Piyasa ribaunduna karşı virüs ribaundu ve mayıs korkusu
Koronavirüs dünyada yayılmaya devam ediyor. Vaka sayısı 2 milyonu, ölenlerin sayısı da 200 bini geçti.
Buna karşılık salgında en kötünün geride kaldığı gerekçesiyle ABD ve Almanya ekonomilerinin kademeli şekilde açmaya karar verdi.
-Almanya’nın sosyal güvenlik ve sağlık sistemi iyi çalışıyor. Disiplinli bir toplum olarak virüsle mücadelede başarılı sonuçlar aldılar.
-Virüsün en kötü vurduğu ülke ise ABD oldu. Baştan hafife alındı, sağlık sistemi de toplumsallıktan uzaktı. Bu nedenle en çok vaka ve en çok ölüm ABD’de görüldü, ekonomisi bir ayda 22 milyon kişiyi işsiz bıraktı. Virüsün ABD’de tırmanışı hala sürüyor ve en kötüsünün geride kaldığı tartışmalı bir konu. Sağlık uzmanları pik noktasının görüldüğüne katılmıyor. Ancak karar verici konumunda olan Başkan Trump ekonomiyi açmaya başlayacaklarını açıkladı.
-Çin ise daha önceden virüsü kontrol altına aldı ve ekonomik normalleşmeye başlattı. Böylece dünyanın dört büyük ekonomisinden üçünde normalleşmenin yolu açılıyor.
DOLARIN DEĞER KAYBINA SINIR
-Ekonomilerin kademeli bir şekilde açılmaya başlanması hem küresel piyasaların önünü açtı hem de bazı finansal araçların yönünü değiştirdi.
-ABD ekonomisinde normalleşmeye doğru adım atılmasıyla doların değer kaybı geçen hafta durdu. Çünkü iş yapmak için para, yani dolar lazım. Risk iştahının yükselmesiyle dolar ihtiyacı yeniden artacak. Parayı getirip altına veya başka alanlara istiflemenin gereği giderek azalıyor.
ALTININ YÜKSELİŞİNE FREN
-Altın fiyatları son 8 yılın en yükseğini gördükten ve 1.700 doların üstüne çıktıktan sonra kar realizasyonu ile düşüşe geçti.
-Çünkü korku azalıyor, hayat normalleşecek, ve sığınılacak liman ihtiyacı ortadan kalkıyor. Para ekonomide kullanılacak.
-Açılımda sorun yaşanmaz ve yol kat edilirse, altın yakın vadede tekrar 1.700 doların üstünü görmekte zorlanabilir. Uzun vadeli çıkış trendinde olsa bile güvenli liman hikayesi son bulursa, altının hareketleri yavaşlar. Bu nedenle 1.700 doların üstü kısa vadede görülmeyebilir.
İLAÇ BULUNURSA DOPİNG YAPAR
-Yine geçen hafta virüsü tedavi edecek ilaç konusunda haberler çıktı. Ebola için
üretilen Remdesivir’in klinik test aşamasında koronavirüs tedavisine iyi geldiği açıklandı. Nihai karar 27 Nisan’da açıklanacak.
-İlacın üreticisi biyo teknoloji şirketi Gilead Sciences’ın hisseleri yükselişe geçti. Eğer ilacın korona tedavisinde etkili olduğu ve kullanılması kabul edilirse başta şirket, sonra sağlık sektörü hisseleri olmak üzere domine etkisi yapması bekleniyor.
-Hatta Dow Jones Endeksi’ni bile beşte bir düzeyinde artırabileceği spekülasyonları yapılıyor. Kısaca salgına karşı ilaç geliştirilmesi büyük heyecan yaratıyor ve piyasaları uçurmaya yetiyor.
