Çok sık seyahat edenler, ülke ülke gezenler, terminaller ve uçaklar ikinci mekanı olanlar en fazla nelere dikkat etmeli? Onların tehdit sıralamasında ilk ne olmalı? İster yolcu, isterse uçucu personel olsun durum fark etmiyor. Eğer sık uçuyorsanız bu tehditleri açıksınız ve dikkat etmeniz gerekir.


Mevzuyu havayolunu yoğun kullananlar şeklinde el alayım istedim, ancak bunun daha kestirme yolu pilot ve kabin personeli özelinde bir araştırma yapmak. Zira uçucu personel, tüm riskleriyle, olumlu ve olumsuz yanlarıyla sık uçuşun ne anlama geldiğini en iyi bilen, önlem alan, çözüm üreten meslek grubu. Dolayısıyla her kesimden sık uçanlarda onların denenmiş, test edilmiş tecrübelerinden rahatlıkla istifade edebilirler.     

Pilotlar, hostlar ve hostesler dışarıdan görüldüğü gibi çok renkli bir meslekin erbabı oldukları kadar, içeriden bakıldığında da oldukça zor bir işi icra ediyorlar. Yüksek maaşlar ve sürekli başka ülkeler geçen yaşamlarıyla zaman zaman gündeme geliyorlar. Ancak bu durum cazibeli göründüğü kadar, ciddi riskler de barındırıyor.

Yılın yarısını, binlerce metre yukarıda, kapalı bir tüpün içinde, dünyanın dört bir yanından yola çıkmış insanlarla geçirmek, atmosferi, iklimi, sıcaklıkları farklılıklar arz eden ülkelerde güne uyanmak ne kadar normal, ne kadar güzel veya ne kadar sıkıntılı olabilir? Bir düşünün, yorumunuz sizin olsun.

Dolayısıyla sık uçanlar denince ilk akla gelen uçucu personelin ve havayolu yolcusunun, normal insanlardan daha fazla sağlıklarına, yaşamlarına özen göstermesi gerekiyor. Hem uçucu personel, hem de çeşitli meslek gurubundan sık uçanlar, mürettebat için meslek hastalığı, havayolu yolcusu için seyahat rahatsızlıkları sınıfında ele alabileceğimiz riskli hastalıklara çok daha sık muhatap olmaları söz konusu. Bu gibi rahatsızlıklarda, havayoluyla seyahat konusunda uzman doktorlara, seyahat öncesinde veya sonrasında hissedilen rahatsızlıklarda zaman kaybedilmeden mutlaka baş vurulması gerekiyor. Türk Hava Yolları (THY) gibi havayolları zaten bu amaçla konusunun uzmanı doktorlarla uçucu personele destek oluyor. Sık uçan yolcuların da uzman doktor bulması, teşhis ve tedavi de zaman kaybetmemek için önemlidir. 


Şimdi özellikle uçucu personelin ve sık seyahat edenlerin, yakalanırım, diye en fazla endişe ettiği hastalıklara, risklere bir göz atalım. Öğrenin, not edin. Seyahatlerinizin keyifli, sağlık geçmesi için de mutlaka dikkat edin. 
KULAK ÇINLAMASI: TİNNİTUS

Kulak çınlaması olarak bilinen Tinnitus, pilot ve kabin personelinin korkulu rüyasıdır. İş ve özel hayatı zorlar, çekilmez hale de getirir. Özellikle uykudan uyandıran kulak çınlaması tümör veya başka hastalıkların göstergesi olabilir. Tinnitus, dışarıdan gelen sesli bir uyarı olmaksızın hastanın ses algılaması olarak adlandırılır. Tinnitus hastalığına yakalanan uçak mürettebatının tedaviyle iyileşme durumu oldukça azdır. Hastalar bu sesle yaşamaya alışır ve devam ederler. Ekipler bu hastalığa yakalandığında sağlıklı bir şekilde uçuş yapmaları imkansızdır. Erken emekli olmak durumunda kalabilirler. Ayrıca Tinnitus bir çok yan etkiye de sahiptir. Baş ağrısı, bulantı, kusma, baş dönmesi, işitme azlığı, denge bozukluğu bunlardan en önemlileridir. Bu durumda sağlıklı bir uçuş yapılması öngörülemez bir hal alır. 

