Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Bu hafta başından itibaren küresel piyasalar risk iştahı birden açıldı. ABD’de açıklanan kısmen kötü veriye, Birleşmiş Milletler’in ve IMF’nin Fed’e parasal sıkılaştırmada yavaşlamasını tavsiye eden açıklamaları eklendi. Yükselen faiz ile dolar seline kapılıp giden ve tutunacak dal arayan finansal piyasalar hemen Fed yavaşlayacak senaryosuna prim verdi.

        ➔ Sonuçta üç günde, son üç çeyreğin tam tersi eğilimler gündeme geldi.

        ➔ Jeopolitik riskler ve diğer gelişmeler yanında finansal piyasalardaki kötüleşmenin temel nedenlerinden biri ABD faizlerinin yükseltilmesiydi.

        ➔ 16 Mart’ta 25 baz puanla yüzde 0.25 düzeyinden başlayan ABD politika faizi son üç toplantıda 75’er baz puanla sürdü ve yüzde 3.25’e çıktı.

        ➔ Fed başkanlarının tahmin ortalaması da yıl sonu için faiz aralığının yüzde 4.4-4.6 aralığına yükseltileceği yönünde oluştu.

        DEPREMİN ARTÇILARI BUNLAR

        ➔ Dünyanın baz aldığı ABD 10 yıllık tahvil faizleri yıla yüzde 1.512 düzeyinden girmişken 16 Mart’ta yüzde 2.192’ye ve 28 Eylül’de yüzde 4.019’a kadar çıktı.

        ➔ Son üç günde ise yüzde 3.562’ye kadar düşen 10 yıllıklar dünü yüzde 3.753’ten kapatarak faiz artırımına başlanan 16 Mart’a göre yüzde 83’e oranında yükseldi. Bu çıkışın ardından yüzde 11 düşen 10 yıllıkların faizi son olarak yüzde 5 toparlandı.

        REKLAM

        Ekim ayıyla artan risk iştahına paralel ABD temel faizi sert gerilerken, benzer bir durum dolarda da görüldü.

        ➔ Doların büyük paralara karşı değerini ölçen Dolar Endeksi 16 Mart’tan 28 Eylül’e yüzde 16.6 prim yapmışken, ardından yüzde 4.3 geriledi. 28 Eylül’de 114.745’e çıkan Dolar Endeksi dün 109.838’e kadar indikten sonra yüzde 1.1 oranıyla hafifçe toparlandı.

        ➔ Çünkü dün açıklanan ekonomik veri iyiydi ve Wall Street son denemdeki eğilimiyle bunu kötü olarak yorumladı ve risk iştahı yeniden kapanmaya başladı.

        ➔ Benzer eğilim altın fiyatlarında yaşandı. ABD faizleriyle ters korelasyona sahip altın fiyatları son dönemde ciddi bir düşüş yaşadı.

        ➔ Faiz artırımın başladığı 16 Mart’ta onsu 1928 dolar olan altın 28 Eylül’de 1614 dolara kadar indi. Yüzde 16’yı bulan bu düşüşün ardından dün itibariyle 1716 dolara yükselen altın yüzde 6 prim yaptı.

        ➔ 28 Eylül sonrası piyasalarda yaşanan yüksek oynaklık aslında daha öce yaşanan faiz ve dolar depreminin bir sonucu ve artçıları. Yeni bir trend değil.

        FED’İ NE DURDURUR?

        ➔ Çünkü jeopolitik gelişmelerde değişme yok.

        Enflasyona müdahalede geç kalan ve itibarını yeni kazanmakta olan Fed’i faiz artırımından ve parasal sıkılaştırmadan alıkoyacak tek gelişme var. O da enflasyonun düşüyor olması.

        ➔ Bu açıdan önümüzdeki hafta eylül ayı ABD enflasyonun belli bir önemi var ama tek aylık bir veri düşük gelse bile trendi yansıtmaz.