ÜÇTE İKİLİK RİBAUND
-Salgının pik yaptığı ve en kötüyü gördüğü resmi bir görüş olarak kabul edilirken, tedavi edici ilaçta da gelişmeler yaşanıyor. Bu iki gelişmenin etkisiyle küresel piyasalar geçen haftayı yine primli kapattı. 23-27 Martı dip haftası olarak kabul edersek, sonraki üç haftada piyasalar hep prim yapıyor. Kuvvetli bir geri tepme, basketbol deyimiyle ribaund gerçekleşiyor.
-Hatta denilebilir ki küresel piyasalar ve ABD piyasaları 23 Marta kadar verdiği kayıpların üçte ikilik kısmını geri aldı. Bunun bir tablosu bitişikte yer alıyor. Tüm dünya borsalarının MSCI endeksiyle değer kaybı yüzde 33.7’ye ulaşmışken, son üç haftadır artışı yüzde 25.0’e çıktı. Borsaların 17 Şubat’taki rekor düzeyini yakalamasına yüzde 17.1 kaldı.
RİBAUNDA ABD-AVRUPA FARKI
-SP-500 Endeksi yüzde 35.4 geriledikten sonra üç haftada yüzde 31.1 yükseldi. Endeksin 19 Şubat’taki tepe noktasını yakalamaya yüzde 15.2’lik bir fark kaldı.
-Durum Avrupa borsaları için daha farklı. Bir kere kayıp yüzde 38.1 ile daha yüksek ve geri kazanım da yüzde 18.9 ile daha düşük. 19 Şubat’taki rekor düzeye ise yüzde 23.1’lik fark bulunuyor. Avrupa net bir şekilde dünyanın ve ABD’nin gerisinde kaldı.
-Türkiye borsası için durum ise yüzde 38.2’lik kayba karşılık yüzde 8.7’lik ribaund gerçekleşti. İstanbul Borsası’nın 21 Ocak’taki en noktasını yakalaması için yüzde 32.8’lik yukarı yönlü performans göstermesi gerekecek.
-Piyasaların ribaundunda 5 hafta gibi çok kısa sürede yüzde 34’ü bulan düşüş, sınırsız merkez bankası paraları, hükümetlerin büyük mali teşvikleri ve yardımları önemli rol oynadı.
İŞSİZLİK DAHA ARTACAK
-Ancak virüste en kötüyü geride bıraktığımız kesinleşse bile ortada yaşananlar var. ABD’de son bir ayda işsizlik maaşı için başvuranların sayısı 22 milyonu buldu. Rakam 2008 sonrası dönemde yaratılan istihdamın tamamının kaybolması demek. 10 yılda kazanılan 4 haftada kaybedildi.
-Kaybın daha da süreceği, işsiz sayısının 30 milyon ve üzerine çıkacağı tahminleri yapıyor. İşsizlik önümüzdeki haftalarda da artmaya devam edecek ama artış hızı yavaşlayacak.
RESESYON VE KARLARIN ETKİSİ YOK MU?
-Geçen hafta IMF 2020 yılı için dünya büyüme tahminini yüzde 3.3’ten yüzde daralmaya döndürdü.
-Nitekim şirketler için bilanço açıklama dönemi. SP Endeksine dahil şirketlerin birinci çeyrek karlarında yüzde 12.8 kar düşüşü olacak. 2020 yılı için tahmin edilen kar azalması ise yüzde 13.6. Bunlar IMF’nin verileriyle de uyumlu.
-İyi senaryoda bile resesyon ve kar düşüşü varsa borsalar daha ne kadar yükselebilir? Piyasalar hiç bir şey olmamış gibi yoluna devam edebilir mi?
BU YIL DEĞİL GELECEK YIL MI ÖNEMLİ?
-Burada motive edici gelişmelerden biri tıpkı IMF tahminlerinde olduğu gibi, SP 500 Endeksi’ne dahil şirketlerin karlarında gelecek yıl yüzde 22.8 artış tahmin edilmesi.
