Uçak biletlerinin iç hatlar tarafında yine hareketlilik var. Ulaştırma Bakanlığı sektörden gelen talepleri dikkate alarak tavan fiyatı 352’den 450 TL’ye çıkarmış. İyi mi etmiş, kötü mü etmiş bilemiyorum. Ben en başından beri bu işe karşıyım. Çünkü savunulacak hiçbir yanı yok!

Ulaştırma eski Bakanı Binali Yıldırım döneminde devreye sokulduğundan bu yana ‘Tavan Fiyat’ uygulamasının yanlış olduğunu söylüyorum. Üstelik ne yasalara, ne mevzuatlara, ne liberal ekonomi mantığına ve ne de ülkemizdeki havacılık sektörünü ruhuna uygun olan bu kararın kaldırılması gerektiği düşüncesindeyim. Çünkü bu uygulamanın astarı yüzünden pahalıya geliyor. Vatandaşa ucuz bilet satışına destek olduklarını veya olacaklarını sananlar da yanılıyor. Havayolları bu uygulama yüzünden bir çok şehirden ya iç hat seferlerini tamamen kaldırdılar, ya da sefer sayılarını azaltıp tüm fiyatları yıl boyunca zarar etmemek için ‘tavan’a yaklaştırdılar.

Hatırlarsanız yaz sezonuyla birlikte iç hatlarda hem uçak bilet fiyatlarının yüksek olmasını, hem de bir çok şehirden seferlerin eksilmesini konuştuk. TÜRSAB yetkilileri çeşitli illerin Ticaret Odası başkanları, turizmciler şikayet edip durdu. Ama tablo değişmedi. Türk Hava Yolları, Anadolu Jet, SunExpress, Pegasus, Onur Air ve Atlas da dahil hiçbir şirket bu tartışmalara kulak asmadı.

Çünkü bir yandan döviz hareketleniyor, havacılığın maliyet rakamları yükselirken, diğer taraftan iç hatlardaki biletlerin karşılığı olan TL değer kaybediyor ve ‘Tavan Fiyat’ sebebiyle bilet fiyatları yukarı çekilemiyordu. Bu durumda yerli havayolu şirketleri mecburen bilet ücretleri döviz ile satılan yurtdışı pazarına yöneldi. İç hatları ikinci plana bıraktılar.

Bilmiyorum Ulaştırma Bakanlığı ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) bu yazdıklarımdan ne anlayacak ama maalesef gerçekler böyle ve acıtıcı. Ulaştırma Bakanlığı’nın 352 TL olan ‘Tavan Fiyat’ uygulamasını 450 TL’ye çıkarması sebebiyle bir süre sektörden ses çıkmayacaktır. Hatta hiç ses de çıkarmayabilirler. Çünkü bazıları iç hat pazarından zaten ümidini kesmiş durumunda. Bazıları ise sefer sayısını azaltmış ve alım gücü yüksek şehirlere zarar etmeyecek fiyatlardan ve dengeli bir uçuş tarifesiyle yoluna devam etmeyi tercih etmiş durumda. Eskisi gibi ucuz fiyatlardan uçak bileti satma dönemi de böylece bu şartlarda biraz gerilerde kalmış oluyor.  

Çünkü ‘Tavan Fiyat’ yüzünden bazı havayollarının piyasadan çekilmesiyle arz-talep dengesi bozuldu. Mesela İstanbul’dan yurtiçindeki bir çok noktaya uçuşun maliyeti yaklaşık 350 TL civarındaydı. Bilet maliyetleri ‘Tavan Fiyat’ neredeyse aynı olunca sektörde dengeler bozuldu. Bir çok şirkette yüksek rakamlardan bilet satabilecekleri business class da olmadığını da düşünün. Böyle bir tablo karşısında şu oldu; Düşük sezonda ucuz bilet satıp, yüksek sezonda tavan fiyata takılan şirketler ya tamamen iç piyasadan çekildi, ya da seferlerini çok azalttılar.

Defalarca bu köşeden yazdım. Yetmedi her ‘Tavan Fiyat’ konusu açıldığında, fiyat ayarlaması yapıldığında da hatırlattım. Bir daha vurgulayayım! Havacılığın maliyet kalemleri ağırlıkla dolar. Uçak kirası, yedek parçası, personelin bir kısmının ücretleri, alan vergileri, ofis giderleri, iniş-kalkış ücretleri ve yakıt dolar. İç hatlarda ise gelirler TL. Döviz dalgalanır, yakıt fiyatları yukarı çıkar. Giderler dolar, gelirler TL ve yukarıda Demokles’in Kılıcı gibi ‘Tavan Fiyat’ olunca makas açılıyor ve kapanamıyor.

Eğer bu tavan mevzuu devam eder, iç hat uçak biletlerinde bayram ve özel gün ayrımı yapılmadan tek yönde 450 lira baskısı sürerse, iç hatlarda seferleri olan havayolları yılın genelinde mecburen yüksek fiyattan bilet satacaktır. Eğer yüksek rakamlarla havayolları yıl genelinde otobüs ve demiryoluyla rekabet edemezse iç hat uçuşlarını iptale ederler. Dolayısıyla yoğun talep olacağı düşünülen bayram ve özel günlerde uçuşu bulunan havayolu sayısı azalacaktır.

Uçak biletlerinin bayram, özel gün ve tatil dönemlerinde astronomik ücretlerle satışını engellemek için ‘Tavan Fiyat’ belirleme mantığının yanlış olduğunu söylüyordum. Şimdi bu yanlışlığı yaşıyoruz. Özel günlerde veya bayramlarda uçakların dolu gidip boy döndüğünü, dönüşlerde de tersinin olduğunu kimse dikkate almıyor. Yüksek rakamların kısıtlı zamanlarda arz-talep dengesizliğinden ortaya çıktığını ve iyi yönetilmediği taktirde sektörü bozduğunu, yıl boyunca piyasayı etkilediği de dikkatlerden kaçıyor.

 ‘Tavan Fiyat’ Nasıl Aşılır?

Madem Ulaştırma Bakanlığı havayollarının önünü kaidesi, kuralı olmayan, üstelik uymadıkları takdirde bir müeyyidesi de bulunmayan bir uygulamayla kesiyorsa benim de onlara bir tavsiyem var. Hem ‘Tavan Fiyat’a uyacakları, hem bakanlık bürokratlarına saygıda kusur etmeyecekleri hem de istedikleri rakamdan bilet satabilecekleri önerim şu:

Uçağın yarısını ‘Business Class’ yapın. Ekonomiyle araya perde koyun olsun bitsin bu iş. Business Class için bakanlığın bir ölçüsü de yok, ‘Tavan Fiyat’ uygulaması da. Ekonomi sınıfına göre bir iki farklılık uygulayın ve bilet fiyatlarını ‘Tavan’a takılmadan kendiniz belirleyin.

Malum olduğu üzere yurt içi uçuşlarında “Business Class” bilet fiyatlarına bir sınırlama yok. Yurt dışı bilet ücretlerine ise bakanlık zaten tahdit getirme konumunda ve durumunda değil. Yani Ulaştırma Bakanlığı gücünü yerli şirketlere göstererek rekabeti, kaliteli hizmet ve evet ucuz taşımacılığı engelliyor. Yurtdışı seferleri ve yabancı havayolları için zaten böyle bir durum söz konusu değil, orda olabildiğince yoğun rekabet var... 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!