BAŞ DÖNMESİ: VERTİGO

Halk arasında baş dönmesi olarak bilinir. Vertigo bir rotasyon hareketidir. Bu durum, eşyaların hastanın etrafında dönüyor hissi olarak da tarif edilebilir. Bir hareket halüsinasyonudur ve olmayan bir hareketin algılanmasıdır. Vertigo başlı başına bir hastalık değildir, fakat bazı hastalıkların habercisi konumundadır. Uçak mürettebatı vertigo hastalığından ciddi anlamda endişe eder. Bir pilot arkadaşım uzun süre tedavi için uğraşmasına rağmen, pilotluk mesleğini bırakmak durumunda kaldı. Bu rahatsızlık da, Tinnitus gibi kulaktan kaynaklanan bir hastalıktır. Tinnitus gibi yan etkileri vardır ve neredeyse aynıdır. Yoğun uçuş temposu, düzensiz beslenme, sağlıksız yaşama ve doktor kontrollerini aksatma gibi durumlarda ekiplerin ve sık uçanların karşısına çıkabiliyor.

BEL-BOYUN FITIĞI RAHATSIZLIKLARI

Havayollarında pilotların uzun süre oturması, kabin ekiplerinin ise uzun süre ayakta kalması ve bazen kabin içinde ağır eşya kaldırması, baş üstü dolapların kontrolü gibi durumlarda yaşanan bir meslek hastalığıdır. Bel- boyun fıtığı hastalıkları için zaman ayrılması gereken tedavi yöntemi söz konusu. Bu rahatsızlık ancak operasyon yapılarak giderilebildiği için uçak mürettebatı, bu hastalığın tedavisi için ayrılan zamanı kayıp olarak görebiliyor. Pilotlara nazaran host ve hosteslerde daha sık rastlanır. Sık uçan yolcularda ise uzun süre oturmadan kaynaklı olarak fıtık sorunu ortaya çıkabiliyor.

KALICI YORGUNLUK, TÜKENMİŞLİK

Özellikle en yoğun sezonlarda limitleri aşan ve dinlenme periyodu olmayan uçucu personelde kronik yorgunluk veya tükenmişlik hastalığı belirebilir. Bu şekilde uçuşa devam eden ekipler kanlarında alkol varmış gibi bir vücut yorgunluğu yaşarlar. Buna uykusuzluk da eklenirse, hastalık daha da ciddileşir ve uzun süre dinlenmeden geçmez. Kabin ekiplerinde dikkatsizlik, unutkanlık ve tahammülsüzlük, pilotlarda ise yanlış karar alma, riske girme ve öncelikleri yanlış belirleme gibi uçuşu sıkıntıya sokacak durumlarla karşılaşılabilir. 

KOZMİK RADYASYONA MARUZ KALMA

Kozmik radyasyon daha çok pilotlar için söz konusu oluyor. Kıtalararası ve yüksek irtifa uçuşlarında, güneşteki patlamalar sırasında daha yoğunlaşan kozmik radyasyona maruz kalma beyin, testis, mesane, meme, kolon gibi kanserlere neden olabilir. Uçuş aletlerinden yayılan elektromanyetik dalgalar, jet yakıtı buharı, UV (Ultraviyole) ışınları ve ozon kanserojendir. Kabin personeli ise bu duruma fazla maruz kalmazlar. Zira görevleri esnasında pilotlar kadar risklere muhatap değillerdir. Ayrıca kabin personeli UV ışınlarını da cam kenarında oturan bir yolcudan daha az alırlar.

 VÜCUTTAKİ OKSİJENİN AZALMASI: HİPOKSİ

Vücut dokularında veya tüm vücuttaki oksijen oranının azalması durumudur. Bu durum diğer hastalıklara göre korkulan en ciddi durumdur ve ölümle sonuçlanabilir. 10 bin feet (3.048 km) irtifanın üzerine çıkan her uçağın kabini hem yapısal deformeye uğramaması hem de uçaktaki yolcuların zarar görmemesi için basınçlandırılır. Klima sistemiyle kabin içine basınçlı, yolcu konforunu sağlayacak değerlerde oksijenli hava sağlanır. Bu işlem her irtifa sistemine göre değişkenlik gösterir. Solunan havadaki oksijenin azlığı ise ölümle sonuçlanabilecek tehlikeli bir durumdur. Kabin basınç sistemi arızası veya başka bir sorun sebebiyle basıncın birden düşmesinin neden olabileceği ciddi riskler söz konusudur. Yolcu veya kabin personelinin uçaktan dışarı fırlaması en kötü senaryodur. Ve yaşanmıştır.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!