-Eğer virüs baz senaryoya uygun seyrederse büyüme gelecek yıl sıçrayacak ve IMF’e göre yüzde 5.8’e çıkacak. Şirket karları da sıçrayacak. Borsalar ise her zaman geleceği satın alır.
-Kaldı ki 2008-2009 krizi daha yeni yaşandı ve hafızalardaki yeri taze. O krizde 1.5-2 yıllık beklemeyle servetlere yeniden kavuşuldu. Şimdiki beklenti de ekonominin 2021’de toparlayacağı ile benzerlik arz ediyor.
TEDARİK ZİNCİRLERİ KOPTU MU?
-Bir de ekonominin açılması ve işe dönüşün başlamasıyla ani duruşun verdiği tahribat ortaya çıkacak. Ekonominin bakılacak en önemli yanı, tedarik zincirlerinin yerinden durup durmadığı olacak.
-Yerlerindeyse sorun yok, değilse işte o zaman ekonominin yapısal olarak da yıkıldığına ve nemli ölçüde tahrip olduğuna karar verilecek. O aşamadaki tutum da, fiyatlama da elbette değişecek.
-Bu çerçevede bu yıl için oluşacak zararlar o kadar da hayati görülmüyor. Hayati olan şey tedarik zincirlerin kopmaması, ekonomik yapının ayakta kalması. Bir yorumcunun belirttiği gibi “Kelimelerin rakamlardan daha önemli olduğu bir dönemi yaşıyoruz.”
İLK ENGEL ‘MAYISTA SAT VE GİT’
-Piyasalar ilaç geliştirme ve ekonominin normalleşmeye başlamasını heyecanla karşılarken tepe noktasına giderek yaklaşıyor. Ribaunt eğilimindeki piyasaların önüne iki önemli test çıkıyor.
-Biri pek çok yılda yaşanan “Mayısta sat ve git” tutumunun bu sene de ortaya çıkıp çıkmayacağıdır. 10 yılın 8’inde böyle bir eğilim ortaya çıkıyorsa, bu yıl çıkma olasılığı da yüksektir.
-Ancak beklentilerin daha güçlü olması halinde mayıs ayında güçlü satışların önüne geçilebilir. Bunun için yaz aylarına yönelik pozitif haber akışlarının, gelişmelerin ön işaretlerinin alınması gerekebilir.
İKİNCİ ENGEL VİRÜSÜN RİBAUNDU
-Ribaund halindeki piyasaların önündeki ikinci test ise virüste ikinci dalganın yaşanıp yaşanmayacağı olacak. Bunun önceden tahmin edilmesi elbette çok zor. Ülke yönetimlerinin becerisini de bağlı.
-Ancak ekonomilerin açılmasıyla birlikte virüsün yayılımı yeniden hızlanabilir. Bu hızlanma karşısında hükümetler hemen yeniden karantina kararını verirse, ekonomilerin açılması uzayacak. Moraller de bozulacak.
-Ya da bazı hükümetler karantina kararı yerine devam diyebilir, hatta rakamları gizleyenler olabilir.
ABD’DE SEÇİMİN ETKİSİ
-Özellikle ABD seçim öncesinde aç-kapa yapmayacağına göre, ekonomisi açılan eyaletlerde virüsün yayılıp yayılmayacağı belirleyici olacak. Virüsün yayılması halinde ortalığın iyi gösterilmesi çabası hakim olursa dalgaya müdahalede yine gecikebilir.
-Virüse müdahalede geç kalınırsa da ikinci dalganın gelme ihtimali o kadar kuvvetlenir. Çünkü yayılım artar. Gerçekleşmenin bu yönde olması veya olacağının mesela temmuz veya ağustos ayı gibi anlaşılması üzerine piyasaların ribaundunu kırabilir.
-Sadece piyasalar olsa iyi, ekonomide de benzer kırılma gündeme gelir. O zaman da V olarak beklenen ekonominin seyri başka bir harfe doğru evrilir.