Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        YILLARCA grand slam tenis turnuvalarında Sampras'ları, Federer'leri, Williams kardeşleri hayranlıkla izledik. Niye bir Türk tenisçi de böyle turnuvalarda oynamaz diye durmadan hayıflandık. Bunca yıllık bekleyiş nihayet -2009'da sona erdi. Yılın son grand slam turnuvası ABD Açık'ta Marsel İlhan (22) üç eleme maçını da kazanarak erkeklerde ana tabloya yükselmeyi başardı. Nazmi Bari'den tam 46 yıl aradan sonra bir Türk tenisçi ABD Açık'ta ana tablo maçı oynayadı.

        Marsel, 10 gündür New York'ta. ABD Açık'ın ana tablo maçlarına yükselebilmek için eleme turnuvasına katıldı. Sırasıyla Amerikalı Ryan Harrison, Fransız Sebastien de Chaunac ve Brezilyalı Ricardo Mello'yu yendi. Mello ile oynadığı üçüncü eleme turu maçı, yağmur yüzünden saatlerce ertelendi. Buna karşın, daha önce ABD Açık'ta 3. tura kadar yükselmiş tecrübeli rakibini 6-4 ve 6-2'lik iki sette yenmeyi başardı.

        İSTANBUL'A AŞIK

        Üç yıldır erkekler tenisinde Türkiye'nin hiç tartışmasız en iyi oyuncusu unvanını kimselere kaptırmayan Marsel'in hikayesi de ilginç. Özbekistan doğumlu bu genç yeteneğin yolu ilk kez 2004'te satellite denilen alt düzey profesyonel turnuvalar için Türkiye'ye düşmüştü. Ama hastalandı ve sadece İstanbul'daki turnuvaya katılabildi. İstanbul'la ilgili ilk izlenimlerini bana bir röportaj sırasında "İlk görüşte sevdim bu şehri. Modern ve büyük gözüktü bana. Sokaklarını, havasını, kısacası her şeyini beğendim" sözleriyle anlatacaktı.

        Bunun üzerine doğup büyüdüğü Semerkant'ı terk edip annesiyle beraber İstanbul'da yeni bir yaşam kurmaya karar verdiler. Türkiye'deki ilk iki yılı biraz zor geçti. Dışarıdan gelen bir yabancı olarak kendini kabul ettirmekte zorlandı. Sık sık antrenör değiştirdi. Bir türlü Türk vatandaşlığına geçemedi.

        Tüm bu sorunları geride bırakıp patlama yaptığı yıl ise 2007 oldu. Dünya sıralamasında 1 399'uncu başladığı yılı ilk 800'de kapatmayı hedefliyordu. Halbuki, sonbahar geldiğinde ilk 400'e girmişti bile. O günden sonra yükselişi sürdü, geçen yazın ortasında 177'nciliğe kadar çıkmıştı.

        NEW YORK'A KISMET

        Antrenörü Can Üner'in de dediği gibi bundan sonra en zor süreç başladı Marsel için. Çünkü dünya sıralamasında daha yukarı çıkabilmesi ancak doğrudan Profesyonel Tenisçiler Birliği ATP'nin turnuvalarına katılıp turlar atlamasına bağlıydı. Bir yıl boyunca böyle bir patlama için fırsatı kolladı. İstanbul'da, TED Open'da yarı finale kadar çıktı. Ama kazandığı puanlar onu ancak 215-230 arası bir yerde tuttu.

        Diğer Yazılar