        ➔ Üstelik önümüz kış mevsimi ve yüksek enflasyonun ana nedenlerinden biri yüksek enerji fiyatları. Bu fiyatlarla bir kış geçirelim bakalım, enflasyon nereye oturuyor.

        REKLAM

        Eylül enflasyonunun düşük gelmesinin Fed’in nazarında ancak önümüzdeki toplantıda 75 puan mı, 50 baz puan mı faiz artıracağı kadar bir etkisi olabilir.

        ➔ Fed faiz artırımında duracağı düzey için, daha sonraki ayların enflasyon gerçekleşmelerine ve verilerine bakar.

        PETROL FİYATINA MÜDAHALE

        ➔ ABD’de enflasyonun seyrinde petrol fiyatları, petrol fiyatları üzerinde arz-talep dengesi etkili.

        Yükselen enflasyonla birlikte hızlandırılan faiz artırımları ekonomilerin hızını kesti ve resesyon beklentilerini besledi. Bu da petrol fiyatlarında son aylarda kayda değer düşüşlere yol açtı.

        ➔ Brent petrolün fiyatı 126 dolardan 83 dolara kadar indi ve son olarak 94 dolar düzeyine çıktı.

        ➔ Petrol ihracatçısı ülkelerin örgütü OPEC dünkü toplantısında düşmekte olan petrol fiyatlarını yükseltmek amacıyla günlük üretimin 2 milyon varillik azaltılması kararını verdi. Fiili kısıtlamanın ise ancak 800 bin varille sınırlı kalacağı belirtiliyor. Bu da dünya günlük petrol tüketiminin yüzde 1’ine yakın.

        ➔ ABD Başkanı Biden’ın kızgınlık göstermesi boşuna değil. Çünkü petrol ve enerji fiyatları başkanlık seçimlerine etkileyecek nitelikte.

        Nitekim petrol fiyatları arz kısıntısı haberleriyle üç günde yüzde 10 yükseldi ve 94 dolara çıktı. Fiyatları 100 doların civarına yükseltmek isteyen OPEC’in amacı şimdilik kısmen hasıl oldu.

        OPEC VE MERKEZ BANKALARI KARŞI KARŞIYA

        ➔ Küresel enflasyonun hızlandığı bir dönemde petrol ihracatçıları ellerindeki malı ucuza kaptırmak istemiyor ve biraz para kazanmak istiyorlar.

        ➔ Ancak dünya ekonomisi de hızla yavaşlıyor. ABD zaten petrolde kendi kendine yeterli. Avrupa’da ise resesyon bekleniyor. Çin ekonomisi de 40 yılın ardından yüzde 5’in altına inen bir büyümeyle karşılaşacak.

        REKLAM

        Dünya Ticaret Örgütüne göre geçen yıl yüzde 9.7’ye çıkan küresel ticaretin büyümesi bu yıl yüzde 3.5’e inecek. Gelecek yıl yüzde 1 artış düzeyinde kalacak küresel ticarette keskin bir ivme kaybı söz konusu.

        ➔ Bazı ekonomilerin resesyona gireceği ve dünya ortalama büyümesinin düşeceği bir dönemde petrol tüketiminin artması zor, olsa olsa azalabilir.

        ➔ Bu açıdan petrol ihracatçısı ülkelerin üretimi düşürme kararı alarak petrol fiyatlarının düşüşünü yavaşlatmaya çalışıyorlar.

        Aslında petrolde yaşanan bu düşüşte ve OPEC’i karar almaya yönelten fiyat gerilemesinde faiz ve dolar depreminin artçıları etkili.

        ➔ Enflasyonla mücadele en başta enerji fiyatlarının kontrol altına alınmasını gerektirir. Petrol fiyatlarının düşürülmesi başarılırsa enflasyonla mücadelede ilk kazanım elde edilecek.

        ➔ Bu anlamda OPEC’in fiyatları yükseltici yönde kararı enflasyonla mücadeleyi ve merkez bankalarının işini zorlaştırıcı özellik taşıyor.

        Diğer Yazılar