Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Türk sporundaki bir kafa karışıklığı yıllardan bu yana hiç kesilmeden sürüyor. Bu karışıklık spordaki profesyonel-amatör ayrımının belirsizliğinden kaynaklanır. Futbol dışındaki bütün spor dalları istisnasız olarak "amatör spor" başlığı altında değerlendirilir. Basketbol mu? Amatör. Voleybol mu? O da amatör. Atletizm, yüzme, halter? Onlar hepten amatördür zaten. Kulüp başkanları bile kongrelerde önceki yılın sportif ve idari bilançosunu çıkarırken önce futboldan bahseder. Kalan zamanı da amatör sporlara ayırır.

        İşte tam da burada büyük bir sorun var. Türkiye'deki profesyonel spor tanımı hâlâ 1950'li yıllarda kalmış durumda. Futbolun kanunen profesyonel kabul edilip yani bir meslek haline gelip diğer dallardan ayrıldığı bir dönemin zihniyetini taşıyor. O dönemde gerçekten amatör sporcunun kendine ait bir işi veya mesleği olurdu. Haftada birkaç saat antrenman yapar, spordan da hiç para kazanmazdı. 25-26 yaşına gelince de spora veda ederdi.

        Halbuki aradan yarım yüzyıl geçti. Amatör sporun bir numaralı savunucusu Uluslararası Olimpiyat Komitesi bile amatör tanımını 20 yıl önce rafa kaldırdı. Neredeyse tüm spor dallarındaki üst düzey sporcuların hepsi profesyonel hale geldi.

        Türkiye'de ise amatör kelimesi sürekli telaffuz ediliyor ama o amatör sporcular ortada yok. 20 yıldır basketbolda ve voleybolda sporcuların amatörlüğünden söz etmek artık mümkün değil. Bu iki dalda 17-18 yaşından itibaren iyi paralar kazanarak tam zamanlı sporculuk yapıyorlar. Ek bir iş yapmaya ne zamanları ne de niyetleri var. Bireysel spor dallarında da sporcuların amatörlüğü yavaş yavaş ortadan kalkıyor. Artık üst düzey atletler, tenisçiler, halterciler tam zamanlı olarak sporlarıyla uğraşıyor. Bunun karşılığında kulüplerinden, sponsorlarından ücret alıyorlar. Olimpiyat, dünya ve Avrupa şampiyonaları ile Akdeniz Oyunları'nda sporculara verilen ödüller de cabası. Başarıya göre 400-500 bin TL'ye çıkıyor.

        Bütün zamanını spora ayıran, bundan ciddi miktarda para kazanan sporcular için artık amatörlükten söz etmek mümkün mü? Bu yüzden üst düzey sporcuların hem "Biz amatörüz!" diye yakınıp sonra da devletten para dilenmesinin hiçbir anlamı yok. Ya profesyonel gibi yaşayıp davransınlar ya da amatör kalmaya devam edip paraları unutsunlar.

        Diğer Yazılar