Bugün yılın üçüncü çeyreğine ait büyüme verileri açıklanacak. Çok küçük de olsa pozitif büyüme bekliyoruz. Ancak içinde olduğumuz son çeyrekte bu büyümenin ivme kazandığının net sonuçları geliyor. Son çeyrekte büyüme yüzde 5’e yakın çıkabilir.

 

-Ekonomideki bu canlanmanın şirketler kesimindeki yansımasını henüz göremiyoruz. Şirketler kesimi aşırı borçlu durumdalar. Borç geri ödeme ve yeniden yapılandırma  ile bilançolarını düzeltme çabası içindeler. Büyümeye öncülük edecek durumları yok.

-Devletin bütçesindeki açık da her zamankinden daha yüksek. GSYH’nın yüzde 2.9 gibi bir üst tavan da koyduk. Tutturursak iyi olacak. Dolayısıyla kamu kesimi de yatırımların veya tüketimin gazına basamıyor. Para yok.

-Bu durumda değirmenin suyu nereden gelecekEkonominin çarkları nasıl dönecek?

 KEMERDEKİ İLK DELİK TASARRUF ARTIŞINDAN

 –Son 5 yılda yurtiçinde yerleşik hanehalkının finansal varlıkları yüzde 133 artarken borçları da yüzde 66 yükseldi. Tasarruf artışı borç artışını katlarken, borçlanma varlık artışının yarısı düzeyinde gerçekleşti.

-TCMB yeni açıklanan Finansal İstikrar Raporu’nda Eylül 2019 itibariyle hanehalkının varlıkları 1 trilyon 707 milyar lira olarak hesaplandı.

-Bitişikte yer alan tablodan izlenebileceği gibi, son bir yıldaki artış 207 milyar lira ve yüzde 13.8 düzeyinde. En yüksek artışlar yüzde 80 üzeri olmak üzere yatırım fonları ile kıymetli maden deposu yani altın hesaplarında meydana geldi.

-Yine Merkez Bankası’nın 2014 yılına ait aynı raporundan hanehalkının tasarruf toplamı  Mart 2014 itibariyle 731 milyar lira olarak yer alıyor.

-Aradan geçen 5.5 yıldaki artış 976 milyar lira veya yüzde 133.4 düzeyinde. Bu dönemdeki tüketici enflasyon artışı ise yüzde 80. Yurtiçi yerleşikler son 5 yılda net bir şekilde tasarruf ettiler, finansal varlıklarını reel olarak artırdılar.

Kemerdeki ilk delik buradan sıkılmış.

-Kemer sıkmada 2014 yılı başında alınan makro ihtiyatı önlemler ile hanehalkının borçlanmasının sınırlandırılması da etkili oldu.

 KEMERDEKİ İKİNCİ DELİK DÜŞÜK BORÇLANMADAN GELİYOR

 -Yine Merkez Bankası verileriyle hanehalkının finansal yükümlülükleri yani borçları 374.3 milyar liradan 621.1 milyar liraya çıktı. 5.5 yıllık artış 246.8 milyar lira veya yüzde 65.9 oranında. Bu artış da aynı dönemin yüzde 80 tüketici enflasyonunun altında kalıyor. Kemerdeki ikinci delik de buradan sıkılmış.

-Dahası hanehalkının borçluluğundaki artış tam olarak tasarruflarındaki artışın yarısı düzeyinde gerçekleşti. Bunun sonucu borçların tasarruflara oranı Mart 2014’te yüzde 51.2’den Eylül 2019’da yüzde 36.4’e indi.

-Hanehalkının GSYH’ya oranla borcu yüzde 22’den yüzde 14’e geriledi. Bu oran gelişmekte olan ülkelerde ortalaması yüzde 42’nin oldukça altında. Burada uygun ortam ve koşullar yakalanınca kullanılacak önemli bir alan bulunuyor.

 CANLANMA HANEHALKI TÜKETİMİ ÜZERİNDEN

 -Türkiye borçlulukta özel sektörün aşırı borçlanmasıyla ön sıralarda ama hanehalkı borçluluğunda geri sıralarda.

-Son dönem kredi artışları ve ekonomik canlanmada buradan geliyor.  Tüketici kredilerindeki artışla birlikte konut ve otomobil ve beyaz eşya sektörleri canlandı. Konut kredilerinde ağustos ortasından bu yana artış 15.6 milyar lirayı ve yüzde 8.7’i buldu.

-İhtiyaç kredileri de 218 milyar liradan yüzde 12.6 artışla 249 milyar liraya çıktı. Buradaki artışta 28 milyar lira. Tüketici kredileri ile bireysel kredi kartları toplamı 559 milyar liralık bir krediye ulaşıyor. Bu rakam geçen yılın ağustos sonundaki 519.8 milyar liranın yüzde 7.5 üzerinde.

 TİCARİ KREDİLER AĞIR, TÜKETİCİ HIZLI GİDİYOR

 -Tüketici dışı ticari krediler ise Ağustos 2018’de 2.138 milyar liradan geçen yılın Kasım 18’de 1.843 milyar liraya kadar indi. Buradan başlayan toparlanma ile 22 Kasım 2019 itibariyle 2 trilyon 15 milyar liraya geldi ama yine de Ağustos 2018’in 123 milyar lira veya yüzde 5.7 aşağısında kaldı.

-Kaldı ki, konut kredi faizlerinin yüzde 13’e indiği 16 Ağustos 2019’dan bu yana tüketici dışı ticari krediler sadece 38.5 milyar lira ve yüzde 1.9 arttı. Aynı dönemde tüketici kredileri ve bireysel kredi kartları 39.2 milyar lira veya yüzde 7.5 büyüdü.

-Şirketler aşırı borçlandı, şimdi borçlanamıyorlar ve net bazda borç geri ödemesi yapıyorlar. Hanehalkı ise düşük borçluluk oranına sahip. Sıra onları borçlandırmaya geldi. Ya da aşırı borçlu olmayan kesim onlar. Bu arada kamu kesimini de unutmamak lazım. Borçluluğu düşük.

Ekonomi iç tüketim üzerinden ve hanehalkının borçlandırılmasına dayalı olarak büyüyecek.

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
1881 -
1938