Sizce Türk Hava Yolları (THY) kaç yıldızlı bir şirket? 1-2-3-4-5. Fazla yorulmayın, 4 yıldızlı olarak biliyorduk, 5 yıldızlı olmasını bekliyorduk, artık 3 yıldızlı.

Peki ama neden ve hatta kime göre?

Zaman zaman benim de belli açılardan eleştirdiğim İngiltere merkezli bir derecelendirme kuruluşu olan Skytrax’a göre THY artık 3 yıldızlı.

Skytrax’ı derecelendirmeleri sebebiyle bir çok uzman eleştiriyordu. ‘Adamlar adil değiller, parayla ödül dağıtıyorlar’ ifadeleri kadar ağır olmasa da ben de bildiğim somut bilgiler ışığında eleştiriyordum. Diğer taraftan bu tarz şirketlerin her şeye rağmen hedef belirlemede etkisi ve sektörde rekabete katkısı iyi bir durum olarak görüyor, eleştirilerle, tartışmalarla yanlışlarını düzelteceklerini düşünüyordum ama bu defa durum biraz farklı.

Bir dönem THY, Avrupa’nın en iyisi konumuna ulaşıp, 5 yıldızlı havayolu olmak istiyordu. İşte o hedefe yürüyüş zedelendi. Köprüler atıldı. Skytrax’ın THY için yaptığı son işgüzarlığın telafisi de pek mümkün görünmüyor. Bilinçli ve kasıtlı bir tutum var. Beş yıldız için yola çıkan bir şirketin, yolcu anketi marifetiyle değil de, Skytrax’ın kendi uzmanlarının değerlendirmesiyle 3 yıldıza indirilmesi tuhaf. Bariz şekilde dikkat çeken bu vukuatın arka planında görülen hesabın izleri var.

Bu film şöyle başlayıp, buraya geldi.

Skytrax, 2017’de Paris Airshow’daki ödül töreninde, Avrupa’nın ilk 5 yıldızlı havayolu olarak Lufthansa’yı açıkladı, tartışmanın fitili çekilmiş oldu. Çünkü bu ödülü diğer dallarda topladığı ödüller sebebiyle THY’nin alması bekleniyordu. Tersi oldu.  

İki yıl önceki Skytrax ödül töreninde THY-Lufthansa rekabeti gözlerimin önünde yaşanmıştı. THY, “Güney Avrupa’nın En İyi Havayolu Şirketi” ödülünü üst üste 9’uncu defa kazanmış ve business sınıfındaki ikramlarıyla da her kategoride ödül almıştı. Üstelik THY öncekilerine ilave olarak da “Dünya’nın En İyi Business Sınıfı Havayolu Lounge” ödülü kazanmıştı. Ama bunlara rağmen “Avrupa’nın En İyi Havayolu” ödülü, THY’den daha az ödül toplayan Lufthansa’ya verilmişti.

Araştırdığımda, iki havayolunun bu ödül kategorisinde yolcu anketlerinde başa baş kaldıklarının öğrenmiştim. Bu sebeple de değerlendirme süresinin bir ay uzatıldığı söylenmişti. (Tercümesi şöyle; Aslında anketten THY çıktı, fakat Lufthansa baskısı etkin oldu.)

Avrupa’nın ilk 5 yıldızlı havayolu sertifikasını üst üste elde edilen ödüllerle THY’nin kazanacağı beklenirken Lufthansa’nın alması birçok kesimde hayal kırıklığına sebep oldu. Skytrax’ın neyi, nasıl değerlendirdiği tartışılır hale geldi. THY de bu gelişme üzerine 2018’de Skytrax’dan çekildi.

Öte yandan aynı yıl Atlasglobal de 4 yıldızlı havayolu olarak tescil edilerek, THY’ye üstü kapalı, Türkiye’den aynı kategoride iki şirket var mesajı verilmişti.

Bu gelişmeler üzerine THY’nin kendini geri çekip, derecelendirmeye girmemesi de Skytrax’da itibar tartışmasına sebep oldu. Ve bir atak daha geldi. Skytrax uzmanlarının marifetiyle THY 3 yıldızlı havayolu ilan edildi. Tüm kategorilerde ödüller yolcu anketiyle belirlenirken, yıldızlar şirket uzmanlarının derecelendirilmesiyle dağıtılıyor.

 Evet, adet olduğu üzere Haziran’da yapılacak Paris Airshow’da havayollarının ödül töreni olacak, fakat THY olmayacak.

 

***

'TURKCELL OLMASAYDI, ULAK DA OLMAZDI'

Türkiye’nin yerli ve milli teknoloji geliştirmede neden geride kaldığına çok iyi örnek olduğu için telekomünikasyon sektöründeki somut gelişmelere dikkat çekmeye devam ediyorum.

3 GSM operatörünün (Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom) katılımıyla gerçekleşen 4,5G ihalesinin 3’ncü yılındayız ve ihale şartnamesinin gereği olan yerlilik kriterleri halen daha denetlenmiş değil. Böyle olunca yabancı markalara, temsilcilerine ve uzantılarına gün doğuyor. Kendi şirketlerimiz ve geliştirdikleri ürünler de doğmandan ölüyor. Çünkü bu durumda devlet yaşamaları için bir şey yapmıyor demektir. Ankara’dan önemli bir kaynaktan yazıma gelen aşağıdaki açıklama her şeyi anlatıyor. Okuyun, ister övünün, ister dövünün. 

