rakam bir önceki yılın 3 milyar dolar altında veya yüzde 2.9 aşağısında kaldı. İyi olan taraf ise 10 aylık dönemde ihracatın miktar bazında yüzde 4 artması. Tutar bazında düşmesine karşılık miktar bazındaki artışta, dünya mal fiyatlarındaki düşüşten ve parite etkisinden kaynaklanıyor. Nitekim TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi küresel ticaret hacminin bu yıl yüzde 4.4 daraldığına dikkat çekti.
- İthalatta en büyük pay da hammadde ve ara malında. Yani önce ithalatı yapıldı, sonra ekim ayı Satın Alma Endeksi yansıdığı gibi diğer hazırlıkları yapıldı, üretim artıyor. İstanbul Sanayi Odası’nın ekim Satın Alma Endeksi yüzde 48.3’ten yüzde 49.8’e çıktı ve ikinci aydır düzelme devam ediyor.
Sanayi üretimi artacak ama önemli olan bunun kalıcı olup olmayacağı. Yoksa son dönemdeki davranış tarzını biliyoruz. Bir iki ay çalışıp, sonra hız kesiliyor. Bu nedenle de sanayi üretiminde oynaklıklar yaşanıyor. Çünkü, maliyetler yüksek, fiyatların ne yöne gideceği konusunda belirsizlikler fazla ve kimse stok taşımak istemiyor. İhracatta bir artış ivmesi yakalanamaz ve yurtiçi talep artmazsa sanayi yeniden frene basmak zorunda kalabilir.
- Kaldı ki reel sektör sadece sanayiden veya tüketicilerden ibaret değil. İşin hizmet sektörü ve ticaret tarafı da var. Hatta ekonominin en büyük dilimi burada ve sıkıntılar oldukça birikmiş.
- Durum zor ve nazik bir aşamaya geldiğinden Başbakan Binali Yıldırım bankacılarla İstanbul’da bir toplantı düzenledi. Başbakanların bankacılarla toplantısı nadirdir ve önemlidir. Bunun ipuçlarını da İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali’nin önceki günkü kredi faizlerini indirmesinden ve “Kâr zamanı değil, fedakârlık zamanı” sözünden çıkartabiliriz.
- İşe yarar mı? Elbette yarar. Bankaların zorlanan şirket ve KOBİ’lere daha dostça yaklaşacaklarını, kredi faizlerini düşürmeye devam edeceklerini söyleyebiliriz. Bunun sonucunda da daha az iflas ve daha çok tüketim görürüz.
- Yeter ki, büyük bankaların aşırı rekabetinden dolayı zorlanacak ve batacak küçük ve orta ölçekli banka çıkmasın veya iş o aşamaya gelmesin. Bir de bu dönemde dünyadan ters bir rüzgâr esmesin.
- 70 milyar dolarlık ilk hamleden ikinci turizm atağına37 dakika önce
- "Altın vuruş" niye bir Türkiye gerçeğidir?43 saniye önce
- Liman sallanıyorsa fırtına küreseldir15 dakika önce
- 6 Şubat depremi: Kader var, tedbir niye yok?2 dakika önce
- Enflasyonun aynası nasıl değişti?25 dakika önce
- Yeni sepet, eski hikaye: Enflasyonda ocak klasiği13 dakika önce
- O "Kara Gece" bize ne anlattı?3 dakika önce
- İlk hesaplaşma ara seçimler, sonrası kıyamet senaryosu mu?57 dakika önce
- Altında, dolarda ne oluyor?18 saat önce
- Trump esiyor, dünya savruluyor13 dakika önce