“Güntay Bey, ülkemizin yerli ve milli teknoloji kazanmasında gösterdiğiniz hassasiyete teşekkür ederim. Medyada bu yaklaşım ve Turkcell gibi de operatör olmasaydı, bugün ULAK diye bir projeden de bahsediyor olmayacaktık. Turkcell, ULAK’a hem can suyu, hem de moral kaynağı oldu.
Turkcell olmasaydı, Evrensel -1 projesinde ULAK kullanılması son derece zora girerdi. Belki de bebek doğmadan öleceği için şu anda ULAK'tan konuşmuyor olurduk. Herkes de gayet mutlu, mesut hayallerle 5G için hazırlık yapıyor olurdu. Avunurdu. Diğer operatörler de ULAK için sipariş vermiş olsalardı yerli baz istasyonu için daha büyük bir taban oluşur, hızla gelişim sürecine girerdi. Şu an bir çok özelliği Turkcell ile birlikte test ediliyor. Geliştiriliyor.

ULAK artık Turkcell sayesinde alanda kabul edilebilir bir ürün haline geldi. Fakat benzer desteği Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı bir şirket konumunda olan Türk Telekom neden göstermiyor? ULAK artık sahada. Kimse sistem çalışmıyor demiyor.
Özelliklerinden, eksikliklerinden bahsediliyor. Bu ürünlerde ancak bu şekilde geliştirilir. Biraz destek olunması halinde bu işi başka bir aşamaya geçecektir. Aslında Ulaştırma Bakanlığı 4,5G ihale kriterleri için hassas olsa, uymayanlara müeyyide için harekete geçse kimsenin desteğine de ihtiyaç olmayabilir.”

 

Açıklama böyle. Umarım Ulaştırma Bakanlığı biran önce 4,5G’de yerlilik kriterleri için harekete geçer. Zira geçen her gün Türkiye’nin aleyhine, yabancı şirketlerin, markaların lehine olmaktadır. Yerli, milli ULAK yerine başka ürünlerin ülkeye, sisteme sokulmaktadır.

 

***

KARGO SEKTÖRÜNÜN DÜZENLEYENİ, DENETLEYENİ YOK MU?

Türkiye’de en kötü yönetilen, denetimi doğru düzgün olmayan, regülasyon kurumu bulunmayan sektörlerden birisi de kargocu, kuryeci ve lojistikçiler. Dernekleri var, ama o dernekler de elden geçirilmeye ihtiyaç duyuyor.

Birini ele alalım.

Türkiye Kargo, Kurye  ve Lojistik İşletmecileri Derneği (KARİD) Başkanı da MNG Kargo Genel Müdürü Aslan Kut. Yıllardır sektörde olan bir isim. Ama işin tuhaf yanı şu ki, sektörde en fazla şikayet edilen kargo şirketlerinin başında MNG Kargo geliyor. Kargoları zamanında, sağlam ve doğru adrese teslim sorunundan tutun, sosyal medyada ürün teslimi ifşasına varıncaya kadar meseleleri var. Sektör çalışanlarının dertleri ise ayrı bir mesele.

Yaşadığımız dönem ise kargo sektörlerinin en iyi, en parlak olmaları gereken bir dönem. Artık evden siparişler veriliyor. Bir apartmana haftada bir kez bile uğramayan kargo şirketleri, artık günün her saati bir yerlere ürün, mal taşıyorlar. Havadan drone’larla kargo taşımaya bile başlandı.

Ulaştırma Bakanlığı ise yıllarca ‘PTT’yi geliştireceğim, tekele devam edeceğim’ bakış açısıyla özel sektörün önünü kesti, ama PTT de gelişmedi. Neticede sanal marketlerle, dijital gelişmelerle kargo, kurye ve lojistik sektörlerine olan talep tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de artıyor. Fakat ülkemizdeki zorunlu bu gelişme sorunlu, problemli, vatandaşı geren, üzen bir şekilde gerçekleşiyor.

Kargo şirketleri, bir yandan sektörü düzenlemediği için devletten şikayetçi olurken, diğer taraftan da denetim olmadığı için kargaşadan yararlanıp, düzensiz ortamı haksız ticari fırsata çeviriyor. KARİD diye dernekleri var ama kendi içlerinde düzenleri yok. Devlette böyle sektöre galiba biraz ilgisiz kalıyor.

Basit bir örnek; Mesela MNG Kargo ile çalışan bir sanal mağazaya internetten adrese teslim sipariş verdiniz. Ürün 2 gün içinde gelecek dendi, 5 günde geldi ama evinize değil. Size en yakın MNG Kargo şubesine. Ne yaparsınız?

Evet Sayın Aslan Kut siz bu durumdaki vatandaşa ne öneriyorsunuz? Kimi, kime, nasıl şikayet edecek? MNG Kargo telefonlarına bakan olmadığına göre ne yapacak? Ne sonuç alacak?

 

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!